"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nâr, nuru yakmaz

Nurenda Yaşar
25 Kasım 2018, Pazar
Cenâb-ı Hak insanı yaratırken, onu şekillendirmiş, ona bir suret vermiş ve onu cisim mertebesine çıkarmıştır.

Ancak insanı sadece o makamda bırakmamış ve hayvandan farklı olarak akıl, kalp, sır, lâtife, hissiyatla donatmış, ona farklı âlemleri de göstermiş ve farklı lezzetleri de tattırmıştır. Onun bu isteklerine uygun olarak ebedî hayatı halketmiş ve şekillendirmiştir.

İnsanın yaşayışı bir nevi onun nasıl bir ebedî âlemde yaşamak istediğinin özetidir. Nefsinin emirleri doğrultusunda yaşayan bir insan, Cenneti arzu etse de yaşayışıyla aslında Cenneti değil Cehennemin onun için uygun yer olduğunu göstermiş olur. Bu dünyadaki yaşayışımızın boyutu neyi istediğimizle çok alâkalıdır ve Allah da ona göre bize yer belirleyecektir. Bizi biz yapan elimizdekileri değerlendirme biçimimizdir. Şükredilmemiş her nimet, tefekkürü yapılmamış her güzellik, kılınmamış her namaz, tutulmamış her oruç, Allah’tan gafil her an aslında bizim için Cehenneme doğru bir yolculuktur. Her yolun bir başlangıcı ve bir de sonu vardır. Sonu ise sürecin nasıl gittiği ile ilişkilidir.

Yanmak ve nurlanmak, işte iki son… İki farklı tarz… Allah, yarattığını elbette temizleyecektir. İnsan fikirleriyle, duygularıyla, yaşayışıyla ya bir Cehennem odunu olmayı hak eder, ya da Cennetin nurlu âleminin bir parçası. Biz şu anda bile bir yere aidiz. Hiçbir anımız israf olmuyor. Bulunduğumuz her hal iki yoldan birine doğru gidiyor.

Cennetteki hiçbir şey sadece cisim düzeyinde değildir ve sadece nefse hitap etmez. İnsan denilen çok yönlü mahlûkun, her bir mertebesini doyuracak nitelikte bir yerdir. İnsan, dünyadaki hayatı ile neye ve nereye lâyık ise, ahirette de oraya gider. Her şey lâyık olduğu yerde yer alır. Allah hiçbir şeyi boş yere yaratmadığı gibi, yarattığını da en güzel yerde yaşatmak ister. Ama, insan isyan ile bu güzellikleri reddetmezse...

Cehennem de cisim diyarıdır. Orada boyut yoktur. Nefis dairesinin varacağı yerdir orası. Hayatını bir camit gibi yaşayanların sonudur. Çünkü nâr yakıt ister. İnsan ve onun camit duyguları Cehennem için elbette bir yakıt olacaktır.

İnsan, ne bu dünyada ne de öbür dünyada israf olacak bir mahlûk değildir. Yaradan yarattığını değerlendirir. Ama sonunun ne olacağına gelince işte oradaki tercih insana bırakılmıştır. İnsan kendini cisim mertebesinden kurtardığı ölçüde sonunun bir Cehennem yakıtı olmasının önüne geçer. Öyle ya da böyle sonunda bir yere lâyık olacaktır. İnsan, sonunu bir atık olmaktan kurtarıp, hak ettiği şerefli makama yaklaşmalıdır.

Okunma Sayısı: 971
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı