"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zalim, vahşi ve de yüzsüz... (2)

Şükrü BULUT
31 Mayıs 2019, Cuma
Siz sevgili okuyucularımıza verdiğimiz sözde durmaya çalışıyoruz.

Bir önceki konumuza devam ediyoruz… Şu makaleyi daha doğru anlamaya yardımcı olacak bilgileri geçen yazıdan okuyan takipçilerimizin, resmin bütünlüğüne daha kolay ulaşabileceklerini düşünüyorum.

Hem dahilde ve hem de hariçte meydana gelen şu yıkıcı olayları doğru anlayamamamızın bir sebebi de, çoğu siyaset merkezli hadiselere düz mantık ile bakmamız değil mi? Bediüzzaman Hazretleri günümüz siyasetinde lâfzın, mananın zıddı olduğunu belirtirken; yalan, aldatma, hile, entrika ve riyanın buradaki boyutlarını nazara veriyor, kanaatindeyiz. Zulmün adalet başlığını giydiği, ihanetin milliyetçilik giysisiyle sahne aldığı, vatan ve hürriyetimizi müdafaa etmenin terörizm ile eş tutulduğu bir Avrupaî siyaset ortamında, hadiselere Kur’ân adesesi dışında bakanların mütemadiyen yanıldıklarını yaşayarak geliyoruz. Her şeyden önce, toptancı bir yaklaşım ile olup bitenlerden devletleri ve milletleri sorumlu tutma yanlışından kurtulmamız lâzım. 

Dünyamız hürriyet ve demokrasi yolunda hızla ilerlediğinden, bundan böyle global kararlarda, millî iradeler veya ülkelerin efkâr-ı ammelerinin beyanı esas alınacaktır. Olup bitenleri mahalle baskısından bağımsızca tahlil ettiğimizde, bahsettiğimiz neocon-neoliberal ittifakının kamuoylarını iğfal ve her yerde çatışma çıkartarak demokrasi ve adaletli paylaşımı engellemeye çalıştıklarını tesbit ediyoruz. Olaylara son otuz senenin bütünlüğü içinde baktığımızda; Balkanlardaki savaşlar, 11 Eylül, Afganistan, Suriye ve Irak savaşları, Kuzey Afrika sahil ülkelerindeki kargaşalar ve tümüyle Arap baharı çerçevesinde dünyamızdaki tedhiş ve vahşetlerin hedefi demokrasileri engellemek, kapitali yandaş fon ve bankalarda toplamak ve bir asırdan fazladır vakıf üniversitelerinde itina ile yetiştirdikleri elemanlarını dünya yönetimine yerleştirmek olduğundan kimin şüphesi olabilir ki?... Bu cereyanın devasa sermayesi ile yetiştirilen neocon ve neoliberal teorisyen ve pratisyenlerin listelerine çok yerden ulaşabilirsiniz. Leo Strauss’dan Kissinger’e, Wolfowitz ve Bolton’a kadar... Bunlar dünya ordularını, sermayeleri, çatışma ve savaş yönetmeyi, Think-Thank’lerde öğrendiler ve bu bayrağı nesilden nesile devam ettiriyorlar. Elimizde Kur’ânî fikirler ve arkamızda dünya Müslümanlarının uyanık şahs-ı manevisi olmadan bir şey yapmanın mümkün olmadığını, bunca hadise göstermiş olmalı.

Neoconların en büyük dertleri demokrasi, sosyal devlet ve insanî temel hukukta AB’nin giderek öne çıkması olduğunu; onların hem Euro’ya, hem azınlıklarına, hem AB’nin köklü büyük firmalarına ve nihayet finanse ettikleri yeni populist partilerle (sarı yelekliler, Pegida-Afd, Beş Yıldız, Brexit ve bütün milliyetçi geçinen komünist gruplar) siyasete müdahale etmeleri ile ortaya çıkıyor. Yani; hem ABD’de ve hem de AB’de Müslümanların göremediği dehşetli bir savaşı öğrenmek zorundayız. 

Bizi arayan ve yardıma muhtaç demokratik ve kısmen insaniyetperver ABD ve AB kanatlarıyla irtibat kurmayı Türkiye’de engelleyen Kemalistler de söz konusu cereyanların müttefikidirler.

Bir taraftan ilme, doğru demokrasiye ve semavî dinlere dayanan bir Batı, diğer taraftan; Said Nursî’nin ifadesiyle Şimal cereyanının çocukları, Semavî dinleri reddeden ve çatışmacı materyalist felsefeyi din olarak kabul eden diğer bir Batı... Tıpkı Türkiye’miz gibi... Ermeni tehcirini gayri meşrû bir çocuk gibi kucağına oturtan Türk milletinin bin senelik değer ve tarihiyle irtica ve laiklik maskesi ile savaşan, içimize Türkçülük fitnesi ile her türlü ayrışmayı atan ve bizi komşularımızla tam seksen senedir savaştıran Kemalizm kimlikli bir Türkiye’yi hangimiz inkâr edebiliriz ki?

Dünya hadiselerine Risale-i Nur perspektifinden baktığımızda her geçen gün manzaranın berraklaştığını görüyoruz. Önemli olan; Müslümanların cehaletleriyle olup biteni unutmamaları, insanlığı değerleriyle katleden neocon-Kemalist ittifakının mahiyetini öğrenmeleri ve olabildiğince kamuoyunu doğru bilgilendirmeleri...

Tarih unutmuyor... Amerika Vietnam zilletini ne unutabilir ve ne de unutturabilir. Arap, Afgan, Kürt ve Kuzey Afrikalı çocuklara; coğrafyalarını Cehenneme çevirip aba-ecdadını katledenlerin Amerikalı ve Avrupalı olduklarını her dem hatırlatmak zorundayız. 

Ta ki Amerika ve Avrupa idarecileri gelip özür dileyene kadar. Bombalarla harabeye çevirdikleri diyarları yeniden inşa edene kadar. Tıpkı Güney Afrika’dan, tıpkı Cezayir’den ve tıpkı Şili’den özür diledikleri gibi.

Okunma Sayısı: 1696
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-4

    31.5.2019 16:04:15

    Ezcümle, "Elimizde Kur’ânî fikirler ve arkamızda dünya Müslümanlarının uyanık şahs-ı manevisi olmadan bir şey yapmanın mümkün olmadığını, bunca hadise göstermiş olmalı" diyorsunuz. Böyle bir fikir ve arkamızı yaslayacak kuşatıcı bir ittifak var mı? Hal-i hazırda "var" demek mümkün değil. Peki olamaz mı? Elbette ve pekala. Ama öncelikle İslam Dünyasının yakasını istibdat ve tahakküm rejimlerinden mutlaka kurtarması lazımdır. Demokrasi ve hukuk, hürriyet ve adaletin tam ve kamil anlamda uygulandığı hür, demokrat ve medeni ülkeler ligine dahil olmak zorundadırlar. Aksi halde "neoların" at koşturduğu, cirit attığı, satranç oynadığı coğrafya olmaktan kurtulmaları -sebepler planında- zordan zordur. Dahildeki "neoları" da nazardan uzak tutmayalım lütfen. Saygılarımla.

  • Gündüz Alp-3

    31.5.2019 15:56:42

    "...Türk milletinin bin senelik değer ve tarihiyle irtica ve laiklik maskesi ile savaşan, içimize Türkçülük fitnesi ile her türlü ayrışmayı atan ve bizi komşularımızla tam seksen senedir savaştıran Kemalizm kimlikli bir Türkiye’yi hangimiz inkâr edebiliriz ki?" Elbette hayır. Lakin "Kemalizm kimlikli Türkiye"ye bugün başka "deli gömlekleri" yani ismi değişik ideolojilerin libası giydirilmek istenmiyor mu? Sistem ya demokratiktir ya değil. "Bizi arayan ve yardıma muhtaç demokratik ve kısmen insaniyetperver ABD ve AB kanatlarıyla irtibat kurmayı Türkiye’de engelleyen Kemalistler de söz konusu cereyanların müttefikidirler." Ve "Bize Ankara kriterleri yeter" diyenler de...Olmayan "Beka sorunu" söylemini diline dolayarak milletin yarısına "zillet" diyenlerin izlerini takip ederseniz, "...neocon-neoliberal ittifakının kamuoylarını iğfal ve her yerde çatışma çıkartarak demokrasi ve adaletli paylaşımı engellemeye çalıştıklarını..." görebiliriz.

  • Gündüz Alp-2

    31.5.2019 15:35:08

    Fakat "neocon" paralelinde siyaset yapanlar ve ülke yönetenler toptancı yaklaşımla kitleleri kendi etrafında kenetleyebilmek, iktidar, güç ve saltanatlarını ibka edebilmek için "...yalan, aldatma, hile, entrika ve riyanın" her türlüsünü pervasızca kullanabilmektedir. Yani dahilde "neo"lara çok fazla iş bırakmıyorlar. Bediüzzaman'ın "Avrupa ikidir" isabetli ve haklı tespitini her bir ülke için pekala uygulayabiliriz. Bir asır önce zamanın ruhunu okuyan, dünyanın gidişatını çok iyi tahlil eden Bediüzzaman; yüzyılın hürriyet ve (şahs-ı manevi) ittifaklar asrı olacağını buna göre vaziyet almak gerektiğini ifade etmiş. Peki hangi İslam ülkesi kulak vermiş? Ya da şimdi ciddi anlamda kulak veren var mı? Daha çok yakın bir tarihte, menfi ve menfaatçi siyasetin aldatmaları ve cilalamasıyla hürriyetçi demokrasi ve hukuku kendi ellerimizle rafa kaldırmadık mı? Üç düşmanımız; cehalet, sefalet ve tefrikayı bir daha dirilmemek üzere tarihin mezarlığına gömebildik mi?

  • Gündüz Alp

    31.5.2019 15:20:04

    Sayın Bulut, bu tür uyarıcı ve uyandırıcı yazılarınız için teşekkür ediyorum. "Dünya hadiselerine Risale-i Nur perspektifinden baktığımızda...Önemli olan; Müslümanların cehaletleriyle olup biteni unutmamaları, insanlığı değerleriyle katleden neocon-Kemalist ittifakının mahiyetini öğrenmeleri ve olabildiğince kamuoyunu doğru bilgilendirmeleri..." dediğiniz bu konu, hangi zeminde hangi vasıtalarla olacak? Diktacı sistemler ve medyanın yüzde 90 küsurunu itaat altına almış yönetimlerde bahsini ettiğiniz kamuoyunu doğru bilgilendirme gerçekleşebilir mi? Zor. "Neoconların en büyük dertleri demokrasi, sosyal devlet ve insanî temel hukuk...." ise diktacı sistemlerin de en büyük yardımcıları bunlar olmuyor mu? Onlar da ne diye kamuoyunu kendi aleyhlerine çevirecek doğruları söylesin değil mi? "Her şeyden önce, toptancı bir yaklaşım ile olup bitenlerden devletleri ve milletleri sorumlu tutma yanlışından kurtulmamız lâzım." Doğru.

  • Selahaddin K.

    31.5.2019 15:04:11

    "Ey âlem-i İslâm! Uyan, Kur’ân’a sarıl, İslâmiyete maddî ve mânevî bütün varlığınla müteveccih ol! Ve Ey Kur’ân’a bin yıllık tarihinin şehadetiyle hâdim olan ve İslâmiyet nurunun zemin yüzünde nâşiri bulunan yüksek ecdadın evlâdı! Kur’ân’a yönel ve onu anlamaya, okumaya ve onu anlatacak, onun bu zamanda bir mu’cize-i mânevîsi olan Nur Risalelerini mütalâa etmeye çalış. Lisanın, Kur’ân’ın âyetlerini âleme duyururken, hal ve etvar ve ahlâkın da onun mânâsını neşretsin; lisan-ı hâlinle de Kur’ân’ı oku. O zaman sen, dünyanın efendisi, âlemin reisi ve insaniyetin vasıta-i saadeti olursun." bu gelen leyle-i Kadir yazınızda işaret ettiğiniz manaları anlamaya vesile, hakiki bir intibah olsun inşallah. Kaleminiz dert görmesin.

  • Demokrat Avrupa

    31.5.2019 14:23:10

    Zalimler icin yasasin Cehennem...

  • rana

    31.5.2019 09:05:36

    Kaleminize sağlık !!

  • rana

    31.5.2019 09:05:08

    Kaleminize sağlık, Zalimlerin sonu hüsran olacak inşallah !!

  • Galip

    31.5.2019 04:17:18

    Güzel yazı. Resmî net tarif ermişsiniz. Ama sanki resimde eksiklik var. O da AKP. AKP nin rolü konumu hedefi vazifesi nedir büyük eksiklik bence. Saygılar.

  • Necati

    31.5.2019 01:04:12

    Evet, bahsettigiz gibi haritanin ipuclari görünüyor. Fakat daha cok yazmalisiniz.tebrikler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı