"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Uyuyan kişi de okunandan istifade eder

M. Latif SALİHOĞLU
02 Eylül 2019, Pazartesi

Demişler ki: "Sekerat vaktinde, şeytan, vesvesesiyle ancak akla şüpheler verip tereddüde düşürebllir. Bu nevi iman-ı tahkiki ise yalnız akılda durmuyor, belki hem kalbe, hem ruha, hem sırra, öyle letaife sirayet ediyor, kökleşiyor ki, şeytanın eli o yerlere yetişemiyor; öylelerin imanı zevalden mahfuz kalıyor." (S. T. Gaybî: 29)

Bu yazının ana konusu, henüz hayatta iken merhum Bayram Yüksel Ağabeyden duyduğum bir hatıranın, Risâle-i Nur’daki pek mühim bir hakikatle olan bağlantısıdır. Bundan on yıl kadar önce kaleme aldığımız o hakikatin hikâyesini takdim ediyorum.

Uyuyan kişi nasıl istifade eder?

Seksen küsûr yıllık hayatının en uzun devresini Emirdağ'da geçiren Bediüzzaman Hazretleri’yle alâkalı olarak, bu beldede cereyan eden ders ve ibret alınacak pekçok hadise ve hatıra var. 

Aslen Emirdağ'lı olan merhum Bayram Yüksel Ağabeyden bizzat dinlediğimiz o hatıralardan biri şöyledir:

1974 yılı yaz mevsiminde Malatya şehrindeydik.. Kıbrıs Savaşı’nın da bütün sıcaklığıyla yaşandığı günlerdi. 

Aynı zamanda Kore gazisi olan Bayram Ağabey, Malatya'daki Nur Talebelerini ziyarete geldi. Akşam, bir evde Risâle-i Nur dersi okunuyordu. Evin salon kısmı hıncahınç dolmuş vaziyetteydi. Kalabalıktan ve sıcak havanın vermiş olduğu rehavetten olsa gerek, yaşlı bir zat olan “Kerim Amca”, bağdaş vaziyette uyuklamaya başladı.

Tam o esnada, yanındaki bir başka şahıs "Bayram Abinin bulunduğu bir derste sen nasıl uyuklarsın!" dercesine, uyuyan zatı dürtükleyerek uyandırmaya çalıştı.

Durumu anında fark eden Bayram Ağabey ise, dersin kesilmesine de mahal vermeden eliyle "Dur, karışma" işaretini yaptı. O kişi de buna uydu ve durdu, dersin sonuna kadar da hiç karışmadı.

Ders bittikten sonra Bayram Ağabey şu mânâda bir açıklamada bulundu:

"Kardeşler! Bakın, Üstad'tan gördüğümüzü ve acizane Risâle–i Nur'dan öğrendiğimizi size aktarmak istiyoruz.

"Risâle-i Nur dersinin okunduğu yerde bulunan bir kimse, uyusa dahi yine de hissesini alır. Çünkü, o şahsın şuuru kapanmış olmasına rağmen, başta ruh ve kalbi olmak üzere, diğer bütün duygu ve lâtifeleri uyanıktır, hayattardır.

"Hem bilirsiniz ki, Risâle–i Nur, sadece akla ve şuura hitap etmiyor. Aklın ve kalbin ötesindeki duygulara, hatta—sekeratta—şeytanın bile elinin ulaşamadığı hislere hitap ediyor, o lâtifeleri iman nuru ile besliyor, tatmin ediyor.

"Bu bakımdan, 'Derste uyuklayan kimsenin Nurlar'dan istifadesi yoktur' gibi bir mülâhaza yanlış olur. Risâlelerin mânâ ve mahiyetini tam derk edememek olur.

***

GÜNÜN TARİHİ: 02 EYLÜL 1925

Sarık yasağı

Büyük Millet Meclisi'ndeki tek partiye dayalı Bakanlar Kurulu, 2 Eylül 1925'te almış olduğu "şok kararlar" ile koca bir milletin ve şu muazzam memleketin dinî, tarihî ve kültürel değerlerini altüst etti.

O günlerden bugüne doğru, bu kez kendisi altüst olmak durumunda kalan söz konusu şok kararlar, şu önemli hususlara dairdir:

1) Müslüman Türklerin de yaklaşık bin yıldır kullandığı ve İslâmın artık bir şeairi, bir sembol kıyafeti haline gelmiş olan sarık, ülke genelinde yasaklandı.

2) Tekke ve zaviyeler kapatıldı; ayrıca türbe ziyaretleri yasaklandı.

3) Devlet memurları için şapka giymek, bir mecburiyet haline getirilmiş oldu. 

"Kaldı ki, biz de Üstad'ımızdan böyle gördük, böyle öğrendik.

"Tabiî, bu demek değildir ki, dersi uyuyarak geçirelim. Bunu kimse 'uyuma fetvası' şeklinde de düşünmesin. Okunan bir dersi ne kadar uyanık, dikkatli ve müteyakkız bir vaziyette dinlersek, istifademiz de o derece yüksek olur."

Okunma Sayısı: 2056
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali R. Yardimoglu

    2.9.2019 21:29:42

    ....uyuyanlari, toplum icinde, uyandiginda gayet rencide olacagini bilerek, oyle uyandirmanin hic zarif olmadigi, RN talebe ve sevenlerinin dikkat etmesi, ihtimam gostermesi gerektigi 1 mevzuudur; su kaide buraya da isaret etmis dense, itiraz eden cok olmaz: "....kardaslarim, dikkat ediniz, meselemiz gayet incedir....." S. N., Bz.

  • Ali Tam

    2.9.2019 21:22:51

    Uykuda, uyanik, tahsilli, tahsilsiz, alim, cahil, suclu, sucsuz, günahkar, halim, selim ve saire NURLARIN YAYILMASI, NÜFUZ ETMESI ICIN ENGEL DEGIL. Madem nüfuz ediyor menfaati muhakkaktir!

  • Cetin acar

    2.9.2019 16:22:18

    Maddi yiyecekleri mideye gonderdikten sonra gidalarin ve minerallerin vucudumuza sevki hususunda bir dahlimiz olmuyorsa. Manevi gida hukmunde olan derslerde kulaktan girmesi yeter.

  • Oğuz Yiğiter

    2.9.2019 04:03:32

    Rahmetli Bayram Ağabeyin köyü, eski adı Çoğu, yeni adı Kemerkaya Bolvadin ilçesine bağlıdır. Bolvadin ile Emirdağ arasındadır. Tebrik, dua ve selamlar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı