"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Yetiştirilmiş Hayatlar”

Muzaffer KARAHİSAR
23 Temmuz 2019, Salı
Yıllardır yazılarını okur, çizdiği resimleri, karikatürleri severek izlerdim.

Afyonkarahisar kitap fuarında yakından görüp tanışmıştık. Yeni Asya reyonunda çocuklarla ilgileniyor, tanışıyor, konuşuyor, saatlerce yorulmadan portrelerini çiziyordu. Geniş omuzlu, esmer görünümlü, bakışları keskin, mütevazi, samimi ve olgun bir duruşu vardı.  Hafif burma bıyıkları ve kibar, nezaketli konuşmalarıyla sanatçı ruhunu aksettiren bir İstanbul beyefendisi olarak dikkatleri üzerine topluyordu. Fuar yönetimi ismini, resmini afişlere asmış, zaman zaman da “Yazar ve çizer Demirhan Kadıoğlu aramızda kitaplarını imzalamaktadır...” anonsları geçiyordu.

Yılların olgunluğuyla o bütün zamanını genç okurlara ve çocuklara ayırmıştı. Eşi hanımefendi Demirhan Beyin etrafında pervane gibiydi. Eşine olan sevgisi, ilgisi, bağlılığı ve desteği; sıcak, samimi ve şefkatli tavırlarından hemen fark ediliyordu…  

Geçtiğimiz hafta sonu uzunca bir sohbetimiz oldu. Demirhan Kadıoğlu gıyaben tatlı, akıcı, hoş sohbetini bütün dikkatimle takip ettim. Hayatın gerçekleri onun anlatımından dinleyip de burnunun direği sızlamayan, gözleri yaşarmayan insan düşünemiyorum. Dayanılması güç problemlerin, hastalıkların ve muhtaçlıkların üstesinden gelmiş, acıları ve zorlukları aşarak kalemiyle hayata tutunmuş bir insanın isyan etmeden, yılmadan, inancıyla geldiği noktayı, ulaştığı başarıyı görünce ona olan sevgim ve saygım bir kat daha arttı. 

“Yetiştirilmiş Hayatlar” beni ve etrafımdakileri çok etkiledi. Bazı bölümleri torunumla birlikte okurken ağlayınca küçük torunum peçeteyle gözyaşlarımı kuruluyordu. Abla kardeş, aile nimetini ve güzelliklerini veren Allah’a şükürler ediyorlardı. Anne şefkatini, baba sevgisini hiç tatmamış, sıcaklığını hissetmemiş, kokusunu almamış masum bir çocuğun dramı, özlemi, acılı ve zor geçen yılların hikayesi…  

Demirhan Kadıoğlu bir solukta zevkle okunacak, akıcı ve sürükleyici bir üslupla kaleme aldığı Yetiştirme Yurdu hayatı olayların fotoğrafını çekiyor ve bir devrin sıkıntılarını olduğu gibi kendi hayatı üzerinden ajitasyon yapmadan nazara veriyor... Duyguları, heyecanları, beklentileri, ümit ve arzuları kısaca bir çocuğun bütünüyle ruh dünyasını en güzel ve kibar ifadelerle anlatıyor…

Yatılı okulda okumuş bir insan olarak aynı zamanda 15 sene yetiştirme yurdunda çalışmış bir eğitimci gözüyle çocukları anladığımı, onların içindeki cevherleri keşfettiğimi sanırdım. Onların iç alemlerine ulaştığımı sanarak anekdotlardan zaman zaman aktarmaya çalışırdım. Hatta kurumda görev yapmış, emek vermiş, zaman harcamış insanların kitaplarını ve hatıralarını okurdum. 

Şimdi anlıyorum ve itiraf ediyorum! O dünyanın dışında kalan bizler, o bakir, ıssız, sessiz ve kendilerine özgü hayatın ancak bir kesitini görebilmişiz. Yaşayan bilir. Onların pembe ufuklarındaki hülyaları, hayalleri, rüyaları, korkuları, acıları özlemleri keşfetmek, yakalamak, anlamak ve idrak etmek için “Yetiştirilmiş Hayatlar” gibi nur ikliminden ilham almış, iman iksiriyle yazan keskin kalemlerin ve zengin ifadelerin cömert zenginliklerindeki rahle-i tedrise ihtiyacımız varmış…  

Demirhan Kadıoğlu, hayata hoşgörü ile bakabilen, her şeyin güzel tarafını gören, içli, şefkatli ve merhametli bir insan. İç dünyasındaki fırtınaları ve karşılaştığı zorlukları sabırla, sükunetle, tevekkül ve takdir-i İlahi’ye boyun eğerek üstesinden gelmiş bir insan. İçinde kin, nefret, intikam duyguları barındırmayacak kadar olgunluğa, erdeme ve merhamete sahiptir. Kendisini hiç arayıp sormayan babasını yılar sonra bulduğunda en küçük kırıcı, incitici bir tavır ve söz sarf etmeyecek kadar saygılı, zarif ve kibar mizacı var.

“Ben yine de hayatımızı dokunan, bize şekil veren ve yetiştirme yurtlarında olanca gayretiyle çalışan personel ve öğretmen kadrosuna teşekkür etmeden geçemeyeceğim…” diyor kitabında. 

Kültür hayatımıza, göz zevkimize, kalbimizin derinliklerine ve inanç dünyamıza sunduğun güzellikler için asıl bizler sizlere binler teşekkürler etmeliyiz, sevgili Demirhan kardeşim… 

Okunma Sayısı: 1452
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ercan

    24.7.2019 01:10:32

    Çocukluğumun 3 yılını ailemden uzak yatılı okudum. Orada anla(şıl)mak zor. Tavsiyeniz dikkatimi çekti. Okur ve kendimi (hoyratlıklarımızı, masumiyet çocukluğumuzu) bulurum inşallah..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı