"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bizim işimiz muhabbet

Sabahattin BOYACI
01 Ekim 2019, Salı
Teamül; yani olagelen, yıllardır uygulana gelen.

Bir zamanlar deva olan bir usulün, kabul edilip devam ettirilmesi. Her çözüm arayışında, “Biz böyle yapardık. Biz böyle gördük, bu işin çözümü böyle olur” gibi faydalanılan yollar. Bunların tamamına teamül deriz. 

Tekâmül; geliştirme, iyileştirme, bir adım öteye götürme. Her derdin devası farklıdır, bu yüzden sürekli yeni ve etkili yollar aramak. Derman yetiştirmek. “Mevcuda iktifâ, dûn-himmetliktir” sözü gereği sürekli üretmektir. “İki günü eşit olan zarardadır” ifadesi gereği, hep iyiyi güzeli aramak ve çare bulmaktır.

Asıl mesele, teamüle takılıp kalmak ya da bütün bütün reddetmek değil. Halâ işe yarıyorsa teamüle riayet etmek ama yetmediği yerde yenisini yerine koyabilmektir. Bu arada hedefe giden yolu açık tutmak, sağlamlaştırmak ve genişletmektir. Nisyana düşüp, hedeften uzaklaşmamaktır.

Bu zamanın en mühim farz vazifesi, Üstadımızın ifade ettiği ve ısrarla üstünde durduğu gibi, “İttihad-ı İslam”dır. Bu doğrultuda çalışmak, bizim için yerine getirilmesi gereken bir vecibedir. Üstadımızın vasiyeti ve aynı zamanda şahs-ı manevinin takip edeceği en mühim hedeftir. Meşrep farklılıkları buna mani değildir. Her meşrepte olanlar, kendi meşreplerinde hassas olmakla birlikte başka meşreplerle müştereklerde beraber olmak aklın gereğidir. Meşrep farkı ihtilaf sebebi değildir ve olamaz.

Başkasının noksanları ile meşgul olmadan, iyiliği kötülüğünden fazla olan herkesi kucaklayarak bu gayeye yürümek gerekir. Bu yolda bencillik yapmak veya meşrebinde ifrat edip başkalarını beğenmemek, en hafif tabirle aymazlıktır. Gayenin farkında olmamak veya olamamaktır. Dessas zalimlerin oyununa gelmektir. Adeta zındıkların planlarına alet olmak ve maşalık yapmaktır. Allah basiretimizi bağlamasın.

Netice olarak, teamüllerimizi tekâmül ettirerek içinde bulunduğumuz iman ve Kur’ân hizmetini bütün insanlığa ulaştırmak için durmadan dinlenmeden gayret etmeliyiz. Gecemiz gündüzümüz muhabbet ve uhuvvetle dolmalıdır. Husumeti körükleyen münafıkane hareketlerden uzak durarak ihlas ve kardeşlik muhafaza edilmelidir.

Allah yar ve yardımcımız olsun. İnşallah.

Okunma Sayısı: 915
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    1.10.2019 07:06:55

    İttihadı islam ,Üstadımızın ömrü boyunca takip ettiği hedeflerinden biridir.Ve İttihadın formülünü de Risale-i Nur'da vermiştir." İttihad imtizacı efkarla olur,o da marifetiin şua-i elektriği ile olur" Siyasi,içtima-i ve mesleki(Cadde-i Kubrayı Kur'niye) efkar birliği sağlamadan ittihadın olması mümkün değildir.Yüzer ayet ve ehadisi şerife muhabbet ve uhuvveti emretmesine rağmen,biz ne yapıyoruz ve ne halde yiz? Herhalde Sosyal medyayı takip ediyorsunuz.Uhuvvet ve muhabbet ne hale gelmiş? Bu sahadaki hali pür melalimiz ortada...Teferrüattaki perişaniyeti nazara vererek zihinleri bulandırmak istemiyorum,uhuvvet, ,muhabbet,tesanüd ve ihlas nasıl olur,Risale-i Nur'da yeteri kadar izah edilmiştir..Burada en ciddi sorun bu nurani hakikatların göz ardı edilmesi ve iihmalidir.Nazariyattan kurtulma muz gerekiyor.Üstadımızın tabiriyle Risale-i Nurun hakikatlarının artık bizde tahakkuk etmesi zamanı geldi geçiyor bile...Toplumda bunun madde ten hissettirilmesi gerekiyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı