GEÇTİĞİMİZ günlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, oldukça talihsiz bir laf etti.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nu, (takip ettiği dış politikayı eleştirmek için), Enver Paşa’ya benzetip “Küçük Enver” nitelemesiyle çok önemli bir tespit yapmış gibi konuştu. Seyircilerde Kılıçdaroğlu’nun bu müthiş vurgusundan heyecan duymuş olacaklar ki, coşkuyla alkışladılar.
Konuşma talihsizdi, çünkü Enver Paşa Türkiye tarihinin önemli isimlerinden, kahramanlarından birisi. Her yıl haklı olarak övündüğümüz, gururlandığımız Çanakkale Zaferi’nin başkomutanıdır.
Yıllarca ilkokuldan üniversiteye kadar, Çanakkale Savaşı’nı bütün cepheleriyle ve boyutlarıyla bir tarafa bırakıp, “Conk Bayırı” kahramanları üzerinden öğrenmiş nesillerin, burada haklı olarak Yarbay Mustafa Kemal’in başarısına ve mücadelesine hayran kaldıkları bilinmektedir.
Tarihin içinden
Nesiller içerisinde, farklı sorular sorup, diğer cephelerde ne olduğu merak edilince elbette ki ezberleri sürdürmek kolay olmayacaktı. Mustafa Kemal’in Conk Bayırı’ndaki komutanı kimdi, sorusundan başlayarak yeni sorular sorup, meseleyi Balkan bozgunundan sonra, orduyu toparlayıp yeni bir anlayış ve ruhla organize edip, Çanakkale’de destan yazar hale getiren komutanlar kimlerdi, sorusuna getirince durum değişmeye başlıyordu.
Hele açıkça, “Çanakkale Savaşı’nın başkomutanı kimdi” diye sorunca, bazılarının moralinin bozulduğunu göstermemek için ya yüzlerini çevirmek ya da konuyu değiştirmek durumunda kaldıkları görülmektedir.
Tarihini bu kadar yap-boz tahtası haline getirmiş, eğrileri doğru doğruları eğri haline sokmuş, herhalde bizden başka milletler de vardır. Ama meseleyi bu kadar gerçeğin dışına taşımış, resmi ideolojiyle tarihsel olanı tahrif etme konusunda, bunların çoğunun Türkiye’yle yarışamayacak durumda oldukları, gerisinde kaldıkları söylenebilir.
Tabii olarak, “Çanakkale Savaşı’nın başkomutanı Enver Paşa’dır” deyince, önce bir şaşkınlık, sonra “Tamam öyledir ama esas komuta Almanlar’dadır, Almanlar olmasaydı durum farklı olurdu” gibi, mazeretler üretilmeye çalışılmaktadır. Sarıkamış’ta Almanlar yok, sadece Enver Paşa var, ama Çanakkale’ye gelince, Almanlar var, Enver Paşa yok oluyor. Tam bir sihirbazlık gösterisi.
(...)
Enver Paşa’nın politik olarak eleştirilmesinin, bir şey ifade etmesi için, ittihatçı geleneğin belli bir düzeyde takipçisi durumundaki Kemalizm ve tek parti uygulamalarının, Türkiye’nin siyasal yapısına yansıttığı olumsuzluklarla hesaplaşmak gerekmektedir.
Meselenin diğer boyutu ise, Enver Paşa’nın tarihi kişiliği, devlet adamlığı veya askerliğiyle birlikte savaşlarda ortaya koyduğu mücadelesi ve idealizmle ilgilidir.
Vedat Bilgin / Bugün, 15.7.2012