"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bahar ve haşir

Kâzım GÜLEÇYÜZ
14 Nisan 2019, Pazar
Kur’ân’da da, onun ahirzaman insanlığına yönelik mesajlarını açıklayan Risale-i Nur’da da bahara çok vurgu yapılır.

Kur’ân’ın dört temel esasından biri olan haşir gerçeğinin ispatı için dikkatlerimizin bahardaki uyanışa çekilmesi, bunun örneklerinden biri:

Baharın Kur’ân’da nazarlara verilen son derece önemli bir özelliği de, her sene aynı vakitlerde tekrarlanan “diriliş” nümunelerine, “haşir” örneklerine sahne olması.

Bahar, risaledeki ifadeleriyle “dört yüz bin nebatat ve hayvanat taifelerinin uyanış ve dirilişi” demek. Ve dünya haftalardır, “Şimdi bak Allah’ın rahmet eserlerine. Yeryüzünü, ölümünün ardından nasıl diriltiyor? Bunu yapan, elbette ölüleri de öylece diriltecektir” mealindeki Rum Sûresi 50. âyetini, yüzyıllardır olduğu gibi bu sene de bütün ihtişamıyla tefsir eden göz kamaştırıcı bir dirilişe daha sahne oluyor.

Evet, dünyamızın kuzey yarımküresinin çehresini birkaç hafta içinde değiştirip renklendiren bu sessiz, ama muhteşem inkılâbı gözden kaçırıp ıskalamayalım.

Rehberlerimizden biri de, Bediüzzaman’ın yine bir bahar mevsiminde Barla dağlarında ve Eğirdir Gölü kıyısında tefekkür gezintileri yaparken, yukarıdaki âyeti kırk defa okuduktan sonra kalbine gelen ilhamla telif ettiği ve yazdıktan sonra bizzat binlerce defa okuduğu Haşir Risalesi olsun. Bu şekilde hem bahar bahçesindeki İlâhî güzellikleri böyle bir tefekkür derinliği ile temâşâ edelim; hem de bu gözlemlerimizi haşir sabahına yönelik hazırlıklarımız için çok iyi bir vesile kılalım. 

Bunu yaparken, Haşir Risalesi’nin telifi sonrasında bu eserin, tam da okullarda çocuklara haşri inkâr telkinleriyle ilgili yoğun hazırlıkların yapıldığı bir dönemde yazıldığının ortaya çıktığını hatırlayalım.

Keza Risale-i Nur’daki diğer bütün bahislerin de, Kur’ân başta olmak üzere İslâmî değerlere yönelik taarruzlara karşı yazıldığını ve o çok zor dönemde bütün saldırıları bertaraf edip püskürttüğünü de.

Üstadın Münâzarât’ta istikbal nesillerine seslenirken “Ben acele ettim, kışta geldim; sizler Cennetâsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen Nur tohumları zemininizde çiçek açacak” sözleriyle dile getirdiği manalar böyle tahakkuk etti ve ediyor.

Okunma Sayısı: 1540
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Şevket Paksoy

    14.4.2019 10:18:46

    Kazım Ağabey, Türkiye'nin siyasi gündemine dair yazılarınızı özledik.. Büyük bir hahiş ile beklemekteyiz.. Selam ve dualarımla..

  • Arif

    14.4.2019 02:00:18

    Başımıza gelenler tohumun çürüme sancısı olsa gerek. Bu kadar dehşet verici fitne fesat hiç bir zaman diliminde yaşanmamış. Düşman hiç bu kadar zalim ve yalancı olmamış. Toplum hatada bu kadar birlesmemis. Zalimler ve destekçileri ve dahi sırıtarak susanlar bu kadar pervasız olmamış. İmtihan çetin, mazlum gafil avlanmis. Hem de düşmanla çıkar anlaşması yapan dost görünenler tarafından. Allah yar ve yardımcınız olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı