"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstikrarsız politikalar

M. Latif SALİHOĞLU
04 Ocak 2019, Cuma
2000’li yılların başlarında teşekkül ettirilen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) sürdürmekte olduğu tek başına iktidar müddeti 17 seneyi buldu.

Neredeyse, artık kat’i bir sûrette anlaşıldı ki, bundan sonra tek başına olan iktidar imkânını sürdürmüyor ve sürdüremiyor. 

Bu sebeple, her telden eyyamcıların, sağcı-solcu Türkçülerin, bir kısım Atatürkçü ve Kemalist ikizlerin, mafya bozuntularının ve hatta Perinçekgiller gibi eski Maocu Ulusalcıların desteğine ihtiyaç duyuyor.

Çok tuhaf bir koro oluşturmuşlar. Hep birlikte “Devletin bekàsı” marşını okuyorlar.

17 yıldır süregelen tek başına bir siyasî iktidarın ülkeyi ve milleti getirdiği şu acıklı noktaya bakın siz: “Beka sorunu.”

Yâhû, nasıl da çürük, zayıf, istikrarsız ve de kaygan-kırılgan bir politika ile karşı karşıyayız ki, bakın daha ne tür hayatî sorunlarla karşı karşıya gelmiş bulunuyoruz...

* * *

AKP, 2002’den bu yana kazandığı hemen her bir seçimden sonra, ekonomik gidişat gibi, adâlet, demokrasi, diplomasi, temel insan hak ve hürriyetlerinde de, ne yazık ki hep geriye doğru bir gidişe imza attı.

Altın fiyatı, bir türlü düşürülemeyen faiz ve enflasyon oranı, kezâ döviz kurlarındaki ürkütücü artış nisbeti apaçık ortada...

Nüfusun mutlak çoğunluğunu teşkil eden dar ve sabit gelirli kitlelerin var olan kısıtlı imkânları da, aynı zaman süreci içinde maalesef erim erim erimeye yüz tuttu.

Öte yandan, adliye teşkilâtı, büyük ölçüde siyasî iktidarın gücü ve baskısı altında kıvranarak şiddetli sancı çekiyor. Mağdur ve mazlûm durumdaki binlerce vatandaşın hak ve hukuku için adâlet bir türlü tecelli etmiyor. Ortada ciddî mânada kahredici bir takım dayatma ve engellerin olduğu anlaşılıyor.

* * *

Bu arada, seçim kampanyası da kızışmaya başladı. İktidar partisinin muhaliflerine karşı öteden beri sürdüregeldiği “hain, düşman, terör destekçisi...” şeklindeki damgalama adetini, bu seçimde de tekraren tedavüle soktuğu açıkça gözlemleniyor. Hele, önemli şehirlerin belediye seçimlerine dair anket sonuçlarında görülen kritik seyir, iktidar blokunu daha da hırçınlaştırıyor.

Oysa, bu tarz itici, ötekileştirici, kutuplaştırıcı ve ortamı daha da gerginleştirici politikalara artık bir son verilmesi gerekiyor. 

Zira, bu tür politikalar karın doyurmadığı gibi, cidden artık usandırdı, gına getirdi. 

Dolayısıyla, bunun bumerang gibi geri tepmesi kuvvetle muhtemeldir.

* * *

İşin çok tuhaf bir tarafı da, iktidar partisi, dünden bugüne neyi eleştirdiyse, neye çattıysa, neye karşı geldiyse, son dönemde neredeyse aynısının tıpkısını yapıyor. 

Misâl, yaşanan eşitsiz, hukuksuz ve adâletsizce gelişmeleri, Kürt siyasî hareketinin dışlanmasını, kanlı-silâhlı mücadele tarzını; kezâ, döviz ve faizdeki yükselişleri, enflasyondaki iki haneli artışları, vs. hep tenkit edegeldi. Hatta, bu tür yaklaşımları zaman zaman tutup yerden yere vurdu. Irkçılık mânasındaki Türkçülüğü ayağının altına aldı, meselâ.

Ama, işte görülüyor ki, vaktiyle benimseyerek uyguladığı bu tarzın tam tersi istikametinde yol alıyor. Hem de büyük bir hırs, hınç, öfke, kızgınlık ve huşûnetle.

Bu ise, istikrarlı bir duruşu olmayan, sağlam bir omurgası bulunmayan çürük ve kırılgan politikaların artık sonuna yaklaşıldığını gösteriyor. Üç ay sonra ortaya çıkacak olan tablo, bu açıdan da önemli işaretlere gebe.

Yakın dönem siyaset tarihini az-çok bilen bir araştırmacı gazeteci olarak, herkesin hesabını ona göre yapmasını ve kendine has politik duruşunu daha emin, daha sağlam temellere dayandırmasını tavsiye ederiz. 

Aksi halde, böyle kırılgan, zikzaklı ve istikrarsız politikalarla tek başına iktidar olsanız bile, sonunda ülkeye ve millete yine de yazık olur ve işte yazık oluyor; güvensizlikle de ayrıca büyük zarar veriyor, ne yazık ki...

Okunma Sayısı: 1445
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah

    4.1.2019 11:55:57

    İktidar cenahında istikrarsızlık olduğu gibi, büyük bir seçmen kitlesinde de bu istikrarsızlık devam ediyor.Bu sıkıntılı durumlar karşısındaki bir kısım insanların kakaytlığı,sessizliği, tepkisizliği ibret vericidir. Halbuki biz biliyoruz ki şeriatın iniş nedeni " Beşerdeki zulmü ve zalimane ştibdadı ortadan kaldırmaktır." Müslümanın görevi bu istikamette hareket etmek tir.Yoksa dinin aslına,özüne muhalefet eder.Müslümanın varlık sebebi orta dan kalkar.Zulme rıza zülum kaide sine masadak olunur. Ve Umumi hata, umumi bir belanın celbine vesile olur.Rabbim,2019'u umumi bir uyanış ve silkinişe vesile kılsın.

  • Özdemiroğlu

    4.1.2019 08:06:36

    İktidarlar ve Partiler de, aynen canlılar gibi fıtri ömürlerini yaşarlar ve ölürler. Önemli olan bu dönemde onarılmayacak yara ve izler bırakmamaktır. En iyi, en demokratik ve hamiyetli yöneticiler dahi bu süreçten nasiplerini almışlardır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı