"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ekonomistler endişeli...

M. Latif SALİHOĞLU
15 Mayıs 2019, Çarşamba
Siyasî gelişmeler gibi, mesleğimiz gereği ekonomik gelişmeleri de yakından takip etmek durumundayız.

Bu konuda ciddî analizler yapamayız belki; ama, işin ehli olan kimselerin analizlerini ciddiyetle okuyup anlamaya gayret ediyoruz.

Başta, Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz olmak üzere, üniversite hocalarından özel sektörde kendini kabul ettirmiş finans ve iktisat uzmanlarına kadar, tanınmış birçok kimsenin yazıp söylediklerini dikkatle takip etmeye çalışıyoruz.

İktidar çevrelerine gelince... Eskiden Ali Babacan ile Mehmet Şimşek’in beyanlarını ciddiye alarak, ekonomik gelişmeleri onların zâviyesinden de bakarak takip ediyorduk. 

Şimdilerde ise, ne yazık ki, aynı ciddiyeti gösteremiyoruz. Çünkü, çok ciddî, çok önemli diye dikkat çektikleri noktaların çoğu bir süre sonra tutmadığı, hatta bir kısmı tam tersine çıktığı görülüyor: Başta döviz kurları, faiz oranları, enflasyon ve işsizlik rakamları olmak üzere...

* * *

Bilhassa son birkaç yılda uygulanan yanlış ekonomik politikalar sebebiyle, devletin hazinesi iyiden iyiye güç ve takattan düşmüş bulunuyor. 

Bir türlü bitmek bilmeyen israf, savurganlık ve siyasî belirsizlikler de cabası.

Doğru dürüst yolunda giden hemen hiçbir şey olmamasına rağmen, sanki herşey yolundaymış gibi göstermek, son derece tehlikeli riskleri görmezden gelmek veya bunları örtbas etmek demektir.

Şu anda yapılan budur, ne yazık ki.

Bunu fark eden yatırımcının eli ayağı tutuluyor. Masraf ederek işyeri açamıyor, istihdam sağlayacak yatırımları yapamıyor.

Ticaret ehli, çiftçi, esnaf, zenaatkâr hâkeza... Hemen hiçbir kesim, içi rahat bir şekilde işine-gücüne bakamıyor. Hele, ileriyi hiç göremiyor. Bu da, haliyle tedirginliğin daha da artmasına sebebiyet veriyor.

Bütün bu menfiliklerin tetiklemiş olduğu reel işsizlik oranı, günden güne tırmanış gösteriyor ki, buna mutlaka ve mutlaka bir çare bulunması gerekiyor. Aksi halde, zaten azgınlaşmış durumdaki gasp, soygun ve hırsızlıkların önüne geçilmesi, neredeyse imkânsız bir hâl alacak.

* * *

Geniş kitleleri barındıran “dar ve sâbit gelirli” vatandaşların durumu ise, inanın çoğunluk itibariyle “bıçak sırtı” bir hayat çizgisinde seyrediyor.

Gelir hanesi ile gider hanesi arasındaki fark, her sene biraz daha açılıyor. Kendimiz de bu kategorinin içinde bulunduğumuzdan dolayı, durumun ne derece ciddileştiğini bütün zerratımızla yaşıyor, hissediyoruz.

Milyonların dinmeyen bu ıztırabının yanı sıra, hazinede ve ülkenin genel ekonomisinde, artık yama tutmaz çatırdamalar da yer yer görülmeye başlandı.

Yıllardır bir türlü dinmeyen ve ara vermeyen “seçim ekonomisi” sebebiyle, bastırılan, yani sürekli şekilde baskı altında tutulan iktisadî göstergelerin perdelenmesi de, ancak bir yere kadar mümkün. Bir noktadan sonra eşik aşılır ve daha önceki derin krizlerin benzeri ile karşı karşıya kalınır ki, böyle bir durumdan Allah cümlemizi muhafaza eylesin.

***

GÜNÜN TARİHİ 15 Mayıs 1919

Atina’nın Fethi; İzmir’in İşgali

Batı desteğini arkasına alan Yunan kuvvetleri, 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkarma yaparak, Anadolu’yu işgal ve istilâya başladı.

Bu hareket, zamanlama itibariyle dikkat çekici; zira, tam tamına Osmanlıların “Atina’nın Fethi” ile bağlantılı bir güne denk getirildi.

Fatih Sultan Mehmed’in 1458’deki Mora Harekâtı esnasında Atina’ya uğraması 15 Mayıs’a denk geldi.

İşte “İngiliz Siyaseti”nden ilham alan Yunanistan hükümeti, Anadolu’nun işgali hareketini de yılın aynı gününde başlatmış oldu.

Batı Anadolu’dan sonra, İzmir'in işgali 9 Eylül 1922'de son buldu. Millî Kuvvetler, o gün şehri teslim aldı. 

Okunma Sayısı: 2165
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı