"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nezaketten rahatsız olanlara ne demeli?

Mehmet KARA
15 Nisan 2019, Pazartesi
Seçim biteli onbeş gün oldu ama tartışması hâlâ bitmiş değil.

Bu tartışma devam ederken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan eski Başbakanlardan Binali Yıldırım’ın eğitimci eşi hakkında sosyal medyada çirkin ifadelerin kullanılması nezaketsizliğin nerelere varılabileceğini gösterdi.

Siyasetin en çirkin yüzü eşler ve çocuklar üzerinden yapılandır. Seçimlere yapılan itirazları konuşurken bu gözden kaçtı. 

Bu yakışıksız ifadelere bütün kesimlerden tepki gelmesi, bu çirkinliği örtmese de ümit verdi. Bu çirkin ifadelere tepki gösterenler birisi olan CHP Milletvekili Mahmut Tanal, sosyal medya hesabından Semiha hanımın fotoğrafıyla birlikte “Hepimizin annesi, ablası kadar güzel bir Anadolu kadını öğretmenimiz. Saygıyla hürmet ediyorum, rencide edici paylaşımlar yapan alçakları nefretle kınıyorum” diye yazmıştı.

AKP’li Mustafa Yeneroğlu da, bu açıklamaya teşekkür ederek, “Daha güzel ifade edilemezdi. Ülkemizin güzel insanlarını birbirine düşmanlaştıran nefret dolu dile hep birlikte karşı çıktığımız nispette ülkemiz daha güzel olacak ve ancak böylece hep birlikte Türkiye olacağız!” diye yazmıştı.

Gerçekten de öyle… İnsanları birbirine düşmanlaştıran, ötekileştirin ve kutuplaştıran ifadeler son yıllarda tarif edilemez şekilde artarken, iktidar partili bir milletvekilinin anamuhalefet partisinin bir milletvekilinin son derece anlamlı paylaşımını tebrik etmesi tebrik edilmesi gereken bur davranış.

Ancak insanlar öyle bir noktaya gelmiş ki, iktidar partisi bir milletvekilinin, muhalefet partili bir vekilin bu insanî tepkisini içine sindirememiş olanlar da var. Kendine “yandaş gazeteci” diyen birisi ise “Ne hale geldik, daha ne söyleyeyim” diyerek bu tebriği yadırgadığını söylemiş.

Aslında esas yadırganması gereken bu tebrikleşmeden rahatsız olan kişidir! Yandaş olun da bu kadar da olmayın!!! Nezakete nezaket gösterin!

Geç kalmadınız mı?

Seçim kampanyaları sırasında olmadık hakaretler yapan, karşı tarafı siyasî rakip olarak değil de düşman gören, kutuplaştıran, ötekileştiren, camiye giden muhalefet partisi adayını protesto eden, dinimizi olabildiğinde siyasete alet eden insanlar şimdi bundan rahatsızlıklarını dile getiriyorlar.

“Yumruklarımızı sıkmadan, karşı tarafla diyalog kuralım. Aynı gemide yaşıyoruz. Bu sokak çıkmaz yol. Birbirimize saygılı olalım” demeye başladılar.

Bu tenkitler seçim atmosferinde söylendiğinde, tepki gösteriyorlar, hatta hakaret ediyorlardı!

Elbette zararın neresinden dönerseniz kârdır, ama biraz geç kalmadınız mı? 

Kim hile yapılıyor derse...

31 Mart seçimlerinin tarihe en çok itiraz edilen seçim olarak geçeceğine şüphe yok. Şimdilerde seçimlere itiraz edenlerin geçmişte seçimlere itiraz edenlere söyledikleri de sosyal medyadan paylaşılıyor. 

Başbakan yardımcılığı sırasında Bekir Bozdağ’ın “Seçimlerde hile yapılıyor” diyenlere söylediği şu cümlelerin altının çizilmesi gerekiyor.

Sayın Bozdağ şöyle demişti: “Türkiye’nin en iyi yaptığı işlerin başında seçim gelir. Bizim sistemimizde seçimi YSK yapmaz, partiler yapar YSK seçimin Sadece denetimini yapar. Türkiye’de sandıkta kim hile yapılıyor derse bilin ki kaybetmesine bahane arıyordur…”

Tabiî biz bunu paylaşırken kimsenin kaybetmesine bahane aradığını söylüyor değiliz. Hafızamızı tazelemek, eskileri hatırlatmak adına paylaşıyoruz... Bakarsınız, bu yorum birilerine bir şey çağrıştırır…

Muhtarlıklar da kaldırılsın!

31 Mart seçimlerinin ardından bir yandan seçim sonuçları üzerinden tartışmalar devam ederken diğer yandan da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ezberleri bozan açıklamaları da devam ediyor!

Seçim sonuçlarını değerlendiren Bahçeli, “Öyle bir sistem inşa edilsin ki, sadece büyükşehir belediye başkanını seçelim, o da üstlendiği görev ve yetkiye dayanarak ilçe belediye başkanlarını belirlesin” teklifini ortaya atmıştı. Siyaset kurumu da bu teklifle ilgili (ortakları AKP de dahil olmak üzere) değerlendirmelerde bulunmamıştı. 

Bu konuda MHP’de yetkililer çalışmaya başlamışken, Bahçeli’den ikinci bir teklif daha geliyormuş. Gazetelerden öğreniyoruz ki, Bahçeli’nin talimatıyla, MHP kurmayları 30 büyükşehirde muhtarlıkların kaldırılması üzerine teklif sunmaya hazırlanıyormuş!

Büyükşehirlerde ilçe belediye başkanlıklarından sonra “muhtarlıklar kaldırılsın” tekliflerinin ardından bakalım sıra nereye gelecek?

Okunma Sayısı: 1138
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    15.4.2019 14:04:27

    Hayırlı günler dileği ile başlayayım.BAHÇELİ herhalde siyasetçi olduğunu ve demokrasi denen bir sisteme sahip olduğumuzu unutuyor.'B.Şehir belediye başkanını seçsin halkımız ,başkanda ilçe belediye başkanlarını seçsin,diyen biri demokrasiyi anlayamamış ya da demokrasiden rahatsız olmuş demektir.Okullarda sınıf mümessili,okul başkanı seçimleri yapılırken ilçe belediye başkanı seçimini lüzumsuz görmek akıl alacak gibi değil. DEMOKRASİ-HAK-HUKUK diyorsa bay BAHÇELİ önce partisinde mahalle delegesinden başlayıp her kademeyi seçimle işbaşına getirecek işi yapsın.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı