"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İntikam

Misbah ERATİLLA
14 Nisan 2019, Pazar
İnsan, fıtratı gereği haksızlığa uğradığında ruh dünyasında büyük ölçekli depremler yaşar.

Bu yıkımın ardından insanda duygusal çöküntü ve değersizlik başlar. Daha sonra kişi, zarar gördüğü kişiye bir an önce ceza vermek ister. İntikam arzusu onu tamamen ele geçirir. Zihni ve ruhu bu amaç doğrultusunda bütünleşir ve en kötü yol olan intikama başvurur.

Yüksek ruhlu insanlar, bilinen yolunun dışında farklı bir şekilde intikam alır. Kaliforniya’da yaşayan yaşlı bir adamın 30 yıl boyunca sevgiyle büyüttüğü ağacı, “kökleri kaldırıma zarar veriyor” gerekçesiyle belediye tarafından kesilir. Kesilen ağacın sahibi bir zaman sonra belediye başkanına bir mektup yazar.

Mektupta belediye başkanına hitaben: “Ben bir ağaç uzmanıyım. Yıllardır tarımla ilgilenir ve ağaçlarla ilgili kitaplar okurum. Bence ağaçlar dünyanın en güzel şeyidir. Bugün size ölüm, hayat ve intikam ile ilgili bir hikâye anlatacağım. Üç yıl önce bugün belediyeniz 30 yıllık ağacımın ölüm fermanını imzaladı. Ağacımı kestikten sonra yer altındaki köklerini de çıkardılar. Belediye ağacımın kökleri kaldırıma zarar veriyor gerekçesiyle bir de bana para cezası kestiler. Ben yaşlandım ve ardımda bir şey bırakmak istiyordum. Hâlbuki kesilen ağacımla çok ilgilenmiştim. Onu daha küçük bir fide iken dikip ağaca evirilinceye kadar çocuğum gibi sevdim ve izledim. Kesilen ağacım oldukça sağlıklı bir ağaçtı. Çocuğum kadar sevdiğim ağacımı elimden aldığınız için sizden intikam almaya karar verdim. Siz ağacımı kesmekle, esasında çocuğumu öldürdünüz. Size bunun hesabını sormak ve sizden intikam almak için iki yıl yedi ay boyunca gizlice 45 Sekoya Ağacı (Dünyanın en büyük ve en uzun yaşayan ağacı) ve 82 Mamut Ağacı’nı belediyenize ait alanlara diktim. Diktiğim bütün ağaçlar artık kök salmış durumda. Diktiğim yeni ağaçları fark etmişsinizdir. Onlar Mamut Ağacı ve ilerde daha da büyüyecekler. Yavrum, çocuğum olan ağacımı keserek öldürdünüz, ama bunun intikamını almak için yüzlerce ağaç diktim. Bu birkaç yıl içinde ağaçların boyları 50-90 metre kadar uzayacak ve 2.500 yıl kadar yaşayacak. Siz bu gün kalkıp sadece birini kesmek isterseniz, bunun maliyeti size 1.500 dolar olacaktır. Sizin 3 yıl önce bana kestiğiniz faturayı, bu gün size kat kat fazlasıyla kesiyorum. Belediyenin etrafının büyük ağaçlarla çevrili olduğunu görmem, ölen ağacımın huzur içinde yatmasını sağladı. İyi günler dileğimle.” der. Böylece Kaliforniyalı yaşlı adam gerçek intikamın nasıl alınacağını bütün dünyaya göstermiş olur.

Başka bir örneği Bediüzzaman Hazretleri’nin hayatında da görmekteyiz. Bediüzzaman Hazretleri suçsuz ve sebepsiz olarak baskı altında keyfî bir şekilde otuz yıl hayatını hapislerde ve gözaltında geçirir. Ona tuzak kurup onun için zindanlarda yer hazırlayanlardan ve yirmi küsûr sefer zehirlenip ölmesini isteyenlerden nasıl bir intikam aldı dersiniz. 

Onun bir an önce ölmesi için çukur kazanlara, o engin yüreğiyle Cehennem çukurlarından kurtulmaları ve ıslah olmaları için duâ etti. Ebedî hayatlarını kurtarmak için hep duâ etti.

İmanla kabre girsinler diye gözyaşı dökerek talebelerine şöyle seslendi: “Benimle beraber çok talebelerim de türlü türlü musîbetlere, eza ve cefalara maruz kaldılar, ağır imtihanlar geçirdiler. Benim gibi onlar da bütün haksızlıklara ve haksız hareket edenlere karşı bütün haklarını helâl etmelerini isterim. 

Çünkü onlar bilmeyerek kader-i İlâhînin sırlarına, derin tecellilerine akıl erdiremeyerek bizim dâvâmıza, hakikat-i imaniyenin inkişafına hizmet ettiler. Bizim vazifemiz onlar için yalnız hidayet temennisinden ibarettir. Bize eza ve cefa edenlere karşı hiçbir talebemin kalbinde zerre kadar intikam emeli beslememesini ve onlara mukabil Risale-i Nur’a sadâkat ve sebatla çalışmalarını tavsiye ederim.” 1

“Bana lüzumsuz evham yüzünden eziyet edenlerin yakında ölümle idam-ı ebediyeye giriftar olacaklarını düşünüp, hakikaten acıyorum. Ya Rabbi, onların imanını Risâle-i Nur’la kurtar! İdam-ı ebediden, sırr-ı Kur’ân’la terhis tezkeresine çevir! Ben de onlara hakkımı helâl ediyorum.” 2 

Acı ve sıcak intikam duygusunu merhamet ve şefkatle yıkayarak ona düşmanlık yapanların ellerinden tutarak Sırat Köprüsü’nde geçmelerine yardımcı olmaya çalıştı. 

Daha sonra şöyle devam etti: “Mademki nur-u hakikat, imana muhtaç gönüllerde tesirini yapıyor; bir Said değil, bin Said feda olsun. Yirmi sekiz sene çektiğim eza ve cefalar ve maruz kaldığım işkenceler ve katlandığım musîbetler hep helâl olsun. Bana zulmedenlere, beni kasaba kasaba dolaştıranlara, hakaret edenlere, türlü türlü ithamlarla mahkûm etmek isteyenlere, zindanlarda bana yer hazırlayanlara, hepsine hakkımı helâl ettim.”

İmanın, insanı nereden alıp nereye kadar yükselttiğini şöyle anlatır: “Eğer Risale-i Nur’u tenkit fikriyle tetkik eden adliye memurları, imanlarını onunla kuvvetlendirip veya kurtarsalar, sonra beni idamla mahkûm etseler, şahit olunuz, ben hakkımı onlara helâl ediyorum. Çünkü biz hizmetkârız. Risâle-i Nur’un vazifesi imanı kuvvetlendirip kurtarmaktır. Dost ve düşmanı tefrik etmeyerek hizmet-i imaniyeyi hiçbir tarafgirlik girmeyerek yapmaya mükellefiz.”

Bediüzzaman Hazretleri maksadının geçici dünya saadeti değil, ahiret saadeti olduğunu söyler. Ona zulmedenlerin iman etmeleri durumunda, ona yapılan enva-i çeşit zulümleri affederek intikam almanın farklı yolunu göstermiş olur. Onun takip ettiği yol kalp ve akılda inkâr düşüncesini kaldırarak kâmil insan olmak için hizmet etmektir. 

O rıza-i İlâhî kazanınca intikam ateşinin nasıl merhamete ve şefkate dönüştürdüğünü hayatıyla gösterdi.

Bediüzzaman Hazretleri ona zulüm edenlerin ebedî hayatlarını kurtarma ve ahirette onları mutlu etmenin peşinde koştu. O kırılan, sökülen birkaç ağaca bedel, sevgi ormanları kurarak insanların sahili selâmete varması için uğraştı.

Dipnotlar: 

1- Konuşan yalnız hakikattir- Emirdağ Lâhikası.

2- Emirdağ Lâhikası-30. sayfa.

Okunma Sayısı: 938
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • emin bozkus

    14.4.2019 12:24:02

    Eyvallah Misbah Hocam kalemine sağlık. Mükemmel.

  • Kasım Seçkin

    14.4.2019 09:54:29

    işte Allah ın verdiği bazı duyguları yerinde kullanmanın en doğru yolu. Misbah hocama teşekkür. Örnek çok harika idi. Gerisi konuşan yalnız hakikat dı. Bu asrda Kur an a hizmet etmenin en doğru en çileli en tesirli nurani Cadde i kübra yoludur.

  • Abdullah Tunç

    14.4.2019 08:22:08

    Zulmedenlerden mükabele-i bil misil zalimane kaidesi ile değil,e ebedi ha yatlarını kurtarmaları için dua ederek, iman fidanlarını yetilştirerek intikam alır. Müspet mukabele tarzı...Nurani mukabele...Bütün dünyaya örnek, hüsnümisal.Asil bir duruş, emniyet ve asayişi koruyucu,huzur ve sükünü temin edici,Şefkatkarane tavır. Kin nefret ve intikam ateşiyle insanların hayatını zehirleyen,içtima-i ve siyasi hayatı cehenneme çeviren insanlların kulakları çınlasın.Asrın şefkat sulta ından ibret ve ders alsınlar...Sevgili hocam,elinize,dilinize,kaleminize sağ lık.Enfes bir makale olmuş.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı