"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zamanın Yusuf’u (as) olmak!

Mehmet ÇETİN
23 Kasım 2019, Cumartesi
İhlâs Risalesi okumaları - 24

Çok zamandır bu anı kolluyordu. Yapayalnız ve eşinden de uzakta idi. Şehvet dolu arzuları kalbinin ritmini tahrik etti. Artık o azgınlaşmış nefsin kapsam alanına girmiş, irade saf dışı gözüküyordu. Vicdanı, itiraz ederken, nefsin şehvet tahriklerine kapılan aklı, güya haklı gerekçeler üretmeye başladı.

- Zaten, şu son zamanlarda, eşi ile anlatılamaz sıkıntılar yaşıyor, dile getiremiyor, duygularını bastırıyordu, ama nereye kadardı? Bu saatten sonra, daha kötüye gitmektense böylesi kaçamak bakışlar, masum değil mi? Ehven-üş şer sayılmalı!

Zelzele derinden gelir. Aklın, ikna edici gibi gözüken izahı, hiç de yabana atılmamalı, onun dediklerini teyid eden tatsız vakıalar arada bir oluyor, diye içinden geçirirken cevap geldi;

- Bu yanlış davranışı yapmaya, o tatsız vakıalar haklılık kazandıramaz, dedi, kalbi.

Kabaran duygunun rayına giren aklı, damardan bir gerekçe daha sürdü:

- Hem, zaten kötü bir zamandan geçiyoruz. Ne demiş eskiler, zaman ahirzamandır, bu zamanda nefsine hâkim olmak çok zor! Allah, böylesi bir zamanda, bizim arada bir kaçamaklı hâllerimizi inşaallah affeder. Hayır, hasenatını biraz arttırırsın, olur biter.

Eli, telefona gitti. İnterneti açtı. Hemen hızlıca bir ya da iki videoya bakıp sonra silecek ve tövbe edecekti. Kulakları uğuldamaya başladı. Hafiften başı da dönmeye. Düşlediği kelimeyi yazdı, tıklamak için parmağını uzattı. Birden zihin ekranında hanımının görüntüsü, gök gürültüsünü andıran baskın sesiyle beraber görünür gibi oldu.

- “Ben sana güveniyorum. Senin namusuna sahip çıkıyorum, kazancına ve evlâdına sahip çıktığım gibi. Benim de nefsim var. Bir kötülük fısıldadığında hemen empati yapıyorum ve nefsimi gemliyorum!”

Kızgın ve azgın duygularıyla kopan fırtınanın ardından toz dumana dönüşen ortalık. Ve kararan duygu yoğun ufku, yavaş yavaş açılmaya başlar. İki eli ile başını tutmak isterken, telefon yere düşer. Kulakları “empati yapıyorum” kelimesi ile defalarca yankılanıyordu. Kendine gelir.

- Doğru ya! Hakikaten Hanım haklı!

- Şu an, benim yapmak istediğimi, o yapacak olsa, ben ona nasıl tepkide bulunurdum? Ve kendi nefsimin dümen suyuna girmiş iradem ile onun saf ve sadık duygusuna nasıl muhatap olacağım?

Ayağa kalktı, lavaboda soğuk su ile kendine geldi. Balkona çıktı, esen yel, hanımın kokusunu sanki taşıdı burnuna. Kalbi, aklına hitaben;

- Biraz öncesi kabaran şey, nefsinin tahrikine kapılarak meyleden duygundur. O duyguyu yönlendiren meyil, aslında fizikî gerçekliği olmayan, itibaren kabul ettiğimiz bir hissiyattır. Gerçekte olmayan bir muharrikin tahriki ve nefsin üfürmesiyle az kalsın hata yapıyordun. Haydi, geçmiş olsun!

Arzu dolu anları kollarken, çekilecek vicdanî sıkıntı ve cezaları da yabana atmamak gerek dedi, vicdanı, sessizce, ama derinden derine...

Yaşanması muhtemel bu hadisenin ihlâs ile ne alâkası var?

Hz. Yusuf’un (as), Züleyha’nın teklifini reddetmesinin doğrudan ihlâs ile alâkasının olduğundan hareketle çok alâkası var. Zira haram, evvelâ göz ile başlar, gizliden gizliye. Hayalin tahrik edicisi gördüklerimizdir. Onun için “Gözlerini haramdan korusunlar.” (Nur, 24/30) ve “Zinaya yaklaşmayın!” (İsra/32) emri, bu hataya giden bataklığı ıslah eder. 

Göz önündeki haramın kaldırılması evvelâ göze hâkim olmaktan geçiyor. Gözüne hâkim ol ki haram, vücuda imkân bulamasın. Unutma! Haddini aşan, başına iş açar! Bir bakışta batma! “Nefsin mücavir mahalline yaklaşmayın!” haramına, Allah emrettiği için yaklaşmamak, ihlâsın ta kendisi değil midir? 

Okunma Sayısı: 2606
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Çetin

    30.11.2019 10:13:30

    yorumun devamı: 4.O makalenin bir yazarı olarak; işlenen mevzu ile günlük hayatta söz konusu sapmalara karşı ihlâs nokta-i nazarından bir bağlantı kurarak nehy-i anilmünker tebliğini yapmaktır niyetimiz. Kaldı ki eski yazarımız Kenan Taştan'ın İzmir'de yaptığı dersteki şu ifadesi kalbimi çok incitmişti: “Son yıllarda ehl-i imandaki en büyük sapma, takıntı; pornolara takılmalarıdır. Gelen hastalarımda yaptığım en acıtıcı tesbitim budur...” mealindeki ifadesi üzerine kendisine bu yazımın olduğunu, aynı konuyu hissettiğimizi ifade etmiş ve kendisi ile de paylaşmıştım. Kaldı ki söz konusu yazıda tasvir edilen batıl, nerede bu da ayrı bir konu. 6.Bu vesile yorum ve değerlendirmelerini vicahi/gıyabi ve e-mail ile yapan okuyucularımıza cidden teşekkür ederiz.

  • Mehmet Çetin

    30.11.2019 10:13:16

    Makalenin yazarı olarak gelen yorumlarda “batılı tasvir” isnadına müsteniden şu izahları yapmamız icab etti: 1.Yeni Asya'da neşredilen her yazı sizin de malûmunuz olduğu üzere heyet kontrolünden geçerek yayınlanmaktadır. Bu yazı yayınlandığına göre, o heyetten geçmiş demektir. Yayın heyetinin, Risale-i Nur prensipleri hususundaki hassasiyeti ise bilinmektedir. Buna rağmen hepimizin gözünden kaçan bir hata zuhur ederse/etti ise Rabbimizden tövbe, kardeşlerimizden özür dileriz. 2. Yayınlandığı günde gazetenin web sahifesindeki bilgilere göre en fazla ikinci okunan yazı konumundadır. Bu da okuyucumuzun alâkasına delildir. 3. Heyetten geçen ve okuyucu alâkasını çeken bir makalenin söz konusu isnad ile sıfatlandırılması, Yeni Asya'nın kurumsal kimliğini savunmam noktasından ağır suçlama olmaktadır. Bu da doğrusu üzer, endişe verir.

  • Mürsel

    23.11.2019 14:02:20

    Gözlerini haramdan korusunlar.” (Nur, 24/30) ve “Zinaya yaklaşmayın!” (İsra/32) emri, bu hataya giden bataklığı ıslah

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı