"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsan, Cenab-ı Hakk’ın antika bir san’atıdır

Risale-i Nur'dan
18 Nisan 2019, Perşembe

BİRİNCİ NOKTA

İnsan, nur-u iman ile a’lâ-yı illiyyîne çıkar, Cennete lâyık bir kıymet alır. Ve zulmet-i küfür ile esfel-i sâfilîne düşer, Cehenneme ehil olacak bir vaziyete girer. Çünkü iman insanı Sâni-i Zülcelâl’ine nisbet ediyor. İman bir intisâbdır. Öyle ise, insan iman ile insanda tezahür eden san’at-ı İlâhiye ve nukuş-u esma-i Rabbaniye itibarıyla bir kıymet alır. Küfür, o nisbeti kat’ eder. 

O kat’dan san’at-ı Rabbaniye gizlenir, kıymeti dahi yalnız madde itibarıyla olur. Madde ise, hem fâniye, hem zaile, hem muvakkat bir hayat-ı hayvanî olduğundan, kıymeti hiç hükmündedir.

Bu sırrı bir temsil ile beyan edeceğiz. Meselâ, insanların san’atları içinde, nasıl ki maddenin kıymeti ile san’atın kıymeti ayrı ayrıdır; bazen müsavi, bazen madde daha kıymettar, bazen oluyor ki, beş kuruşluk demir gibi bir maddede beş liralık bir san’at bulunuyor. Belki bazen, antika olan bir san’at, bir milyon kıymeti aldığı hâlde, maddesi beş kuruşa da değmiyor. İşte öyle antika bir san’at, antikacıların çarşısına gidilse, harikapişe ve pek eski hünerver san’atkârına nisbet ederek, o san’atkârı yâd etmekle ve o san’atla teşhir edilse, bir milyon fiyatla satılır. Eğer kaba demirciler çarşısına gidilse, beş kuruşluk bir demir pahasına alınabilir.

İşte insan, Cenab-ı Hakk’ın böyle antika bir san’atıdır ve en nazik ve nazenin bir mu’cize-i kudretidir ki, insanı bütün esmasının cilvesine mazhar ve nakışlarına medar ve kâinata bir misal-i musağğar suretinde yaratmıştır.

Eğer, nur-u iman, içine girse, üstündeki bütün manidar nakışlar o ışıkla okunur. O mü’min, şuur ile okur ve o intisabla okutur. Yani, “Sâni-i Zülcelâl’in masnuuyum, mahlûkuyum, rahmet ve keremine mazharım” gibi manalarla, insandaki san’at-ı Rabbaniye tezahür eder. Demek, Sâniine intisabdan ibaret olan iman, insandaki bütün âsâr-ı san’atı izhar eder. İnsanın kıymeti, o san’at-ı Rabbaniyeye göre olur ve âyine-i Samedâniye itibarıyladır. O hâlde, şu ehemmiyetsiz olan insan, şu itibarla bütün mahlûkat üstünde bir muhatab-ı İlâhî ve Cennete lâyık bir misafir-i Rabbanî olur.

Eğer kat’-ı intisabdan ibaret olan küfür insanın içine girse, o vakit bütün o manidar nukuş-u esma-i İlâhiye karanlığa düşer; okunmaz. Zira Sâni unutulsa, Sânia müteveccih manevî cihetler de anlaşılmaz; âdeta baş aşağı düşer. O manidar âlî san’atların ve manevî âlî nakışların çoğu gizlenir; bâkî kalan ve gözle görülen bir kısmı ise, süflî esbaba ve tabiata ve tesadüfe verilip, nihayet sukut eder. Her biri birer parlak elmas iken, birer sönük şişe olurlar. Ehemmiyeti yalnız madde-i hayvaniyeye bakar. Maddenin gayesi ve meyvesi ise, dediğimiz gibi, kısacık bir ömürde, hayvanatın en âcizi ve en muhtacı ve en kederlisi olduğu bir hâlde, yalnız cüz’î bir hayat geçirmektir. Sonra tefessüh eder, gider. İşte küfür, böyle, mahiyet-i insaniyeyi yıkar; elmastan kömüre kalbeder.

Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, s. 347-48

LÛ­GAT­ÇE:

a’lâ-yı illiyyîn: Yüceler yücesi.

antika: Sanat değeri olan; kendine has değişik ve acayip tarafları olan.

âsâr-ı san’at: San’at eserleri.

âyine-i Samedâniye: Allah’ın hiçbir şeye muhtaç olmadığı ve her şeyin O’na muhtaç olduğu manasındaki “Samed” isminin tecellisini gösteren ayna.

esbab: Sebepler.

esfel-i sâfilîn: Aşağıların en aşağısı.

esma: İsimler.

fâniye: Yok olucu, geçici.

harikapişe: Harika işler yapan.

intisab: Mensup olma, bağlanma.

kat’: Kesme.

kat’-ı intisab: Alâkayı ve bağlılığı kesme.

masnu: San’atla yapılmış.

misal-i musağğar: Küçültülmüş örnek.

mu’cize-i kudret: Allah’ın kudretinin mu’cizesi.

muvakkat: Geçici.

müsâvî: Eşit. 

nisbet: Münasebet, bağ.

nukuş-u esma-i Rabbaniye: Allah’ın isimlerinin nakışları.

Sâni-i Zülcelâl: Sonsuz büyüklük sahibi, her şeyi san’atla yaratan Allah.

zâile: Son bulucu, yok olucu.

zulmet-i küfür: Küfür karanlığı.

Okunma Sayısı: 1328
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı