08 Temmuz 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Dünya

 

Olaylarla ilgim yok

Uygur Amerikan Derneği Başkanı Rabia Kader, Çin yönetiminin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki etnik çatışmalardan kendisinin sorumlu olduğu yönündeki suçlamalarını reddetti.

RABİA KADER: SUÇLAMALAR DOĞRU DEĞİL

Halen ABD’nin Virginia eyaleti Fairfax şehrinde yaşayan Rabia Kader, Çin yönetiminin, olayları kendisinin kışkırttığı yönündeki suçlamaların doğru olmadığını belirterek, kendisinin yalnızca Çin’deki ailesini protesto hareketlerinden önce uyardığını söyledi. Protesto eylemlerinin yapılacağını internetteki Uygur ve Çin sitelerinden öğrendiğini belirten Kader, ailesinden birinin bu olaylar içinde yakalanması durumunda işkence göreceğinden endişe ettiğini bildirdi.

08.07.2009


 

ÇİN BASKI POLİTİKASINI BIRAKSIN

Çeşitli dernekler adına yapılan açıklamada “Asimilasyon hedefli devlet politikası ile beslenen provokasyon son noktada kolluk güçlerinin katliamına dönüştü” denilerek, “Çin yönetimi baskıcı politikalarından ve insan haklarına aykırı uygulamalarından âcilen vazgeçmeli; Müslüman Uygurların Doğu Türkistan’da ve Çin’in tüm bölgelerinde yaşama haklarına, din ve vicdan hürriyetlerine, mülkiyet haklarına tecavüzden vazgeçmelidir” çağrısında bulunuldu.

İNSAN HAKLARINA SAYGI ÇAĞRISI

Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans-Gert Pöttering, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesinde çıkan olaylarda ''protestocuların öldürülmesinden derin endişe duyduğunu'' belirterek, ''Çin makamlarından insan onuruyla ifade ve barışçı gösteri özgürlüğü dahil temel insan haklarına tam saygılı davranmalarını istediğini'' vurgularken, Beyaz Saray da Urumçi'de yaşanan olaylardan derin endişe duyduğunu açıkladı.

Katliâm derhal dursun

sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki olaylar sebebiyle Urumçi’de 1434 kişinin tutuklandığı, protesto gösterilerinin başka şehirlere de sıçradığı bildirildi. Dış dünyayla iletişimin tamamıyla kesildiği, bağımsız kaynakların gelişmeleri teyit edemediği bölgedeki gelişmelerle ilgili olarak Çin Resmî Haber Ajansı Şinhua, ‘’on yıllardır görülmeyen ölçüde kanlı etnik çatışmaların meydana geldiği ve 156 kişinin öldüğü Uygur Özerk Bölgesi’nde polisin, 1434 kişiyi çatışmalardan sorumlu oldukları kuşkusuyla tutuklandığını’’ duyurdu. Tutuklamaların, ek güvenlik güçlerinin bölgeye sevk edilmesinden sonra yapıldığı belirtilen haberde, bölgenin ikinci büyük şehri Kaşgar’da da 200 kişilik bir grubun protesto gösterisi yaptığı belirtilirken, camide toplandıkları ifade edilen bu grubun dağıtıldığı kaydedildi.

Reuters Ajansı’nın yerel gözlemcilere dayandırarak verdiği haberinde ise, polisin Uygurlar’ın yaşadığı yerlerde ayrım gözetmeden şiddet uyguladığı bildirildi. Polisin, Uygurlar’ın evlerine de girdiği belirtilen haberde, özellikle gençlerin tutuklandığı ifade edildi.

Öte yandan Urumçi’de etnik çatışmaların ardından, bölgede dün gece sokağa çıkma yasağı ilân edildi. Resmî haber ajansı Şinhua, sokağa çıkma yasağıyla ilgili kararın bölge hükümeti tarafından alındığını bildirdi. Bu arada ellerinde sopalarla Uygurları protesto etmek isteyen Han Çinlilerine karşı da polis göz yaşartıcı bomba kullandı. Resmî Şinhua haber ajansı, bazı apartman sakinlerinin taş ve sopalarla olası bir saldırıya karşı hazırlık yaptıklarını duyurdu.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi Başkanı Nur Bekri, şiddet olaylarının, “yurt dışındaki güçler tarafından kışkırtılan ve yurt içindeki güçlerce uygulanan planlı ve organize bir şiddet olayı” olduğunu savundu.

Resmî bilgilere göre Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde önceki günden beri meydana gelen olaylarda 27’si kadın en az 156 kişi vefat etti, 1080 kişi yaralandı. Çinli güvenlik birimleri 55’i kadın 1434 kişi ise göz altına aldı.

Dün sabah yeniden alevlenen protestolar için yüzlerce kişi sokağa döküldü. Polisle göstericiler arasında çatışmalar çıktığı bildirildi.

Çoğunluğu kadın olan protestocuların önceki gün meydana gelen olaylardan dolayı yakınlarının keyfi olarak gözaltına alınmasına tepki gösterdiği belirtildi. Gösteriye katılan Uygur Türkleri, barışçı bir protesto eyleminin devletin yürüttüğü bir şiddet eylemine dönüştüğünü savundu.

GERÇEK ÖZERKLİK ŞART

Türkiye’nin de aralarında olduğu türlü ülkelerdeki Uygur diasporası temsilcileri, kısa ömürlü Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin bulunduğu bölgede bağımsızlık olmasa da en azından gerçek bir özerkliğin yerleştirilmesi gerektiğini savunuyor. Uygur diasporası temsilcilerine göre, bölgeyi Çinlileştirme politikası izleyen Pekin yönetiminin nihaî amacı, uyguladığı baskı, şiddet ve yıldırma yöntemleriyle Uygurlar’ı asimile etmek.

AB'DEN İNSAN ONURUNA SAYGI ÇAĞRISI

Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans-Gert Pöttering, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde çıkan olaylarda, ‘’protestocuların öldürülmesinden derin endişe duyduğunu’’ belirterek, Çin makamlarından ‘’insan onuruna saygı göstermelerini’’ istedi. Avrupa Parlamentosu adına bütün taraflara sakin olmaları çağrısında bulunan Pöttering, ‘’Çin makamlarından insan onuruyla ifade ve barışçıl gösteri özgürlüğü dahil temel insan haklarına tam saygılı davranmalarını istediğini’’ vurguladı. Pöttering, Çin makamlarının ‘’internet erişimini engellememek dahil olmak üzere yerel ve uluslar arası medyanın bölgede özgürce çalışmasına izin vermesini’’ istedi. ABD ise Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde çıkan olaylarda can kaybı olmasından derin üzüntü duyduğunu açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ian Kelly, ‘’Can kayıplarından derin üzüntü duymaktayız’’ dedi ve taraflara sükûnet ve itidal çağrısında bulundu. Öte yandan Hollanda’nın Lahey şehrindeki Çin büyükelçiliği, konsolosluk bölümünü güvenlik gerekçesiyle kapattığını bildirdi.

TÜRKİYE'DEKİ DERNEKLERDEN ORTAK KINAMA

Bu arada İHH İnsanî Yardım Vakfı, MAZLUMDER, AKV, Özgür-Der, İnsan ve Medeniyet Hareketi, Medeniyet Derneği, AKDAV, AKABE Vakfı, Anadolu Gençlik Derneği ile Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği, Doğu Türkistan Vakfı, Doğu Türkistan Gençler Derneği, Doğu Türkistan Göçmenler Derneği ve Doğu Türkistan Dayanışma Vakfı Uygur Türklerinin, kendilerine uygulanan baskıları, asimilasyon politikalarını ve son olayda Çin Hükümetin tavrını protesto etmek için başlatmış oldukları yürüyüşe karşı, Çin polisi tarafından hedef gözetilmeksizin rastgele ateş edilmesi, havadan bombalama yapılması ve kalabalıkların üzerine tankların sürülerek aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu en az 500’den fazla kişinin ölümüne ve binlerce kişinin yaralanmasına sebebiyet vermesini yayınladıkları ortak bir açıklamayla kınadı. Açıklamada, “Çin Hükümeti son 5–6 sene içerisinde asimilasyon politikalarına bir yenisini daha eklemiş, son olaylar da bu yüzden çıkmıştır. Çin Yönetimi baskıcı politikalarından ve insan haklarına aykırı uygulamalarından acilen vazgeçmeli, Müslüman Uygurların Doğu Türkistan’da ve Çin’in tüm bölgelerinde yaşam haklarına, din ve vicdan hürriyetlerine, mülkiyet haklarına tecavüzden vazgeçmelidir.” denildi.

08.07.2009


 

İsyan büyüyor

Çin resmî haber ajansı Şinhua, ‘’Onyıllardır görülmeyen ölçüde kanlı etnik çatışmaların meydana geldiğini, polisin, 1434 kişiyi tutuklandığını’’ duyurdu.

Bölgenin ikinci büyük kenti Kaşgar’da da 200 kişilik bir grubun protesto gösterisi yaptığı belirtilirken, camide toplandığı ifade edilen bu grubun dağıtıldığı kaydedildi. Haberde, protestocu grupların Yili ve Aksu kentlerinde de bir araya gelmeye çalıştıkları ifade edildi. Reuters Ajansı’nın haberinde ise, polisin Uygurların yaşadığı yerlerde ayrım gözetmeden şiddet uyguladığı bildirildi.

08.07.2009


 

Davutoğlu: Olayları kaygıyla takip ediyoruz

dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesinin başkenti Urumçi’de meydana gelen olayları derin bir üzüntü ve kaygıyla izlediklerini söyledi.

Bakan Davutoğlu, ayrıca olaya sebep olan kişilerin bir an önce tespit edilmesi için gerekli girişimlerin yapılması çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah Bin Zayid Al Nahyan ile bir araya geldi. İstanbul’da yarın gerçekleştirilecek Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Yüksek İstişare Toplantısı öncesinde İstanbul’da Çırağan Sarayı’nda bir araya gelen iki bakan, görüşmenin ardından ortak bir basın toplantısı düzenledi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, iki günden beri Çin’de yaşanan Uygur Türkleri’nin öldürülmesi ve Ortadoğu’daki gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye olarak olayları yakından takip ettiklerinin altını çizen Davutoğlu, “Çin ile ilişkilerimiz son dönemde iyi bir durumda. Ümit ederiz ki bu gerilim durur. Bölge için gerçekleşecek huzur için hükümet olarak hazırız.” dedi.

08.07.2009


 

Bulgaristan'da, HÖH muhalefette kalabilir

BULGARİSTAN'DA geçen Pazar günü yapılan genel seçimin kesin sonuçları açıklanırken, 240 sandalyeli parlamentoda milletvekillerinin siyasî partilere göre dağılımı da belli oldu.

Kesin sonuçlara göre 6 siyasi parti ve ittifak yüzde 4’lük seçim barajını aşarak parlamentoda temsil hakkı elde etmeyi başardı. Ancak hiçbir parti tek başına iktidara gelecek çoğunluğa ulaşamadı. Katılım oranın yüzde 60,2 olduğu seçimde birinciliği yüzde 39,71 oy oranıyla Sofya Belediye Başkanı Boyko Borisov’un fahri liderliğini yaptığı GERB (arma) partisi elde etti. GERB parlamentoda 116 milletvekiliyle temsil edilecek. Seçimde büyük bir oy kaybına uğrayan iktidardaki Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP), oyların yüzde 17,7’sini alarak parlamentoda 40 koltuk kazandı. Üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (DPS-HÖH) büyük bir başarı göstererek, yüzde 14,46 oranında oy aldı. Ancak HÖH’ün kurulacak herhangi muhtemel bir hükümette yer alma ihtimalinin düşük olduğu belirtiliyor. Buna rağmen HÖH, hem “ülkedeki üçüncü büyük siyasî güç” olma durumunu korudu, hem de milletvekili sayısını 38’e çıkararak ülkenin en köklü siyasal partisi olan BSP ile neredeyse eşit konuma geldi. HÖH, önceki parlamentoda 34 milletvekiliyle temsil ediliyordu. Seçimde oyların yüzde 9,36’sını alan ırkçı ve aşırı milliyetçi ATAKA partisi 21, sağ güçlerin oluşturduğu “Mavi Koalisyon” 15, yine aşırı milliyetçi çizgide yer alan “Düzen Meşruiyet ve Güvenlik” (RZS) partisi ise 10 sandalye elde etti. Başbakanlığa hazır olduğunu bildiren GERB’in fahri lideri Boyko Borisov, koalisyon hükümeti kurmak için HÖH ve BSP dışındaki tüm siyasi partilerle görüşeceğini açıkladı. Siyasî gözlemciler, Borisov’un Mavi Koalisyon ile hükümeti kuracağı görüşünde birleşiyor.

08.07.2009


 

Şalit sorunu yakında çözülebilir

MISIR Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, Gazze’de Hamas’ın elinde bulunan İsrailli asker Gilad Şalit’in durumunun iyi olduğunu ve sorunun yakında çözüleceğini umduğunu söyledi.

Mübarek, Kahire’yi ziyaret etmekte olan İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile düzenlediği ortak basın toplantısında, birtakım temaslar olduğunu ve İsrailli asker Şalit’in iyi olduğuna inandığını kaydetti. Mübarek ayrıca bu konunun çözümünün uzun zaman almayacağını sözlerine ekledi. Yaklaşık 3 yıldır Gazze’de Hamaslı militanların elinde bulunan İsrailli asker Şalit’i, o zamandan beri gören olmadı. Hamas, Haziran 2006’da ele geçirilen Şalit’in Kızılhaç tarafından ziyaret edilmesine de izin vermedi.

08.07.2009


 

ABD: İran'a saldırıya yeşil ışık yok

abd hükümeti, Washington’un İran’a saldırması için İsrail’e “yeşil ışık” yaktığı iddiasını reddetti.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ian Kelly, İranlı yetkililerin ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in pazar günkü sözlerini, İsrail’e İran’ın nükleer tesislerini vurmak için izin verileceği şeklinde yorumladığını hatırlatarak, “Biden’in İsrail’e yeşil ışık yaktığı fikri doğru değil” dedi. “Herhangi bir askerî harekete yeşil ışık yakmak istemeyiz” diyen Kelly, “İsrail’e ne yapacağını söyleyecek de değiliz” dedi ve Biden’in İsrail’in askeri kararlarını kendi başına alabilecek “egemen devlet” olduğu yolundaki sözlerini tekrarladı. Kelly, “İsrail’in güvenliği önemli. İran’ın nükleer programından duyduğu endişeyi paylaşıyoruz” ifadesini kullandı. Sözcü, Beyaz Saray hükümetinin, 12 Haziran’daki cumhurbaşkanı seçiminden sonraki olaylar yüzünden İran’la açılım politikasından vazgeçeceği yolundaki görüşün de doğru olmadığını söyledi.

08.07.2009


 

Güneşli, semaverli diplomasi

RUSYA'YA ziyarette bulunan ABD Başkanı Barack Obama, dün Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile Moskova dışındaki Novo-Ogarevo ikametgâhında güneşli bir havada semaver etrafında yapılan kahvaltıda bir araya geldi. Putin, Obama’ya Rus adetlerine göre semaverde demlenen çay ikram etti.

Vladimir Putin kahvaltıdan önce kısa bir konuşma yaptı. Putin, Obama ile Rusya-ABD ilişkilerinin geliştirilmesini umut ettiklerini belirtti. Başbakan Putin, “Rusya-Amerikan ilişkilerin tarihi çok eski ve renkli sahnelere sahip. Tarihte ilişkilerimizin iyi geliştiği yıllar oldu, bazen de sıradan zamanlar yaşandı ve hatta zıtlıklar, gerginlikler bile oldu. Sizinle birlikte ikili ilişkilerimizin gelişeceğini umuyoruz. Sizinle tanışmaktan da memnun oldum.” diye konuştu. Daha sonra söz alan Obama, Moskova’nın dünkü yağmurlu havasına atıfta bulunarak bugünün güneşli olduğunu söyledi. Obama; “Başbakan Moskova’da bizler için böyle güzel havayı organize ettiği için de ayrıca teşekkür ediyorum.” şeklinde espri yaptı.

Obama, Rusya temasları çerçevesinde ‘Rusya Ekonomi Okulu’nda düzenlenen mezuniyet törenine de katıldı. Burada bir konuşma yapan Obama, ABD’nin her zaman güçlü, barışçıl ve müreffeh bir Rusya’dan yana olduğunu söyledi. Rusya ile füze kalkanı konusunda birlikte hareket etmek istediklerini kaydeden Obama, İran’ın nükleer programının başarısız olduğunun görülmesi durumunda füze kalkanına da gerek kalmayacağını söyledi. Obama, üniversite öğrencilerine yaptığı konuşmada Rusya’nın ve ABD’nin beş konuda çıkarlarının örtüştüğünü söyledi: Nükleer silâhların yayılmasının önlenmesi, aşırılıklarla mücadele, ekonomik refahın güvence altına alınması, insan haklarının geliştirilmesi ve egemenlik haklarını ihlâl etmeden işbirliğinin arttırılması. ABD’nin de insan hakları açısından mükemmel olmadığına değinen Obama, “Eğer ABD demokrasisi olmasa idi, değil başkan, Afrika kökenli bir Amerikan vatandaşı olarak size hitap etme imkânım olmazdı.” dedi. Öte yandan temaslar çerçevesinde Rusya ve ABD, nükleer başlıklı silâhların yarı yarı azaltılması konusunda anlaştı. Yeni anlaşmaya göre nükleer savaş başlıklarının 1500-1675’e azaltılması, başlıkları taşıyan füzelerin de 500-1000 adete indirilmesi kararı alındı. Önceki gün Obama’yı kabul eden Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ise Moskova ile Washington yönetimleri arasında füze kalkanı konusunda farklılıkların sürdüğünü söylemişti. Obama ise Rusya’nın Afganistan konusundaki pozisyonunun çok önemli olduğunu belirterek, Rusya ve ABD arasında imzalanan Afganistan’daki uluslar arası güçleri desteklemek için gönderilecek kargoların geçişi konusundaki anlaşma sayesinde hem zaman hem de kaynak açısından kazançlı çıkacaklarını söylemişti. Gürcistan’ın toprak bütünlüğüne yönelik desteğini de vurgulayan ve bölgede yeni bir silâhlı çatışmaya karşı olduğunu ifade eden Obama, ‘’Gürcistan’ın toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına saygı duyulmalıdır. Bizden hiç kimse askerî çatışma taraftarı değildir. Gürcistan konusu Moskova ve Washington arasında görüş ayrılığı olan konulardan biri’’ diye konuşmuştu.

08.07.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

Bütün haberler

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.