"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kadın hakları ve kadın olma hakkı

Satı KAYA
14 Nisan 2019, Pazar
“İnsanlığı toplu halde kurtaramayınca, tek tek kurtarmaya çalışan dünya, günleri pay etti sakinleri arasında.” Kadınlar Günü de o günlerden biri.

Kadını “dişi olma kimliği” üzerinden sivriltmeye ve varlık âlemiyle oluşturduğu harmoninin dışında tutmaya çalışan zihniyet “Dünya Kadınlar Günü” adı altında projektörlerini bu kez de kadınlara çevirdi. Bu günün dayandığı trajediye bakacak olursak;

8 Mart 1857 tarihinde New York’ta 40.000 dokuma işçisi bir tekstil fabrikasında greve başlayarak çalışma şartlarının ıslah edilmesini talep etmişlerdi. Ne yazık ki polis işçileri çalıştıkları fabrikaya kilitleyerek grevi kırmaya çalışmış, o arbedede çıkan yangında çoğunluğu kadın 129 işçi can vermişti. 1910 yılında Danimarka’da toplanan Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Alman Sosyal Demokrat Partisi’nden Clara Zetkin, bu facianın “Internationaler Frauentag/ Dünya Kadınlar Günü” olarak anılması teklifini getirmiş, öneri oy birliğiyle kabul edilse de anma tarihi ancak 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda kesinlik kazanmıştı. Gün ABD’de 1960 yılından itibaren anılmaya başlanmış, nihayet Birleşmiş Milletler Genel Kurulu gerekçe göstermese de 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak adlandırılmasını kabul etmişti.

“Kadınlar yanmasın” mantığıyla icat edilen bu günde işçiler değil patronlar kârlı çıkıyor nedense.

Bu olaylar perspektifinde düşünüldüğünde “Kadın Hakları” çığırtkanlığını şuna dayandırıyorum;

Hepimiz anlamlı olmaya muhtaç olduğumuzu biliyoruz. Âlemde tuttuğumuz yer, zihinlerde oluşturduğumuz mâna bizim varlığımızı aşikâr ediyor. Boşluklardan korkuyoruz çoğu zaman. Var olmaya her an muhtaç boşluklar olduğumuzu, onlarla yüzleşince fark ediyoruz.

Hasıl-ı kelâm, hayatımızın her safhasında nasıl var olacağımızın seçimini yapmamız gerek. Bu seçimin neticesi, yüzeyde boğulmamıza sebep olabileceği gibi, derinlerin bilgisini kuşanmamızı da sağlayabilir. 

Gelmek istediğim nokta şu: Modernizmin ve “Kadın Hakları” yaygarasının tesiri altında kalan kadın, görünürlük aşkıyla derinlikten vazgeçiyor gibi. Bu görünürlük ve yüzeye yayılma arzusu kadına geçici bir tatmin sağlasa da onu uzun vadede “anların uşağı” kılıyor. Toplumda görünür olma çabasına hizmet eden ve kadınları sözde esaretten kurtarmayı vadeden bugün, maksadının aksine kadınlara “kadın hakları”nı verip, “kadın olma hakları”nı ellerinden alıyor.

 Tesettürün esaret olarak algılanma sebebi biraz da bu görünürlük aşkı aslında. Tesettür kadının yüzeyden, aslolana yönlendirilişi değil mi bir bakıma? İşte modernizmin en çok korktuğu şey bu, kadının kendi içine yönlenip, hilkatinin muammasını çözmesini engellemek istiyorlar. 

Medeniyet ehlinin bu arsız saldırısına karşı cevabımız şu olmalı: “Ben derinlerin güzelliğine ulaşma adına, yüzeydeki tatminden vazgeçtim. Yüzeye yayılmayan, anların ötesini hedef alan bir hayatım var benim. Daha az görünerek daha derin var olmanın sırrına erdim. İlâhî bir musıkînin parçası olma ayrıcalığından, “kadın hakları” çığırtkanı olmak adına vazgeçmiyorum.

Gırtlağımıza kadar yüzeye batmışken, yüzümüzü derinlere/içimize çevirip, karakteriyle toplumda var olabilen kadınlar olarak toplumu ihya etme vakti gelmedi mi sizce de?

Okunma Sayısı: 752
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı