"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çocuk ne için istenmeli?

Rukiye Anar
07 Nisan 2019, Pazar 00:54
Çocuk her şeyden önce bir gönül meyvesidir, mutluluk sebebidir. Kur’ân’da ise çocuk göz aydınlığı ve gönül süruru olarak ifade ediliyor.

Asıl konumuz olan nokta Kur’ân’da peygamberlerin çocuğa bakış açısı ve ne için istedikleri. Bu her inanan insan içinde bir yol gösterici ufuk olacaktır.

Al-i İmran 33’te şöyle buyuruyor: ”Gerçekten Allah Adem’i, Nuh’u İbrahim’ soyunu âlemler üzerine seçkin kıldı.” Bir zürriyet olarak birbirinden gelmişlerdir.. denilerek Nebilerin silsile hâlinde tertemiz bir zürriyetten gelmesine dikkat çekiliyor. Zira herbir Nebi peygamberlik mirasını temsil edecek bir nesil istemiş ve bunun için duâ etmişlerdir. Halbuki onlar içinde uzun süre çocuğu olmayanlar vardı.

Başta Hz. İbrahim (as) olmak üzere Zekeriya (as) ve İmran (Meryem) ailesi gelir.

Her birine göz atalım:

Hz. İbrahim (as): ”ey Rabbim, beni ve soyumdan gelecekleri namazı dosdoğru kılanlardan eyle, ey Rabbimiz duâmızı kabul et” (İbrahim: 40.)

Allah’ın halili makamını ihraz eden, büyük peygamber, neslini yani çocuklarının namaz kılan bir nesil olmasını diliyor Cenab-ı Hak’tan. Her şeyden önce bir baba olarak o, yaşlandığı halde nübüvvet işini devam ettirecek salih evlâtlar istemektedir.

Hz. Zekeriya (as) ise  Meryem Sûresi 5’de: “Hem gerçekten ben, arkamdan yerime geçecek vârislerden endişedeyim. Karım da kısır bulunuyor. Onun için katından bana bir çocuk ihsan et.” diyerek peygamberlik vazifesinin devamı için varisler istemektedir.

Yine Al-i İmran Sûresi 35: İmran’ın karısı “Rabb’im karnımdakini tam hür olarak sana adadım, benden kabul buyur, şüphesiz sen işitensin, bilensin” dedi.

Hz. Meryem’in annesi de yaşlılıklarında dünyaya gelecek çocuklarını Allah’a adamışlardır.

Her bir örnekte görüldüğü gibi, peygamberler ve aileleri evlâd-ı iyali, kendi nefisleri için değil Hak namına, din, iman dâvâsı için istemişlerdir. O duâlar ki  insanlık tarihi boyunca nuranî bir nübüvvet ağacı şeklinde temessül etmiş, bütün asırları nurlandırmıştır.

Üstad Hz. 24. Lem’a, 4. hikmette şöyle diyor: ”Malûmdur ki; herkesçe matluptur. Hiçbir millet ve hükümet yoktur ki, kesret i tenasüle taraftar olmasın. Hatta Resûlü Ekrem (asm) buyurdu. ”İzdivaç ediniz, çoğalınız. Ben kıyamette sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim.” Burada hakikatlerdende anlıyoruz ki nesil Allah yolunda, Efendimizin (asm) övüneceği bir keyfiyette olmalı. İftihar edilecek inanç, ahlâk ve maneviyat ile yetiştirebilirsek bu müjdeyi kazanabiliriz.

Şimdi bu fırtınalı asırda, dalgalı dünya fitneleri içinde evlâtlarımızı, Nebilerin dâvâsına mirasçı, Kur’ân hakikatleri ile donanmış, Efendimiz’in (asm) yüzünü güldürecek ulvî seciyelerle yetiştirmeliyiz.

Böylece bu hengâmda boğulmaktan, kaybolmaktan kurtulurlar inşaallah....

En önemlisi Kur’ân istikametinde, hak rızası gayesiyle ömürlerini bakileştirirler.

Rabbim bütün ana babalara böyle ulvî niyet ve gaye ile çocuk istemeyi nasip etsin.

Okunma Sayısı: 1376
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı