"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Allah’ın indirdikleri” için bir Afyon dersi

Kâzım GÜLEÇYÜZ
18 Nisan 2019, Perşembe
Maide Sûresi’nin—mealen—“Kim Allah’ın indirdikleri ile hükmetmezse...” diye başlayan 44, 45 ve 47. âyetleri, Bediüzzaman ve talebelerinin 1947-49 yıllarında tutuklu olarak yargılandıkları Afyon mahkemesinde de gündeme getirilmiş. Said Nursî’nin önde gelen talebelerinden Ahmet Feyzi Kul tarafından.

Derin ilmi, ince kavrayışı ve güçlü hitabeti ile temayüz eden Kul, müdafaalarından birinde bu âyetlerden yola çıkarak mahkemeyi sert bir üslûpla ikaz etmiş.

Üstadın o zaman çok genç yaşta olan talebesi Ceylan Çalışkan da savunmasında biraz “siyaset-i diniye” yapıp hükümetin icraatına hayli keskin tenkitler yöneltmiş.

Ancak Bediüzzaman bu durumdan haberdar olduğunda, Ceylan’a kısa aralıklarla iki ayrı uyarı mesajı göndermiş. 

Bunlardan birincisi şöyle:

“Ceylan! Şiddetli bir ihtar ile bildim ki, sen ve Ahmet Feyzi, Nurun mesleği olan mübareze etmemek ve ehl-i dünya ile uğraşmamak ve siyasete girmemek ve yalnız lüzum-u kat’î olduğu zaman kısaca müdafaa etmek haricinde pek ziyade zararlı, mübarezekârane (çatışmacı) ve siyasetvari mahkemedeki okuduğunuz parçalar Nurlar’a çok zarar vermiş. Hattâ bizim cezamıza ve benim sıkıntılarıma sebebiyet vermiş. Ben senden ve Ahmet Feyzi’den gücenmem. Fakat bana evvelce göstermek lâzımdı. Madem kaza-yı İlâhî olarak o vaziyet size verilmiş, onun tamiri için benim tarzımda davranmak lâzımdır. Feyzi dahi bütün kuvvetiyle siyasî müdafaatı bırakıp Nurlar’la—ve Tahirî gibi—yeni talebelerle meşgul olmak elzemdir.” (Necmeddin Şahiner, Son Şahitler, c. 4, s. 102)

Üstadın daha sonra gönderdiği ikinci pusula meseleyi daha da açıyor ve konumuzla doğrudan ilgili bir mesaj veriyor:

“Ceylan! Evvelâ size yazdığım ihtarı teyid eden bir haber aldım ki, demişler: ‘Hani ya Said diyor, Risale-i Nur’un siyasetle hiç alâkası yok ve siyasete alet olmaz. Halbuki onun hizmetçisi aynen Sebilürreşad gazetesi gibi siyaset-i diniye ile lüzumsuz itiraznamesinde hükümetin icraatını tenkit etti ve bir şakirdi dahi—mealen—“Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kâfirlerdir” âyetini mahkemeye karşı sarf etti.’                         

(Devam edelim inşaallah.)

Okunma Sayısı: 2493
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    18.4.2019 14:37:08

    Maiden süresinin 44,45,47 ci ayetle rinde:Allahın hükmüyle hükmetmeyen ler;sırayla,kafirlerin ta kendileri, zalim lerin ta kendiler,fasıkların ta kendileri dir diye ferman ediliyor.Zahirde anlaşılan;Allahın hükmüyle hükmet meyenlerin bir kısmı kafir,bir kısmı zalim, bir kısmı da fasık olluyor.Muna zaratta,vemenlemyahküm bilmana vemenlem yusaddıktır deniliyor.Yani Allahın hükmünü tastik etmeyenlerdir. Küfür bu kısım içindir.Tastik edip,amel etmeyenler,zalim ve fasık gurubuna gi riyor.Onun için birilerine küfür isnad e derken çok dikkatli ve hassas davran mak gerekiyor.Maalesef,bu ayetleri yanlış anlayıp,yanlış tatbik edenler büyük günah ve vebal altına giriyor lar.

  • Ali Tam

    18.4.2019 02:54:58

    Merhum ve muazzez Üstadimiz Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri bizlerin yol haritasinin bizlere tatbikatini hayatiyla gösterdigi Risale-i Nurlarin Hakkaniyetten tebellür eden REHBER IZAHATLARI oldugunu mükerreren yakin talebeleriyle bizlere de ders vermektedir. En canalici konulardan biri olan ELFAZ-I KÜFR konusunda SÜNÜHAT adli eserinde ayni ROTADA izahatlarda bulunmus NURLARIN nezahet ve kolaylikla kalbleri fetheden, belagati ve fesahati ile tenvir etmesini mükerreren bizlere ihtar ederek hatirlatmistir. Bazen duygularimiza yenilip Bogazlar hakkinda fikrini beyan eden talebe gibi ayni bosbogazlik girdabina bizler de düsebiliyoruz. Iste burada Uhuvvet Risalesinin terbiyesi devreye giriyor ve kardes kardese ZAHIR (yardimci) olarak muhtemel badireler atlatiliyor. Gayet nefis bir derleme olmus, tebrikler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı