"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nurlu bir öğretmen

Kübra ÖRNEK
03 Aralık 2019, Salı
Köy Öğretmen Okulu’ndaki farklı fikirlere rağmen Risale-i Nur ile karşılaşarak hayatını nurlandıran bir öğretmen.

Bediüzzaman Said Nursî’nin “mânevî evlâdım” dediği talebelerinden Mustafa Sungur Ağabey, Risale-i Nur’u 17 yaşında tanıyor ve hayatını nurlara adıyor.

Mustafa Sungur Ağabeyin hayatına baktığımızda etkilenmemek elde değil. Son Şahitler’den ve farklı kitaplardan edindiğim bilgiye göre, Karabük’ün Eflani ilçesinde 1929’da doğan Mustafa Sungur, eğitimine Köy Enstitüsünde devam eder. Köy Enstitülerinde dine karşı takınılan olumsuz tavra rağmen, dine meyilli olmuş ve bu tavrını Risale-i Nur’u bulana kadar sürdürmüştür. Onun aklını, fikrini, ruhunu Kur’an’dan gelen nur doyurmuştur. Mustafa Sungur, çok okuduğu gibi başarısıyla da dikkat çekmiştir. Aile büyüklerinden de gördüğü destekle mânevî yönünü takviye etmeye çalışmıştır.

Mezun olduktan sonra, köyde öğretmenlik yapmaya başlar. Öğrenciyken bilgi sahibi olduğu Bediüzzaman ve Risâle-i Nur’u daha iyi tanımak için talebelerle görüşür. Risale-i Nur’u okudukça ruhundaki manevi yaralarını tedavi eder. Zamanla hakikatler kalbine indikçe Bediüzzaman’ı görmek ister ve Bediüzzaman’a mektuplar yazar. Bu mektuplardan bazıları lâhikalarda yerini almıştır. Bediüzzaman’ın gönderdiği mektupta kendi ismini de gören Mustafa Sungur, büyük heyecan duyar:  “Nurun küçük kahramanlarından Mustafa Sungur ve Rahmi’nin az bir zamanda eski harfle, Mustafa Sungur’un gayet mükemmel, Meyve’nin 11. Meselesi Hatimesi ile Rahmi’nin Gençlik Rehberi’ni eski harflerle güzelce yazmaları ve Kastamonu’dan gelen kitaplarım içinde bize göndermeleri, hakikaten benim için yeni biraderzadelerim bir Abdurrahman ve Fuad dünyaya gelmiş gibi beni memnun ediyor.” Bu ifadeler üzerine Bediüzzaman ile görüşmek için yola çıkar. Ve günler süren yolculuktan sonra Bediüzzaman ile görüşme fırsatı bulur. Bediüzzaman, Mustafa Sungur’a uzun zamandır kendisine hizmet eden önemli talebesi Ceylan gibi değer verir: “Ceylan bir Sungur, Sungur bir Ceylan” diyerek iltifatta bulunur. Genç öğretmenin bu değer karşısında şevk ve heyecanı daha da artarak memleketine döner. 

Artık Mustafa Sungur, gittiği her yere iman hakikatlerini de götürür ve hayatını Risale-i Nur’u anlatmaya adar. Bediüzzaman’ın, Afyon dâvâsında (1948) yargılanacağını öğrendikten sonra onunla görüşmeye gelir. Dinî kitap okumak ve Bediüzzaman’la görüşmenin suç sayıldığı o dönemde Mustafa Sungur da tutuklanıp Afyon hapsinde 4 ay kalır. Hapis cezası aldığı için artık öğretmenlik yapmasına da izin verilmez. Memuriyetten atılan Mustafa Sungur, Bediüzzaman’ın vefatına kadar yanında kalarak hizmet eder.

Hayatını davasına feda eden Mustafa Sungur Ağabey, “Risale-i Nur, Kur’ân-ı Kerim’in bu asrın fehimine bir dersidir. Bugünkü insanlık Nur-u Kur’ân’ı arıyor” diyerek gittiği yerleri nurlandırmaya çalışmıştır. Gelecek nesiller için, aklı selim sahibi herkesin Nur’dan gözünü kapayamayacaklarını söylemiştir. Bu temennisinin müjde olması duasıyla, 1 Aralık 2012’de vefat eden Mustafa Sungur Ağabey’i, rahmetle anıyoruz.

Okunma Sayısı: 2194
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Müslüm

    3.12.2019 22:32:39

    Sungur abiii mekânın cennet olsun. Biiznillah....Rabbim razı olsunnn hizmetinden inşaallah

  • Mürsel

    3.12.2019 16:13:27

    Muallim Sungur abiye ve sevdiklerine Allah rahmet etsin.Nur muallimlik çizgiside olan öğretmen Hanifi Örnek'e Rabbim sıhhat afiyet versin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı