"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu zamanın cihadı; sevmek ve sevgi göstermek

Sebahattin YAŞAR
01 Mayıs 2019, Çarşamba
Bediüzzaman Hazretleri, Eski Said Dönemi Eserleri, s. 44’te, “Bu zamanın cihadı, muhabbet ve tahabbüpledir, tahvif ile değildir.” diyor.

‘Korku’ ve ‘sevgi’nin çatışma arenası olan çağı etkileyecek bir hakikat bu. Dağa taşa sinmiş olan korkuyu çözecek bir etki. Yaygın korku öykülerini örtecek bir perde. Güzelliklerin bile korkuyla anlatıldığı bir çağda, korkunun büyüsünü yok edecek bir perde.

Oysa, korkunun, korkutmanın gücü, sevginin ve sevdirmenin çok gerisinde. Çünkü âlemin ‘varlık sebebi’, aralarındaki bağlar, aydınlığı ve yaşama enerjisi sevgi. Evler, eğitim ortamları, iş hayatı sevgi yoksunluğu ile Cenneti atmosferini kaybediyor. Kaçışlar, terkler hep sevgisizlikten.

Geleceği, bu kıymetli madeni sağlıklı işletenler kazanacak. Dünyanın sevgi rezervleri gün geçtikçe azalıyor. O’nun açlığı acı şekilde hissettiriyor kendini. Sevginin tesiri çok daha derinlerde hissediliyor. Terör, anarşi, hak hukuk ihlâlleri, çatık kaşlar belirgin alâmet.

En basit gösterge, insan insana tebessümle bir selâm veremiyor.

Risale-i Nur, muhabbeti imanın bir nuru diye tarif ediyor. Ama bu nur kaşları, gözleri, gönülleri etkileyemez, mimiklere dokunamaz hale gelmiş. Sevgisiz kelime yığınları, sevgisiz bakışlar, sevgisiz ilgiler bir anlam taşımıyor.

 Sevginin olmadığı yerlerde de yaşamak gün geçtikçe zorlaşıyor. Sevgi hayattan çekildikçe, dünyanın tadı kaçıyor. Nerede sevgi kıtlığı varsa, diğer bütün kıtlıklar orada baş gösteriyor.

Sevmek ve sevgi göstermek cihad ise, bu cihadın unsurları iyi niyet, tebessüm, tatlı dil, hoşgörü gibi esaslar ‘Allah için sevmek’te birleşiyor ve kuvvet kazanıyor.

Sevmiyorsanız, kaybetmişsiniz demektir. Husûmetin, düşmanlığın vakti bitti. Âlemde geçer akçe, artık sevgidir. Sevginin çözemeyeceği problem yoktur.

Öyle ya mademki maddî kılıçlar kınına girdi, cihad artık manevî; o zaman manevî cihadın manevî dinamikleri olan sevmek ve sevdirmek devrede olmalı.

Okunma Sayısı: 1163
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    1.5.2019 08:11:41

    Evet bu zamanın cihadı sevmek,sevgi göstermek,sevgi beslemektir.Korku ile cihad etmenin zamanı değil.Muhabbe tin cazibesiyle hareket etmek zamanı dır,çağıdır." Muhabbet,şu kainatın bir sebeb-i vücududur,hem şu kainatın ra bıtasıdır,hem şu kainatın nurudur,hem hayatıdır." Sözler,s.398 Demek mu habbet olmazsa,veya yerinde sarfedil mezse;kainatın hikmeti vücudu kalkar bağı kopar,ışığı söner,hayatı da gider muhabbetin yönü nereye olmalı,nasıl olmalı;bu husus 24. Sözün beşinci dalında mükemmel izah edilmiştir.. Hele bu parça içinde öyle bir cümle var ki eğer ona uyulsa,ona uygun ha reket edilse,insan saadet deryası na gark olur! O cümle şudur:" o zerre hükmünde olan lezzet ve menfaat-i nefsiyeyi nihayeysiz lezzet ve menfa atlara tercih etme"!O zere hükmünde olan nefsi kezzet ve menfaat terk edil se;yani muhabbet ezel ebed sultanına ve rilse,insan hem kendinin ve hemde mevcüdatın bütün saadetleriyle müte lezziz olur.Hem Allahın muhabbetin den nihayetsiz bir lezzet alır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı