"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risâle-i Nur’un yolu ve mesleği nasıldır?

Said YÜKSEKDAĞ
28 Eylül 2018, Cuma 00:11
Bu soru, Risâle-i Nur’u ilk kez duyan ya da yeni okuyan kişilerin kafasını kurcalayan soruların başında gelir.

Bu yüzden her Nur Talebesi bu soruyla bir şekilde muhatap olmuştur. Biz de Risâle-i Nur’dan istifade ederek bu soruya elimizden geldiğince cevap vermeye çalışacağız.

Cenâb-ı Hakk’a vâsıl olacak yolların pek çok olduğunu, bütün hak tarîklerin Kur’ân’dan alındığını ve bu tarikatlerin birinin diğerine göre daha kısa, daha selâmetli ve daha umumiyetli olduğunu belirten Bediüzzaman Hazretleri; acz, fakr, şefkat ve tefekkür tarîkındaki dört hatveden (adımdan) ibaret olan Risâle-i Nur’un yolu ve mesleğinin en kısa ve en kolayı olduğunu belirtmektedir. Risâle-i Nur’da da acz, fakr, şefkat, tefekkür tarîkındaki dört hatvenin açıklamasını herkesin anlayacağı bir şekilde yapmaktadır.

En selâmetli, en kısa, en umumî ve cadde-i kübra olan Risâle-i Nur yolu ve mesleği bizlere huzur-u dâimiyi kazandırmaktadır. Yani “Mevcudatı kendileri hesabına hizmetten azlederek, Fâtır-ı Zülcelâl hesabına istihdam edip, Esmâ-i Hüsnâ’sının mazhariyet ve âyinedarlık vazifesinde istimal ederek, mânâ-i harfî nazarıyla onlara bakıp, mutlak gafletten kurtulup huzur-u dâimiye girmektir. Her şeyde Cenâb-ı Hakk’a bir yol bulmaktır. Elhâsıl, mevcudatı mevcudat hesabına hizmetten azlederek, mânâ-i ismiyle bakmamaktır.”1

Evet, Risâle-i Nur’un bu nurânî mesleğinin ve yolunun esası nefsi terbiye etmektir. Bizler ilk adımda her daim nefsimizin hatalarını ve kusurlarını görmeli, hiçbir zaman nefsimizi temize çıkarmamalı, nefsin mahiyetini bilmeliyiz. İkinci adımda nefsimizin hoşuna giden şiddetli arzu ve isteklerde nefsi unutmalı, hizmette düşünmeliyiz. Üçüncü adımda ise kemalini kemalsizlikte, kudretini aczde, gınasını (zenginliğini) fakrde bilmeliyiz. Dördüncü adımda da enaniyeti bırakıp, bizzat nefsin hiç olduğunu ve Mûcid-i Hakikînin bir âyine-i tecellisi bulunduğunu görmeliyiz.

Kırk senelik yolu, kırk dakikaya indiren 2, îmanın, ibâdetin ve a’mâl-i salihanın ruhu ve hayatı hükmünde olan ihlâsı esas alan ve hakîkat mesleği olan Risâle-i Nur yolunun evradı ve programı başta Sünnet-i Seniyyeye ittibadır. Yani Peygamber Efendimizin (asm) yolundan gitmek, O’na (asm) benzemeye çalışmaktır. O’na (asm) benzemek demek; farzları eda etmek ve kebâir denilen büyük günahlardan çekinmek bilhassa, mânâsı, Cenâb-ı Hakk’ı tesbih, tazim ve şükür olan 3 ve bütün ibâdetlerin nurânî fihristesi ve kudsî haritası olan namazı 4 tadil-i erkân ile kılmak ve Peygamber Efendimizin (asm) sünneti ve evradı olan 5, namazın mânâsını kuvvetlendirip takviye eden namazın arkasındaki tesbihatı yapmaktır. Bunları devam ettirmek, kuvvetlendirmek ve muhafaza etmek için de Risâle-i Nur’la her gün en az beş on dakika okumak, yazmak veya dinlemek cihetiyle bir miktar meşgul olmalıyız.

Risâle-i Nur’un mesleği ve yolunun hedefi, Kur’ân-ı Mu’cizülbeyân’ın daire-i kudsiyetine girmek, daima nûra, ihlâsa, îmana kuvvet verip, “insan-ı kâmil olmak için çalışmak; yani hakikî mü’min ve tam bir Müslüman olmak; yani, yalnız sûrî değil, belki hakikat-ı îmanı ve hakikat-i İslâmı kazanmak; yani şu kâinat içinde ve bir cihette kâinat mümessili olarak, doğrudan doğruya kâinatın Hâlık-ı Zülcelâl’ine abd olmak ve muhatap olmak ve dost olmak ve halîl olmak ve âyine olmak ve ahsen-i takvîmde olduğunu göstermekle, benîâdemin melâikeye rüçhaniyetini isbat etmek; ve şeriatın imânî ve amelî cenahlarıyla makâmat-ı âliyede uçmak ve bu dünyada saadet-i ebediyyeye bakmak, belki de o saadete girmektir.” 6

Bediüzzaman Hazretleri, “Risale-i Nur mesleği, tarikat değil, hakîkattir, Sahabe mesleğinin bir cilvesidir. Bu zaman tarikat zamanı değil, îmanı kurtarmak zamanıdır. Risâle-i Nur, bu hizmeti lillâhilhamd en müşkül ve ağır zamanlarda yapmış ve yapıyor. Risâle-i Nur dairesi, Hazret-i Ali ve Hasan ve Hüseyin’in (ra) ve Gavs-ı A’zam’ın (ks) ihbarat-ı gaybiyeleriyle, şakirdlerinin bu zamanda bir dairesidir. Zaten Üveysî bir sûrette doğrudan doğruya hakîkat dersimi Gavs-ı A’zam’dan (ks) ve Zeynelabidin (ra) ve Hasan, Hüseyin (ra) vasıtasıyla İmam-ı Ali’den (ra) almışım. Onun için, hizmet ettiğimiz daire onların dairesidir.” 7 ifadeleriyle Risâle-i Nur’un hangi şartlarda te’lif edildiğini, bu kudsî mesleğin ehemmiyetini ve seçkinliğini belirtmektedir. Çünkü “Risâle-i Nur, ibâdet yerinde ilim içinde hakîkate bir yol açmış, sülûk ve evrad yerinde, mantıkî bürhanlarla ilmî hüccetler içinde hakîkatü’l-hakaika yol açmış ve ilm-i tasavvuf ve tarikat yerinde, doğrudan doğruya ilm-i kelâm içinde ve ilm-i akîde ve usulü’d-din içinde bir velâyet-i kübra yolunu açmış ki, bu asrın hakîkat ve tarikat cereyanlarına galebe çalan felsefî dalâletlere galebe ediyor; meydandadır.” 8

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Kur’ân’ın cadde-i nuranîsinde birer elektrik lâmbası hizmetini gören Risâle-i Nur’un yoluna ve mesleğine girenlere, “Risâle-i Nur’a sadakât ve sebatla çalışmalarını tavsiye etmektedir.” 9 Çünkü “En halis ve en selâmetli ve en mühim ve en muvaffakiyetli hizmet Risâle-i Nur şakirdlerinin daireleri içindeki kudsî hizmettir.” 10

Elhasıl: “Risâle-i Nur, hakaik-ı İslâmiyeye dair ihtiyaçlara kâfi geliyor, başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor. Kat’î ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki, îmanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkikî yapmanın en kısa ve en kolayı, Risâle-i Nur’dadır. Evet, on beş sene yerine on beş haftada, Risâle-i Nur, o yolu kestirir.” 11 Evet, “Seciye-i âliye-i Sahabeyi ve meşreb-i nurâni-i Peygamberîyi beyan eden Risâle-i Nur dairesindeki feyiz” 12 başka yol ve mesleklere ihtiyaç bırakmıyor. Bu yolda dinsizliğe karşı mücahede eden ve aklı başında olan her Mü’min, bu yol ve mesleği terk edip başka mesleklere giremez.

Dipnotlar:

  1- Sözler, Said Nursî, Yeni Asya 2013, s. 777.

  2- Mektûbat, Said Nursî, Yeni Asya 2013, s. 41.

  3- Sözler, Said Nursî, Yeni Asya 2013, s. 70.

  4- Age, s. 72.

  5- Kastamonu Lâhikası, Said Nursî, Yeni Asya 2013, s. 134.

  6- Mektûbat, Said Nursî, Yeni Asya 2013, s. 775.

  7- Emirdağ Lâhikası, Said Nursî, Yeni Asya 2013, s. 130.

  8- Age, s. 169.

  9- Hizmet Rehberi, Said Nursî, Yeni Asya, s. 192.

10- Age, s. 197.

11- Tarihçe-i Hayat, Said Nursî, Yeni Asya 2013, s. 446.

12- Lem’alar, Said Nursî, Yeni Asya 2013, s. 633.

Okunma Sayısı: 2848
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı