"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Müminlerin annesi: Hz. Hatice

Kübra ÖRNEK
06 Ağustos 2019, Salı
Müminlerin annesi, Cennetin hanımefendisi, Resulullah’ın gülü Hz. Hatice. Herkesin en Sevgiliden (asm) kaçtığı dönemde, her şeyini O’nun için feda eden mükemmel bir insan. Hz. Muhammed’in (asm) peygamberliğini kabul eden ilk Müslüman. İlk destekçi. İlk şehit.

Hz. Hatice’nin, Peygamberimiz (asm) için ne kadar değerli olduğunu şu sözlerinden anlayabiliyoruz: “Benim alemde yalnız bir dostum vardı. O da Hatice idi.”1 Peki O’nu ölümünden sonra bile unutturmayan,  farklı kılan neydi? Peygamber Efendimizin (asm) deyimiyle: “Hatice gibisi var mıydı? Onun gönlünde kimsede olmayan bir özellik vardı. O, insanın gönlündeki hüznü bir vakum gibi çeker alırdı.”2 Evet Hz. Hatice, muhteşem olgunluğu, sağlam kişiliği, iradesi, bilgisi ve zekasıyla rol model alınacak bir şahsiyet. Şefkat ve sevgiyle bürünmüş gönlünü, Peygamber Efendimize (asm) açıyor ve ömrünü O’na adıyor. O’nun (asm)övgüsüne mazhar oluyor: “Allah’a yemin ederim ki, bana Hatîce’den daha hayırlı bir hanım verilmemiştir. İnsanlar beni inkâr ettiği zaman o bana iman etti. İnsanlar beni yalanladığı zaman o beni tasdik etti. İnsanlar beni mahrum ettiği zaman o bana malıyla sahip çıktı. Allah beni ondan, diğer hanımlara nasip olmayan çocuklarla rızıklandırdı.”3

Peygamberimizin  (asm) ilk hanımı olan Hz. Hatîce (ra), asâleti, güzelliği, yumuşak huyluluğu ve dürüstlüğüyle Müslüman kadınlarının en hayırlısıydı. İffetiyle  “Tahire” lakabıyla tanınan Hz. Hatice, İslamiyet’ten sonra “ Hatice’tül Kübra” olarak anılmaya başlandı.  Kendisini Câhiliyye döneminde bile muhafaza etmiş, asil ve faziletli bir hanımefendiydi. Peygamber Efendimiz (asm) ile evlendikten sonra tüm servetini İslâmın yayılması için feda ederek, mütevazi bir hayatı tercih etmiştir.

Hz. Hatice, Allah’ın selâmına ve Hz.Peygamberin övgüsüne nâil olmuş, fazîletli ve şerefli bir kadındır. O, Rasûlullah’a (asm) ilk îmân eden hanım olma şerefini de taşıyordu. Peygamberimize (asm), nesebce de en yakın olan hanımıydı. Hz. Hatîce, Peygamberimizle evlenmeden evvel Câhiliyye döneminde iki evlilik yapmış ve bu evliliklerinden ikisi erkek biri kız olmak üzere üç çocuğu olmuştur. Bu dönemde gerek iffeti, gerek serveti yüzünden birçok evlilik teklifi alan Hz. Hatice, tekliflerin hiç birini kabul etmemiştir. 

Aynı zamanda ticaretle uğraşan Hz. Hatîce Validemiz, işlerinin başına geçerek, güvenilir birine ihtiyaç duymuştur.  Dürüstlüğüyle nam salan Peygamber Efendimizi (asm) tanıdıktan sonra O’nunla çalışmak ister. Bu iş anlaşması, ileride kurulacak yuvanın ilk tohumları olur. Hatîce Validemiz,              el- Emin lakaplı Peygamberimizle (asm) hayatını birleştirmek ister. En yakın arkadaşıyla haber gönderir. Peygamberimiz de amcalarıyla istişare eder. Oradaki herkes bu habere çok sevinir. Zira çok sevdikleri yeğenlerine ancak Hatîce gibi asil bir hanımı yakıştırırlar. Çok geçmeden kıyılan nikâhla 25 yıl sürecek mübarek bir izdivaç gerçekleşmiş olur.

Ve böylece Hz. Hatice, Peygamberimizin (asm) sevgisine mazhar olur. Öyle bir muhabbet ki, Peygamberimiz (asm) 25 yıl boyunca sadece O’nunla evli kalmıştır. Evlendiklerinde Efendimiz 25, Hatîce Validemiz 40 yaşında olsa da,      sevgilerini büyük bir rızık olarak görmüşlerdir. Hz. Hatice’nin sadakatı, Cenab-ı Hakk’ın lütfuna da mazhar oldu. Cebrail (as)  vasıtasıyla Cennetle müjdelendi. Hz. Hatice’nin ölümünden etkilenen Peygamber Efendimiz (asm), buna mukabil büyük bir vefa gösterir. Ömrü boyunca mübarek eşini hiç unutmaz. Hatıralarına değer verir.

Hz. Hatice, sadece o zamana değil, ahir zamana da ışık tutuyor. Hayatıyla, davranışlarıyla, ailedeki konumuyla genç hanımlara örnek oluyor. İmanda, sabırda, iffette, güzel ahlâkta sergilemiş olduğu sağlam duruşunu, bugün anlamak ve yaşamak kolay değil. Ancak o yolda olmaya dahi ihtiyacımız var. Manevi olarak hasta asrımızı, O’nun davranışlarını yaşatmakla iyileştirebiliriz. Belki bu sayede Peygamber Efendimizin (asm) tek dostu olan Hz. Hatice Validemize, saygı ve  hürmeti göstermiş olur, ve böylece O’nun (asm) sevgisine mazhar olabiliriz.

Büyük İslam Alimi Bediüzzaman Said Nursi, Risalet-i Ahmediyeye dair olan sözlerinde şöyle diyor: “Evet şu söz güzeldir. Fakat onu güzelleştiren, güzellerin güzeli olan evsaf-ı Muhammediyedir.”4  Evet, biz de sözlerimizle Peygamberimizin (asm) sevdiğini övmüş olmuyoruz. Belki O’nun nurunu bir nebze kalemimize yansıtıyoruz. Dünya ve ahirette saadete mazhar olmak isteyenler, güzeller güzeli Peygamberimizin (asm), güzeller güzeli eşi Hz. Hatice gibi demeli:

“Allah’ım beni kendine ve sevdiğine yakın kıl.”

Dipnotlar:

1) İbni Hanbel, Müsned,VI, 118. 

2)Nurdan Damla, Aşka Adanmış Bir Ömür Hz Hatice, 2016, İstanbul, s.7. 

3) Taberânî, el-Mu’cemu’l-Kebir, XXIII, 13. 

4) Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, s.319.

Okunma Sayısı: 3048
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İsa

    6.8.2019 17:44:03

    Yazıların baharda çiçek açmış çiçekler gibi baktıkça ve okudukça insana huzur veriyor. İnşallah hiç solmaz hep sürer😍😍

  • Beyhan Tabak

    6.8.2019 08:40:35

    Merhaba hocam size nasıl ulaşabilirim?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı