"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Suçluları ıslah ve topluma kazandırma

M. Said ZEKİ
08 Nisan 2019, Pazartesi
Zıtlıklarla dolu şu fani dünyada insanın başına her şey gelebilir.

Hayat yolculuğu bazen safalarla, bazen cefalarla geçer. Kimi zaman zindanlara uğrar, bazen de saraylara.. Sosyal bir varlık olan insanın toplum içinde yaşaması belli kurallara bağlanmış, bir kısım fiillerle mükellef kılınmış, belli fiiller ise yasaklanmıştır. Dinî, ahlâkî, örfî kuralların yanı sıra yazılı hukuk metinleri de bu fiilleri düzenlemiştir.

Koruyucu Hekimlikte olduğu gibi, suçla en ucuz, en kolay mücadele suça giden yolları kapamak, meydana gelmeden suç işlemeyi önlemektir. Ayrıca adalet terazisi çok titiz şekilde tutulmalı, yeterli delil ve şüphe yoksa fert ceza hukuku alanına sokulmamalıdır. Yine tıbbî tabirle kişiye ‘önce zarar verme’mek esas olmalıdır. Bir masuma haksız yere yapılan bir zulmün, gerçek anlamda telâfisi mümkün değildir.

***

Ferdin kamu alanına giren ve yasak olan kural ya da kanunları çiğneyen, buna bağlı olarak meşrû cezaların ya da yaptırımların uygulandığı ve bir kamu otoritesinin müdahalesini gerektiren fiiller suç sayılmaktadır. Suçun suç olarak ortaya çıkması için; idarî bir sistem ya da uygulayıcı kuruluş tarafından fark edilmesi, müdahale edilmesi ve işlem yapılması gerekir.

Suç ve ceza ikilisinin insanlık tarihi kadar eski geçmişinde çeşitli yöntemler kullanılarak suç ortadan kaldırılmaya çalışılmış; ancak suç, insanın olduğu her yerde ve zamanda, herhangi bir sebepten dolayı görülebildiği için yok edilememiştir. Bu yüzden insanlara ‘ceza’ korkusu benimsetilmeye çalışılarak suçu azaltma çabası içerisine girilmiştir.

***

Binlerce yıl boyunca suçun tabiî sonucu olan cezalar, dönem dönem değişen, yazısız ya da yazılı ceza kanunlarıyla caydırıcı hale getirilmeye çalışılmış, zaman içinde çeşitlilik kazanmış ve farklı suç çeşitleri için farklı ceza yöntemleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Önceleri idam etmek, öç almak, ağır şekilde cezalandırmak, hapsetmek suça karşılık olarak düşünülürken, son dönemlerde ıslah etmek, tekrar topluma kazandırmak fikri gelişmiştir.

Dinî emirlerin ihlâline karşılık, günahkâra tevbe kapısı açık olduğu gibi; suç işleyene de zararını telâfi etmesi, kendisini ıslah etmesi için bir fırsat verilmelidir. ‘Suçluyu kazıdığımızda altında insan çıkıyorsa’ Hz. Ömer’in (ra) tabiriyle kardeşini toptan mahkûm etmek yerine ‘işlediği fiile, suça kızmalı’dır. Ona fırsat verilmelidir.

***

Bedeni cezanın korkutuculuğuna karşı 18. yüzyıldan itibaren ikame edilen hürriyeti bağlayıcı cezaların suçu önleme ve faili ıslah konusunda yetersiz kalması dolayısıyla, toplumsal düzen ve barış tehlikeye girmiş, bu sebeple ceza adalet sistemleri bir çıkmazın içinde kalmışlardır. Bu açmazdan çıkmak için ‘onarıcı adalet’ kavramı ortaya çıkmıştır. Onarıcı adalet anlayışına göre, suça yalnızca devlet karşılık vermeyecek, bu sürece, suçtan doğrudan etkilenen mağdur, fail ve toplum da doğrudan katılacaktır. Denetimli serbestlik kurumu bu amaca hizmet için iyi bir fırsattır.

***

Suça karşılık verilecek tepkinin amacı faile ceza vermek yerine:

a) Failin eyleminin sorumluluğunu üstlenmesi ve verdiği zararları gidermesi için imkân sağlamak.

b) Failin davranışlarına sosyal şartların da katkıda bulunduğunun ve bu sebeple toplumun da bu konuda sorumluluğu bulunduğunu kabul etmek.

c) Failin ıslah edilerek topluma yeniden kazandırılması ve yeniden suç işlemesini önlemek.

d) Failin yeteneklerini geliştirmek ve hayatta verimli olması için çeşitli meslek kursları açmak ve imkânlar sunmak.

e) Zor kullanma ve tecrit etmek yerine işbirliği ve toplumdaki bütünleşmeyi teşvik etmek.

f) Bozulan dengeyi ve sosyal barışı yeniden sağlamak.

g) Toplum yapısını güçlendirmek ve böylece kamu güvenliğini arttırmak.

ı) Adaletin gerçekleştirilmesi sürecine suçtan etkilenen toplumu katmak ve toplumun suçun toplumdaki sebeplerini anlamak ve buna karşı tepki vermek yeteneğini geliştirmek.

h) Adalet sisteminin maliyetini azaltıcı ve gecikmesini önleyici usûller geliştirmeyi hedeflenmektedir.

Onarıcı adaletin hedeflediği bu amaçlar paralelinde, şüpheli, sanık veya hükümlüler için ceza infaz kurumlarının alternatifi olan denetimli serbestlik sistemi belli şart ve yükümlülüklere bağlı olarak bu kişiler serbest bırakılmakta ve kendilerine bir takım yükümlülükler getirilmektedir.

***

Bu sistem kişiyi toplumdan koparmadan ıslah etmeyi amaçlamakta ve yeniden topluma kazandırmayı hedeflemektedir. Amaç, daha güvenli ve huzurlu toplumlar oluşturmak için suçtan zarar görenlerin çeşitli ihtiyaçlarının karşılanması, hafif suçtan hükümlülerin ceza infaz kurumlarının dışında tutulması ve dolayısıyla ceza infaz kurumlarının nüfusunda artışın azaltılması ve suç tekrarının önlenmesidir.

Okunma Sayısı: 829
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı