"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hafıza tazelemeye devam

Kâzım GÜLEÇYÜZ
14 Mayıs 2019, Salı 00:04
Cumhurbaşkanının geçen sene medyaya yansıyan beyanlarından aldığımız notları gözden geçirmeye devam edelim.

* Bugün 16 yıl öncesine göre daha özgür bir Türkiye var. (Hürriyet, 4.6.18)

* Türkiye’yi hak ve özgürlükler bakımından dünyanın süper ligine taşımanın mücadelesini veriyoruz. (Milliyet, 4.6.18)

* Ne aldanan, ne aldatan olduk. (Sabah, 15.6.18)

* 24’ünde bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır, göreceksiniz. (Yeni Şafak, 20.6.18)

* Parası olan Yavuz Selim Köprüsünden geçer. / Atatürk sağ olsa önce bunları mezara gömmüştü. (Hürriyet, 23.6.18)

* İnsanların herhangi bir sebepten dolayı dışlandığı, ötekileştirildiği, zulme maruz kaldığı dönemler geride kalmıştır. (Yeni Şafak, 10.7.18)

* Yâ Rab, bizi haksızlıktan, adaletsizlikten, zulümden beri kıl. (Hürriyet, 10.7.18)

* (Rahip Brunson için) Biz hukuk dilinden anlarız. Adaletin gereği neyse onu yaparız. Bugüne kadar adaletten hiç taviz vermedik, yine vermeyeceğiz. (Hürriyet, 12.8.18)

* Sen Türksün, TL ile yürüyeceksin. (Sabah, 15.8.18)

* Tarih bize, adalet terazisini gözetmeyi bırakanların er ya da geç zillet çukuruna düşmeye mahkûm olduklarını gösteriyor. (Hürriyet, 3.9.18)

* Bizde kriz falan yok, evvelallah güçlenerek geleceğe yürüyoruz. (20.9.18)

* Ekonomik sıkıntı abartılacak bir süreç değil. (Sabah, 27.9.18)

* Seçmen tabanı küserse toparlayamazsınız. (29.9.18)

* Kopenhag kriterleri denildiği zaman biz neredeyse hepsini yerine getirdik. (5.10.18)

* Türkiye’de kriz yok. (Hürriyet, 7.10.18)

* Kanunlarımızın uygulamasında milletimizi rahatsız eden, adalet duygusunun oluşmasına engel olan hususların bulunduğu bir gerçektir. (Hürriyet, 17.10.18)

* Okullarda çocuklara neler verilmesi gerektiği konusunda yeterince tefekkür edemedik. (Hürriyet, 27.11.18)

* Fırat’ın doğusunu da çok yakında işgalden kurtaracağız. (2.12.18)

Yorum yine okurlarımızın.

Okunma Sayısı: 2904
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp

    14.5.2019 09:45:46

    Hem meselâ, CB'nin "Sen Türksün, TL ile yürüyeceksin. (Sabah, 15.8.18)" sözüne mukabil döviz mevduatında çok ciddi artışlar olmuş. Demek vatandaş sözlerden ziyade icraat ve gidişata bakarak karar veriyor. Hani paranın rengi, dini, imanı yoktu. Hani her türlü milliyetçilik ayaklar altına alınmıştı. Türklük ile TL arasında ne tür bir ilişki olabilir? Konjonktüre göre söylenmiş sözler. Fakat Türkiye'nin siyasal, sosyal ve ekonomik -mevcut- durumu hür ve demokrat dünyanın kriterleriyle kıyaslandığında her bakımdan gerilerde. Her şeyimizi mihenge vurmalıyız. Bir iktidar yanlısının dediği gibi "Yalanın bile altın çağını yaşadığı" söylenen bir dönem ve sürecin içindeyiz. "Doğru ile yalan" aynı tezgahta yan yana satılıyor. İkisinin de alıcısı var.

  • Gündüz Alp

    14.5.2019 09:14:58

    Sayın Güleçyüz, CB'nin -çok değil- bir yıl önce söylediği şu sözler için yoruma gerek yok. Keşke denildiği gibi olsaydı. Fakat birisi var ki, çok manidar: "Tarih bize, adalet terazisini gözetmeyi bırakanların er ya da geç zillet çukuruna düşmeye mahkûm olduklarını gösteriyor. (Hürriyet, 3.9.18)" Maalesef bugün "adalet" arayanlara "zillet ittifakı" diyorlar. Hem de adalet terazisini bırakanların zillet çukuruna düşeceklerini söylemişken...CB sanki bugünkü kaotik durumu anlatmış. Tarihin tekerrürü ibret ve ders alınmazsa olurmuş. Sözlerine katılmakla beraber sorulacak soru şudur: Sözlerle uygulamalar örtüşüyor mu? Meselâ, demokrasi ve hukuk, adalet, hak ve hürriyet, ekonomi, AB ile ilişkiler....konusunda ne noktadayız? Zirvede miyiz yoksa geriye mi gittik? İktidara göre hep zirvedeyiz. Lakin Rapor ve Endeksler hiç de öyle olmadığımızı söylüyor. Birisi doğruyu söylemiyor ama kim?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı