"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zamanlama manidar

Mehmet KARA
13 Mayıs 2019, Pazartesi
YSK’nın İstanbul seçimlerini iptal edip 23 Haziran’da yenileme kararını verdiği gün öyle bir şey oldu ki, son yıllarda en çok kullanılan “zamanlama manidar” sözünü akıllara getirdi.

YSK’nın kararının açıklandığı gün terörist başı Öcalan’ın avukatları açıklama yapmıştı. Bu birçok kişi tarafından “çok manidar” bulundu.

“Yeni çözüm süreci mi başlayacak?” sorusu akıllara gelirken, önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Danışmanı Fahrettin Altun, sonra sorulan bir soru üzerine Erdoğan, yeni bir çözüm sürecinin olmadığını söylediler.

Peki, 8 sene sonra Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesine neden siyasetin bu denli hararetli olduğu bir dönemde izin verilmişti? 

HDP milletvekili Ahmet Şık’ın açıklaması da manidar. Şık’ın, bir taraftan, Anadolu Ajansı’nın bile uzun zaman sonra “İmralı” ifadesini kullandığını, diğer yandan “AKP ile yeniden çözüm süreci olmayacak. Ama çözüm masası yeniden kurulacak” iddiasında bulunmuş olması da izah istiyor.

Öcalan’la 2 Mayıs’ta görüşen avukatların açıklamayı 6 Mayıs’ta yani YSK’nın İstanbul seçimlerini iptal ettiğini açıkladığı gün yapması da manidar değil de nedir?

***

GÜN GELİR KAPISINI ÇALARSIN!

31 Mart öncesi birbirlerine söylemediklerini bırakmayan partiler ve genel başkanlar, İstanbul seçimleri iptal edilip 23 Haziran’da tekrarlanması kararının alınmasıyla birlikte birbirlerinin kapısını aşındırmaya başladılar.

Particik diye küçümsedikleri partilere gidecekler mi merak konusu. Çünkü o küçümsedikleri partinin adayı 103 binden fazla oy almıştı. Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki oy farkının 14 bin civarında olduğu düşünüldüğünde bu adayların aldığı oyun ne kadar önemli olduğu ortada!

Demek ki neymiş, üslûp düzgün olacakmış. Gün gelir yüz yüze görüşmek, kapısını çalmak zorunda kalabilirsiniz.

***

NİYE BU KADAR SİNİRLİ?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, cumhur ittifakının dağılacağının yazılıp çizilmesine veya konuşulmasına o kadar sinirleniyor ki, bir anlam verilemiyor. Son grup toplantısında bir yandan, “Cumhur ittifakıyla ilgili yorumları ciddiye almıyoruz” derken diğer yandan da bunu söyleyenlere ağır hakaretlerde bulundu.

Bahçeli’nin bu kadar çok kızmasının sebebi çözülebilmiş değil…

Hele ki, büyük ortak sesini fazla yükseltmezken…

***

SÖZÜN ÖZÜ

“Aklı öldürürsen, ahlâk da ölür. Akıl ve ahlâk öldüğünde, millet bölünür. Kadıyı satın aldığın gün, adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün, devlet de ölür.” 

Fatih Sultan Mehmed

Okunma Sayısı: 2017
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    13.5.2019 15:08:44

    Farzedelim ki, İstanbul'u iktidar kazandı. Ne değişecek? Demokrasi ve hukuk yeniden avdet mi edecek? Ekonomik ve insani gelişmişlik zirve mi yapacak? Hürriyet şahane, adalet kılı kırk mı yaracak? İşsizlik mi azalacak, enflasyon mu düşecek? Beka sorunu mu ortadan kalkacak? Yani kısaca ve özetle: Türkiye'nin ve İstanbul'un kazancı ne olacak? Belki iktidar ve küçük ortağı, "iktidarı ibka etmiş" yani bir miktar ömrünü uzatmış olur o kadar. Hem "yalanın altın çağını yaşadığı" söylenen bir dönemde ülkeyi sevk ve idare edenler kendilerini tepeden tırnağa gözden geçirmelidirler. Zira bunun manevi mesuliyeti, çok büyüktür. "Adalet de devlet de ölmesin" diyenler, 23 Haziran seçiminde bin kez düşünmeli oyunu ona göre vermelidir. Madem iktidar buna "demokrasi sınavı" diyor, seçmen de demokrasi ve hukuku nazara alarak demokrasi ve hukukun kazanacağı bir niyet, istek ve iradeyle sandığa gitmelidir. Çıkış yolu budur.

  • Gündüz Alp-2

    13.5.2019 14:50:15

    Bir zarftaki 4 pusuladan 3'ü dosdoğru 1'i sakat(!?) Ve bir ittifaka "zillet" demenin yanı başında kibarca "hırsız" yakıştırması. Edeb Ya Hû! Artık iktidar kazansa bile öyle anlaşılıyor ki, kendini bekleyen akıbetten kurtulamayacak. İktidar yanlılarının bile içine sinmeyen bu sonuç ve karar, sonunu hızlandırmaktan başka bir şeye hizmet edeceğini sanmıyorum. Çünkü ayrıştırıcı, kışkırtıcı, ötekileştirici, tehdit edici, suçlayıcı, hakaretamiz eylem ve söylemlerde bir değişiklik olmadığı görüyoruz. Demek (millet ittifakı lehine) sonuç da değişmeyecek. Zira milletin talebi ile "cumhur"un talebi örtüşmüyor. Birisi "bölme" diye mesaj verirken öteki, "zillet" şimdi de "hırsız" diyor. Menfi ve menfaatçi siyaset her gün toplumsal yapıda yeni fay hatları oluşturuyor. Bu da linç kültürünü tetikliyor. Gazeteciyi darp eden zorbaların dediği gibi: "Dövün dediler, dövdük!" Bir adım sonrası: "Öldürün dediler, öldürdük"mü olacak? Gidişat hayra alamet değil.

  • Gündüz Alp

    13.5.2019 14:37:51

    Sayın Kara, yazınızın sonundaki "Sözün özü" Türkiye'nin özeti. Fatih (rh.a) sanki sözü şu günlerimiz için söylemiş gibi, değil mi? Akıllar tutsak, ahlak yozlaşmış, millet ayrışmış, hâkimler talimatla iş görür, mülkün temeli olan adalet sekerat-ı mevt halinde. Geriye ne kaldı? 31 Mart seçiminin sonucu da ders vermemiş. Hâlâ "zillet" söylemi bütün sertliği ile devam ediyor. Bu öfke, kin, nefret, fikr-i intikam nedendir? Demokrasi ve hukuku 16 Nisan'da rafa koyanlar şimdi de 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine "demokrasi sınavı" diyorlar(????) Biz o sınavı ysk'nın iptal/yenileme kararı verdiği gün kaybettik. Hür ve demokrat dünyanın -haklı- tepkilerine bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Demek "beka" söylemi tutmamış olacak ki şimdiki söylem "demokrasi." Olmayan şeyin sınavı mı olur? Seçimi kaybeden adaya soruyorlar:"Seçim neden iptal edildi?" Cevap: "Çok basit çünkü çaldılar!" (T24,12.5) İyi de ysk kararında öyle demiyor. El insaf Ya Hû!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı