"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nur hizmetinin hadimleri (8)

16 Ağustos 2019, Cuma
Şu hizmet-i Kur’âniye ve imaniyenin iç içe girmiş hizmet daireleri aşktan çok daha tesirli ve ileri derecede olan şefkat ve muhabbetle dönüyor, işliyor ve meyve veriyor. Müşfik eller, diller, kalpler, akıllar, ruhlar ve müşfik dostlardan teşkil edilen, oluşan bu nuranî hizmet daireleri; muhtaç gönüllerde cilvelenmek, görünmek ve aydınlatmak için marifetullahın her türlü mertebelerinde tecelli eden tevhid ve vahdaniyet ve ehadiyet nurlarını elde ederek neşretmeye ilân ve ispat etmeye gayret ediyorlar.

Şu nuranî kudsî hizmette fikrî, aklî ve kalbî olarak müşfik hademelerin şefkatleri adeta bir şifreli anahtar vazifesi yaparak, kapalı ve karanlık kapıları sonuna kadar açmaya ve nurlandırmaya çalışıyorlar.

Demişler ya, “sabreden derviş, muradına ermiş” Evet Nurun hademeleri yaptıkları yapacakları her işlerinde muhakkak bir surette sabrı, sabırlı olmayı ve sabırla hareket etmeyi bu nuranî hizmetin selâmeti için esas almalılar ve “sabır acıdır, meyvesi tatlıdır” gerçeğine mazhar olmalıdırlar. Geçmişteki sabırsızlık tecrübelerinden muhakkak dersler alınarak, geleceği ve gelecekte yapılabilecek nuranî hizmetin mertebeli faaliyetlerine ümitle, şevkle ve aşkla hazırlanabilmelidir. Sabırsızlığın sadece içinde bulunduğumuz zamana değil istikbale ait kalbî, ruhî, aklî, imanî hizmetlere de zarar vereceğini iyi bilmek lâzımdır ve buna göre de davranılmalıdır. Çünkü Risale-i Nurlar’la imanî, Kur’ânî, İslâmiyet hizmeti kesinlikle maddî değildir, manevîdir. Bu bakımdan manen nefis ve şeytanımızı susturmak ve başkalarının nefis ve şeytanlarının susturulmasına, terbiye edilmesine yardımcı olmak için sabır muhakkak lâzımdır ve sabırlı olarak hizmet yapmak da esastır.

İnsanlık tarihinde ve İslâm tarihinde olduğu gibi bir kısım insanların bir kısım Müslümanların çalışmaları, iş yapmaları, gayret göstermeleri, bir kısmının ise gaflet ve tembellik döşeğinde hazırcılıkla vakit geçirmeleri nasıl yanlış ve noksan bir davranış, fiil ve faaliyetse; kudsî Nur hizmetinin hademelerinin bir kısmının çalışması ise hodperestlik, enaniyet, gurur ve tembellikle gaflette bulunmaları ve sadece lâfta hizmet ve gayretten dem vurmaları da yanlıştır. Koca Üstad’ın dediği, "Kimin himmeti milletiyse o tek başına bir millettir." veciz ifadesini adeta yalanlamak ve inkâr etmektir.

Hedeflenmiş, gaye edinilmiş kudsî iman, Kur’ân hizmetinin hedefine ulaşabilmesi, hademelerinin muvaffak olabilmeleri; ancak ve ancak himmetlerini, gayelerini, iman, Kur’ân, İslâm hakikatlarının okunmasına, anlaşılmasına ve neşrinin yapılmasına teksif etmeleri ve bu yolda nefislerini hizmetkâr kılmalarıyla mümkün olabilir.

Okunma Sayısı: 689
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı