"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nimetin gerçek fiyatı nedir?

Süleyman KÖSMENE
12 Ağustos 2019, Pazartesi
İsmail Bey: “Rızka iştiha ve iştiyak bir nevi şükr-ü fıtridir. Ve telezzüz ve zevk dahi gayr-i şuuri bir şükürdür.” Cümlesini açıklar mısınız?”

ZİKİR, FİKİR, ŞÜKÜR  

Allah’ın sayısız, sınırsız, hesapsız, güzellikte emsalsiz, lezzette harikulade nimetlerinin gerçek fiyatı şükürdür.

Şükrü tamamlayan iki fiyat daha vardır: Zikir ve Fikir.1

Başta Bismillah zikirdir. Sonda Elhamdülillah şükürdür.

Ortada, yemek yeme esnasında, lokmaları çiğnedikçe, lezzetlerin tadını aldıkça, yediğimiz şeylerin ne kadar güzel yaratıldıklarını, damağımıza ve zevkimize gayet uygun olduğunu, bunların birer sanat harikası, kudret mucizesi ve rahmet hediyesi olduklarını,2 Rabbimizin bizi bildiğinin ve sevdiğinin delilleri bulunduğunu düşünmek ve anlamak fikirdir.3

Böyle güzel bir fikirden sonra yemeğin sonunda işi şükürle bitiriyoruz. Bu manayı elhamdülillah kelimemiz tamamlıyor.

Yani yemeğin fiyatını ödeyerek sofradan kalkıyoruz.

MANEVİ ŞÜKÜRLER   

Şükrün çeşitleri vardır:

Elimizi harama uzatmaktan kaçınmak, helale ve meşru olana uzatmayı prensip edinmek bir nevi el ile yapılan şükürdür.

Dilimizi şükürde kullanmak, küfran ve isyan sözlerinden sakınmak, dili kırıcı, incitici, kınayıcı, hafife alıcı bir üsluptan ve kötü sözden korumak, dile yumuşaklık, tatlılık ve nezaket kazandırmak, dili teşekkür hislerine tercüman kılmak bir nevi dil ile yapılan şükürdür.

Kalbi kin, nefret, nifak, husumet ve düşmanlık hislerinden temizlemek, dünyanın günahlı yüzünün sevgisini kalbe koymamak, kalbi Allah’ın razı olduğu şeylerin, yani bakıyat-ı salihatın4, yani zikir, fikir, şükür, sabır, tevekkül, kanaat, gibi ahirette faydası olacak, baki olarak elimizde kalacak salih değerlerin sevgisiyle doldurmak bir nevi kalp ile yapılan şükürdür.

Başta iman olmak şartıyla, güzel yaratılan ve lütfedilen şeylerin güzelliklerini, tadını, lezzetini, yapraklarına, tomurcuklarına, meyvelerine konulan ince ve mucizevî sanatları gözümüzle, kulağımızla, hislerimizle kavramak bir nevi hislerimizle yapılan şükürdür

Açlık hissi bir manevi şükürdür. Çünkü Allah’ın nimetlerine isteği güçlendiriyor.

Susuzluk hissi de bir manevi şükürdür. Allah’ın emsalsiz değerlerle yarattığı suya iştiyak veriyor.

Suyu içerken, damağımıza dilimize dokunup geçerken verdiği serinlik, letafet ve canlılık hissi manevi birer şükürdür. Yiyecek taneciklerini dilimizde evirip çevirirken, dişlerimizle çiğnerken aldığımız lezzet, sevinç, huzur, doygunluk hissi, mutluluk gibi pozitif değerlerin hepsi manevi birer şükür hükmündedir. Çünkü veren Allah’tır. O güzel meyvelerin ve tatlı rızıkların hepsi Allah’ın has bahçesinden ve sonsuz hazinesinden akıyor. Bunu bilmek ve rızıkları bu imanla tatmak manevi birer şükürdür.

MANEVİ ŞÜKÜRDEN HİSSEMİZİ ALIYOR MUYUZ?  

İşte Üstad Hazretleri veciz üslubuyla bu hakikati ifade ediyor:

“Rızka iştiha ve iştiyak, bir nevi şükr-ü fıtrîdir. Ve telezzüz ve zevk dahi gayr-ı şuurî bir şükürdür ki, bütün hayvânatta bu şükür vardır. Yalnız insan, dalâlet ve küfürle o fıtrî şükrün mahiyetini değiştiriyor, şükürden şirke giriyor.”5

Burada bir uyarı da var: Dalalet ve küfür içinde olanlar bu manevi şükürden hissedar olamıyorlar. Yani yiyip içerken bunların Allah’ın ikramı olduğunu düşünmemek ve bunları esbaba veya tesadüfe vermek bir şirk halidir. Böyle şirk içinde iken insan elbette manevi şükürlerden hissedar olamıyor.

Bedenin helal rızıklarla doldurulması, haram şeylerden sakındırılması, bedenin ibadette, taatte, faydalı işlerde ve bakiyat-ı salihatta kullanılması beden ile yapılan bir nevi şükürdüri

Halimize ve tavrımıza, istek ve arzularımıza, duygu ve heyecanlarımıza, fiillerimize ve işlerimize, zevkimize ve keyiflerimize, hedefimize ve yarınlarımıza şükrü yerleştirmek, şükrü kendimize hal eylemek, şükrü ahirete yol eylemek, şükür ile halleşmek ve kişiliğimizi şükür ile yoğurmak bir nevi hal ile yaptığımız şükürdür.

Zekât ve sadaka vermek ve elindekini başkalarıyla paylaşmak da bir nevi mal ile yapılan şükürdür.

Cenab-ı Hak cümlemizi şükredenlerden ve bayramı şükür kılanlardan eylesin. Âmin.

Dipnotlar:

1- Sözler, Birinci Söz 2- Sözler, s. 13 3 -Sözler, s. 16 4 -Şualar, s. 210 5- Mektubat, s. 349

Okunma Sayısı: 1455
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı