"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yağmurun rahmete dönüşümü

Hüseyin Şahinoğlu
25 Mayıs 2019, Cumartesi 00:25
İMANIN MAHİYETİ

Birkaç saat öncesine kadar berrak olan gökyüzü yavaş yavaş bulutlarla kaplanıyor, gittikçe şiddetini arttıran rüzgâr vasıtasıyla yağmur yüklü bulutlar belli bölgelerde yoğunlaşıyor, ardından tatlı, minik tanecikler olarak yeryüzüne düşmeye başlıyor. Bazen sakin ve küçük damlalar halinde, bazen seri ve bardak boşanırcasına yağan yağmur toprağa can oluyor, bitkilere nefes veriyor, etrafı temizleyip yıkıyor, su kaynaklarını besliyor, barajları dolduruyor. 

Bu süreçte işittiğimiz gök gürültüsü kimi defa yağmur miktarının artacağının habercisi olup sevindiriyor, kimi zaman dikkat çekici bir ses olarak ürkütüyor. 

Bazen de gök gürültüsüne eşlik eden şimşek bir adım ötemizde ışıldayıp sönüyor, yüreğimizi ağzımıza getiriyor. 

Yağmurun oluşumuyla ilgili okullarda verilen en basit düzeydeki bilgiyi hepimiz biliyoruz: “Yeryüzündeki sular, güneşin etkisiyle buharlaşır ve yükselir. Yükseklerde bulunan soğuk hava su buharını çok küçük su damlacıklarına ya da buz kristallerine dönüştürerek bulutlar oluşur. Küçük ve yere düşmeyecek kadar hafif olan su damlacıları havanın etkisiyle gökyüzünde dolaşır. 

Su damlacıkları birleşerek büyüyüp ağırlaştığında yağmur olarak yere iner”. Biraz daha ileri düzeylerde bunlara bulutlardaki negatif ve pozitif yüklü elektriklenmeler, yukarıdaki su damlacıklarının nasıl çarpışarak ya da kristalleşerek yere indiği, bulutlardaki elektrik alış verişi ve şimşek olayı, elektrik boşalması ve yıldırım konusu vs. gibi detaylar hakkında açıklamalar yapılıyor.

Yağmurun oluşumuyla ilgili hangi düzeyde bilgiye sahip olursak olalım; düşünen, sorgulayan ve muhakeme eden “insan” olarak bu açıklamalara baktığımız zaman, bu muhteşem fizikî olayın arkasında İlâhî el, İlâhî irade ve İlâhî rahmetin varlığını açıkça müşahede ediyoruz. Çünkü yağmurun yağışı ile ilgili bütün süreçler sağlıklı bir planlamanın, iyi bir tasarımın ve ince bir ilmin varlığını zarurî kılıyor. 

İncelediğimizde bu sürecin aktörlerinde yani rüzgârda, bulutta; bunların en küçük parçacıklarında böyle bir özellik görmüyoruz. Dolayısıyla yağmur söz konusu süreçler çerçevesinde “yağmıyor”, “yağdırılıyor” diyoruz.

İşte insan olarak böyle düşündüğümüzde bize ihsan edilen iman nuru, yağmuru “rahmete” çeviriyor, yağmurdaki İlâhî şefkati fark etmeye vesile oluyor. Bu tefekkür çerçevesinde, yağmur yağmazsa, ne yaparız, diyoruz, yağmur kontrolsüz şekilde yağarsa ne yaparız, diyoruz, yağmur güzel damlalar halinde değil de kütleler halinde inse ne yaparız, diyoruz… İlâhî imtihan ve hikmet gereği istisnaî durumlar bir tarafa, böyle olmadığı için Rahim ve Kerim olan Rabbimize şükrediyoruz!

O Rahim ve Gafur olan Rabbimiz de bizim dikkat kesilmemiz ve Kendisine inanıp yönelmemiz için Kur’ân’da diğer birçok fiil ve tasarruflarına işaret ettiği gibi bu rahmet ve bu tasarrufuna da birçok âyette gönderme yapıyor. 

Meselâ Hicr Sûresi'nin 22. âyetinde şöyle buyuruyor: “Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz”.

Vakıa Sûresi'nin 68-70. âyetlerinde ise aynı ilahî fiile değinip bizi şükretmeye dâvet ediyor: “İçtiğiniz suyu düşündünüz mü, ne dersiniz? Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? Dileseydik onu acı su yapardık. O halde niye şükret miyorsunuz?

Okunma Sayısı: 843
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı