"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir yaşlının ruh dünyası

Muzaffer KARAHİSAR
19 Mart 2019, Salı 01:20
Hayli ilerlemiş yaşı, sağlık problemleri, bakım güçlükleriyle cezaevi şartlarından denetimli serbestlikle tahliye edilince huzurevinde kalması uygun bulunmuştu.

Kemal Bey artık bundan sonra farklı bir kurumda değişik insanlarla yaşantısına devam edecekti. Daha sonraki zamanlarda cezaevi hayatı ve hatıratıyla kurum hizmetlerinin farklı yönlerini anlar ve anlatır, diye düşünmüştüm…

Kuruma gelen herkes gibi sosyal servis, sağlık çalışanları ve diğer görevliler kurum hizmetlerini tanıtmak, rahat edebileceği imkânları sunmak anlamında çalışmalar yapar, kayıtlar tutarlardı. Geçirdiği rahatsızlıklar, devam eden hastalığı, kullandığı ilaçlar ve tedavileri en ince ayrıntısına kadar araştırılıp gereği yapılırdı. 

Onunla diyalog kurmaya çalışan görevlilerden ufak tefek şikâyetler gelmeye başladı. Konuşma tarzının ve tavırlarının rahatsız edici olduğunu söylediler. Her çevrenin ve her insanın kendine has mizacı, konuşma tarzı, anlatım üslubu ve adabı farklı olabilir, fazla üzerinde durmadan, bizleri tanıması, huzurevine alışması ve uyum sağlamasına yardımcı olmaya çalışalım, dedim. 

Kat sorumlusu, Kemal Bey’den epey tedirgin olmuşa benziyordu. Çekinerek bana geldi. Kattaki yaşlıların ve personelin aynı kişiden rahatsız olduğunu anlatmaya başladı. “Durmadan racon kesiyor. Asıyor, kesiyor… Kimse karışamaz, istediğimi yaparım diyor. Herkese kötü davranıyor, kabadayı hakaretleri var…” Biraz sonra kendisiyle tanışmaya geleceğimi söyleyin, dedim. 

Kata çıkarken aklımda hep “Mukteza-i hale mutabakat” yani duruma uygun davranmalıyım, diye geçiyordu. Yılları cezaevinde geçmiş, hasta ve yaşlı bir insanın anormal davranışlarının olabileceğini, onunla konuşarak, anlayıp empati yaparak zamanla iyi sonuçlar alabileceğimizi umuyordum. 

Onun bulunduğu oda tarafına yöneldim. Personel ve yaşlılar benim nasıl bir davranışla karşılanacağımı merakla, tedirginlikle ve endişeyle bekliyorlardı. Yaşlı haliyle ayağa kalmış, gururlu ve sert bakışlarla beni süzdü. Biraz mecalsiz görünüyordu. Hafif kırçıllı ve kısa pala bıyığı vardı. Ben de vakarlı ve kibar bir ses tonuyla “Hoşgeldin” deyip elini sıktım. Hâl hatır sordum. Gayet kibar cevaplar verdi. Odasında tanıştık, konuştuk. Cezaevinde geçen hayatının uzun yıllarını kısacık zamana sığdırdı.

Görevlilere: “Kemal Beyin, hizmetini aksatmayın. Bizlere alışması, sevmesi ve aynı yere geri dönmemesi için ne gerekiyorsa yapalım. Bu anlayışlı, olgun ve tecrübeli insan, ailemizin yeni ferdi...” dedim. Kemal Beye de: “Yarın sabah çay içmeye odama bekliyorum.” deyince yüzündeki donuk mağrur ifade yerini, tebessüm ve kibar davranışa bırakmıştı. “Olur, neden olmasın.” diye cevap verdi. 

Ondan ayrıldıktan sonra 40-50 senen ömrünü mahkûm olarak taş duvarlar arasında geçirmiş seksenli yaşlarda bir insanın hali gözümün önüne geldi. Babasının üç kişi tarafından öldürülmesini anlatırken hüzünlenip ağladı. O üç kişiyle farklı zamanlarda hesaplaştığı... Ve ömür boyu mahkûmiyet… Zavallı bir insanın ömrüne, yaşantısına, konuşmasına, psikolojisine ve ruh dünyasına kara bulut gibi çökmüş bir dünyanın acı izleri vardı.

Her zaman görüşüp konuşurduk. Ona Baba Kemal, derdim. Çoğu zaman da Baba, nasılsın? diye takılırdım. Her seferinde gözleri yaşarır, dudakları burkulur ağlayan bir insan ya da buruk bir mutluluk vaziyeti alırdı. Tedavileri iyiye gidiyordu. Samimiyetimiz artmıştı. Bir gün kendisine bu durumu ve yeni geldiği zaman arkadaşlara neden kötü davrandın diye sordum? 

Sen bana: “Baba” dediğin vakit, rahmetli babamı hatırlıyorum. Kendimi tutamayıp ağlıyorum, dedi. Geldiğim zamanki davranışıma gelince: Burayı tanımıyordum. Nasıl davranılacağını da bilemediğimden cezaevindeki gibi davrandım. Orada koğuşa yeni gelen çaylaklar, eskilerin emrini dinlemek zorundadır. Orada ben hep kıdemli olduğum için daima emir verirdim, dedi. 

Okunma Sayısı: 1088
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    19.3.2019 17:12:50

    Huzur evindekilerin tehditleri ve dine dönüş ve pişmanlıkları bsğlamında yazmanızı rica ediyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı