"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Torpil hizmet midir, hıyanet midir?

Süleyman KÖSMENE
03 Mart 2021, Çarşamba
İstanbul’dan Hakan Undil: “Bir kamu yöneticisi, -liyakatte fark yok- ama işe girmek isteyenlerden birisi aileden yakını oluyor. Bu akrabasını tercih edebilir mi?”

Torpil Hıyanettir

Her şartta adalet lâzımdır. Adalet konusunda kendimize güvenmediğimiz zamanlarda o işten el çekip, adaletine güvendiğimiz bir başka yetkilinin o işi yürütmesine imkân vermek daha faziletlidir. “Benden olsun çamurdan olsun” mantığı ile adalet edilmez. Kendi akrabalarını işe koyup, sordukları zaman, “Kur’ân akrabalarınızı gözetin” diyor demek ise Kur’ân’ı menfaatine alet etmektir. Kur’ân adına utanç vericidir. Adalet olmadığı gibi, akrabaları gözetme emrine uymak da değildir.

Kur’ân’ın emri akrabalarını devletin bütçesinden değil, kendi cebinden karşılayarak gözetmektir. Akrabalarını devletin bütçesinden gözetmek caiz olmuyor ve haram oluyor. 

Bediüzzaman şu ezelî ölçüyü hatırlatıyor: “Fert mütekellim-i vahde olsa, müsamahası fedakârlığı amel-i salihtir. Mütekellim-i maalgayr olsa hıyanet olur.” 1 

Yani, kişi kendi bütçesinden fedakârlık yapabilir, ama devletin bütçesinden fedakârlık yapamaz. Kendi bütçesinden yaptığı fedakârlık salih amel; devletin veya toplumun bütçesinden yaptığı fedakârlık ise hıyanettir. Torpil hıyanete giriyor. 

Akrabalarını, ehil mi değil mi bakmadan, devletin işine koymak akrabalarını gözetmek olmuyor, torpil oluyor. Torpil amel-i salih değildir, amel-i talihtir. Makbul olmayan ameldir. Bu konuda salih amel, ehil olmayanı devlet işine almamak, ehil olanı seçerken de kamu için hazırlanmış adalet şartlarını mutlaka gözetmektir. Adaleti uygulamaktan emin olmadığın işi ise yapmamaktır.  

Dürüstlük Ucuz İnsanlarda Bulunmaz

Hazret-i Ömer (ra) der ki: “Dürüstlük pahalı bir mülktür, ucuz insanlarda bulunmaz.”

Meşhurdur: Bir gün Halife Ömer’i (ra) bir arkadaşı ziyaretine gelir. Selâm verir. Halife işinden başını kaldırmaz, işini bitirir, mumu söndürür, başka bir mum yakar ve ondan sonra arkadaşının selâmını alır. 

Arkadaşı neden böyle yaptığını sorunca da:

“Yanan devletin mumu idi ve ben devletin işiyle meşguldüm. Devletin işini bitirdim. Kendime ait mumu yaktım. Şimdi seninle konuşabiliriz. Çünkü senin ziyaretin devlet işi ile ilgili değildir.”

Bir başka gün Hazret-i Ali, Halife Ömer’i koşar buldu.   

“Nereye koşuyorsun ya Emire’l-Mü’minîn?” dedi.  

Hazret-i Ömer (ra): “Ya Ali devlete ait bir deve kaçtı. Yakalamamız lâzım. O malda kaç kişinin hakkı vardır!” dedi. Hazret-i Ali:

“Ya Emir’el-Mü’minîn! Bir köle görevlendirseydin!” dedi.

Hazret-i Ömer (ra): “Benden daha iyi köle mi var?” dedi. Hazret-i Ali:

“Herkes senin yaptığını yapmaz. Senden sonra bu milleti yönetecek olanlara ağır bir yük bırakıyorsun!” deyince, Halife Ömer (ra):

“Ya Ali! Üzerimizdeki ağır bir yüktür. Fırat kenarında bir koyunu kurt kapsa, kıyamet gününde hesabı benden sorulur diye korkarım!” 

Millet Namına Hazm-ı Nefs Olmaz

Hazret-i Ebu Bekir (ra) halife iken, kamu malına dokunmadan geçinebilmek için bir Yahudi kadının keçilerini sağmıştır. Asla devlet gücünü mal ve mülk edinmek için kullanmamıştır.  

Hayber Savaşında Sahabe-i Kiramdan birisi vefat etmişti. Resulullah’a (asm) haber verdiler. 

Resulullah Efendimiz (asm): “Namazını kılın. Ben kılmayacağım. Çünkü o devlet malı sayılan ganimetten çalmıştır.” buyurdu.

Zeyd bin Halid (ra) dedi ki: “O kimsenin eşyasını araştırdık. Gördük ki, aşırdığı şey, iki dirhem bile etmeyen bir Yahudi boncuğu imiş.” 2 

Bu ince hassasiyeti Bediüzzaman Hazretleri şöyle izah etmiştir: “Bir şahıs kendi namına hazm-ı nefs eder, tefahur edemez. Millet namına tefahur eder, hazm-ı nefs edemez.” 3 Yani, milletin yönetimini üstlenenler, millet malının çarçur edilmesine göz yumamazlar. Milletin hukukunu gözetmekle yükümlüdürler.       

DUÂ

Allah’ım! Yetimin malından, öksüzün hakkından, mazlumun ahından, insanların hesabından, milletin hukukundan, devletin zimmetinden Sana sığınırım! Âmin!

Dipnotlar:

1- Eski Said Dönemi Eserleri (Sünûhat), s. 335.

2- İbn Mace, Cihad, 34.

3- Eski Said Dönemi Eserleri (Sünûhat), s. 335.

Okunma Sayısı: 2754
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • mehmet

    3.3.2021 10:26:36

    torpil diye bir şey yok. yöneticilerin takdir hakkı var.

  • Sezai MUMCU

    3.3.2021 02:49:30

    Islam BÜYÜKLERININ vazifedar olduklarindan dile getirdikleri agir sözleri müsahhas baskasi icin dile getirmek tonaji yüksek bir külfet abd-i acizin terazisi onu cekmez.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı