"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

23 Haziran’a doğru AKP

Kâzım GÜLEÇYÜZ
17 Mayıs 2019, Cuma
31 Mart seçiminde çıkan sonucun İstanbul büyükşehir faslının çok tartışmalı bir YSK kararıyla iptal edilip seçimin 23 Haziran’da yenilenecek olması gündemin ilk sırasındaki yerini korurken, dikkat çeken hususlardan bazıları:

Cumhur İttifakındaki ortağı ile beraber bu iptal kararının alınmasında etkin rol oynayan AKP Genel Başkanı, seçim yenilemesi üzerinden yeni polemikler açmaya çalışıyor.

Tekrar millete gidileceğinden ve kararı yine milletin vereceğinden dem vuruyor. “Milletin hakemliğinden kaçılmaz” diyor. 

Ne var ki, yeniden millete gitmekten kimsenin kaçmadığı  ve rakiplerinin de harıl harıl 23 Haziran‘a hazırlandığı bir süreçte bu söylemler haliyle karşılığını bulamıyor.

Erdoğan “Seçim, gerektiğinde yenileniyorsa demokrasi işliyor demektir” de diyor.

Prensip olarak elbette ki öyle. 

Ama merhum Demirel’in “hür seçim” olarak özetlediği çerçevede gerçekleşiyorsa...

Ve yenileme kararı siyasî tartışma ve müdahalelerin gölgesinde değil de, seçimi yöneten bağımsız ve tarafsız kurum tarafından hiç kimsenin itiraz edemeyeceği somut ve inandırıcı gerekçelerle alınıyor; seçim evrensel demokratik standartlara uygun, haksız rekabetin olmadığı, yarışın eşit ve âdil şartlarda cereyan ettiği bir sistemle yapılıyor ve gerektiğinde muhalefet kaybettiği zaman da yenileniyorsa...

“Birkaç gündür rüzgâr döndü” diyen Erdoğan’ın, “Muhalefetin gerisinde kalmayalım, biz de gündem oluşturalım” sözü de, İstanbul’daki 31 Mart şoku sonrasında inisiyatifi ve gündem hâkimiyetini kaybetmiş olduklarının bizzat kendi ağzından kabul ve ikrarı.

Ama aynı haberdeki şu ilginç anekdot, durumu yeniden toparlamakta bir hayli zorlanacaklarının kayda değer ipuçlarını veriyor:

“Seçimde herkesi kucaklayan bir üslûp kullanılsın, sert üslûptan kaçınılsın, beka söyleminden vazgeçilsin, Kürt seçmenleri incitmeyecek bir dile ihtiyaç var” diyen bazı AKP’li vekillere Başkanın cevabı şu olmuş: 

“İtiraz edilen nedir? Neyi söyleyip neyi söylemeyecekmişiz? Gidin, vatandaşa yaptıklarımızı anlatın. Siz bunları yeterince anlatmıyorsunuz.” (Milliyet, 15.5.19)

Haberde, itirazcı vekillerin bu cevaba karşılık verip vermediklerine dair bir bilgi yok. Muhtemelen yutkunup susmuş olmalılar.

23 Haziran’a AKP böyle hazırlanıyor... 

Okunma Sayısı: 4139
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    17.5.2019 16:06:20

    Demokrasiyi (neyse o durak) bir sonraki durakta inilecek bir tramvaya benzeten siyasal düşünce ve yönetim anlayışının, 23 Haziran için yeniden "demokrasi" argümanını kullanması manidar. Halk inanmış mıdır? Yine adil ve eşit olmayacak şartlarda yapılacak 23 Haziran'da hep birlikte göreceğiz. Bir yanda devletin bütün imkanlarını kullanan bir iktidar ve ortağı, diğer yanda bir şahıs. Yani üç kişiye karşı bir kişi yarışacak. Bu sebeple İstanbul seçmeni aynı zamanda demokrasi ve hukuk adına tarihi bir görevi de yerine getirecektir. Yalnızca Büyükşehir Belediye Başkanı için değil tüm Türkiye'yi ve geleceğini yakından ilgilendiren demokrasi ve hukuk için de sandığa gitmiş olacaktır. Bu kez ortaya koyacağı iradeyi hiç bir şekilde gasp ettirmeyecek bir niyet, kararlılık ve netlikle oyunu kullanmalıdır. 31 Mart'ta da öyleydi ama maalesef bir kurum bu iradeyi yok saydı. Hem de içte ve dışta yıllarca konuşulacak tuhaf, çelişkili, hukuksuz bir kararla.

  • Gündüz Alp-2

    17.5.2019 15:47:02

    31 Mart yerel seçim kampanyasında iktidar ve ortağının öne sürdüğü argümanların hemen hemen hiç birisi alıcı bulmadı. İşte ondandır ki, argümanları destekleyecek eylem ve söylemler yerine yalan, hakaret, tehdit, iftira... silahları istimal edildi. Fakat bu silahlar da ters tepince hiç de beklemedikleri ve alışkın olmadıkları bir sonuç ortaya çıktı:Yenilgi. 16 Nisan referandumunu şaibeli hale getiren aynı kurum (ysk) bu kez, 31 Mart yerel seçimini de kendi itibar ve güvenini sıfırlama pahasına "murdar" etmiştir. Fakat şu karar, demokrasi ve hukuka olan ihtiyacı daha da arttırmış, demokrasi ve hukuka dönüş sürecine ivme kazandırmıştır, diye düşünüyorum. 23 Haziran bu noktalardan çok daha önemlidir. İktidarın ülkeye sunacağı yeni ve orijinal bir söylemi de eylemi de adeta kalmamış gibi. Hani derler ya "yalancının evi yanmış kimse inanmamış." İktidar ve ortağının önceki argümanları boş çıkınca şimdikilerin ne inanırlığı ne güvenirliği kaldı.

  • Gündüz Alp

    17.5.2019 15:35:27

    Sayın Güleçyüz, bir yerel seçimden ibaret olan 31 Mart sonuçları itibariyle genel seçimden daha fazla etkili oldu kanaatindeyim. İktidar cephesinde, "kol kırılır yen içinde" anlayışıyla üstü örtülen, dillendirilmeyen pek çok gerçeklerin gün yüzüne çıkmasına vesile olmuştur. Ve öyle ümit ediyorum ki, bu başlangıç, demokrasi ve hukukun ülkeye yeniden avdet etmesine ve hâkimiyet kurmasına hizmet edecektir. Zira fıtratla ve yaşanan çağla uyuşmayan ve örtüşmeyen şu tekçi sistemin uzun ömürlü olması katiyen mümkün olmadığı gibi sorunları çözme kabiliyetinin bulunmadığı da anlaşılmış oldu. Herhalde iktidar ve ortağının sıkıntısı da buradan kaynaklanmaktadır. Kendi iktidarlarını ibka etme noktasında kendileri için fevkalade elverişli olsa da "yeni sistemin" ülke için elverişli olduğu söylemek zor hatta imkansız. İktidar kabul etmese de 31 Mart yerel seçimi sonucu bunun ilk işaretidir denebilir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı