"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İki soru, iki cevap

Akif ARSLAN
03 Aralık 2015, Perşembe
Bediüzzaman Hazretleri bizim siyasetten uzak durmamızı söylüyor, siyasetten men ediyor. O halde:

1- Risale-i Nur’a Bandrol Engeli / Devlet Tekeli meselesini gazetemiz vasıtası ile takip etmek bu metne aykırı mıdır?

2- Normal siyaset sahnelerini gazete ve mecmualardan takip etmek bir Nur Talebesi için uygun mudur? Uygun değilse gazetemiz de siyasî haber yapıyor. Gazetemizi de takip etmemeli miyiz?

Öncelikle soruyu düzelterek başlayalım. “Risale-i Nur’a bandrol engeli veya devlet tekeli” ile ilgili meseleleri takip etmek bir Nur Talebesi açısından siyasî meseleleri takip etmek değildir. Yasak “siyasî bir yasaktır”, ancak bu yasağa karşı çıkmak da, yasak ile ilgili gündemi takip etmek de siyasî bir tavır değildir.

Çünkü Üstad Hazretleri hayattayken de bir çok kez Risaleler toplatılmış ve yasaklanmıştır. Üstadımızın o günlerdeki tavrı da daima Risaleleri ve iman hakikatlerini savunmak şeklinde olmuştur. Bununla ilgili Risale-i Nur’da bir çok mektup ve mahkeme savunmaları mevcuttur. Nur Talebesi olmanın en önemli bir düsturu da “Risale-i Nur’u kendi malı bilmektir.” Bir insan kendi malına bir zarar geleceği zaman onu elbette ki koruyacaktır. Gücü yetmiyorsa da muhafaza için elinden geleni yapacaktır. İşte biz Nur Talebeleri de Risale-i Nur’u kendi malımız bildiğimizden, zarar verme amaçlı ona el uzatıldığında muhafaza için gayret ediyoruz. Mesele Risale-i Nur’a zarar gelmesi-gelmemesi meselesi de değildir. Elbette ki onların gerçek koruyucusu Cenâb-ı Hak’tır.

Üstadımızın ifade ettiği gibi, kendi malımız bilmemiz gereken Risalelere sahip çıkmalıyız. O halde bandrol engeli / devlet tekeli ile Risalelerin basımını engellemek tamamen siyasî bir oyun olmakla birlikte, bu yasağa karşı çıkıp bu minvalde gündemi takip etmek ve bu konuda bilgi sahibi olarak Risaleleri müdafaa etmek bir Nur Talebesi için, bırakın yanlış olmayı, yapması gereken zarurî bir tavırdır. Sahip çıkmak sadece basın yayın organları ile haber yapmak da değildir. Aynı zamanda takip ederek neyin ne olduğunu iyi bilip etrafımızdaki insanları bu hususta aydınlatmak ve uyarmak da vazifelerimiz arasındadır. Yaptığımız müdafaanın veya gösterdiğimiz çabanın sonuç verip vermemesi de vazifemiz itibarı ile çok da mühim değildir. Karınca misali, Hz. İbrahim’e (as) götürdüğümüz bir damlanın o büyük ateşi söndürememesine takılmayız, Hak katında tarafımız belli olsun yeter. Aksi halde Risaleleri kendi malımız bildiğimiz halde, müdafaa etmezsek veya kendi malımız bilmezsek mazaallah Nur Talebeliği vasfını kaybedebiliriz. Unutulmamalıdır ki haksızlık karşısında susmamayı Resulullah’tan (asm) öğrendik. Zulüm karşısında susmanın zulüm olduğunu da Bediüzzaman’dan. Konuşmak için bilmek gerekir. Bilmek için de konuyu takip etmek.

Elhasıl, Risale-i Nur’a Bandrol Engeli veya Devlet Tekeli meselesine karşı çıkıp bu meselenin takipçisi olmak en birinci vazifelerimiz arasında olmalıdır.

İkinci sorunun cevabı da aslında birinci soru ile aynı minvalde. Ama burada unutulmaması ve es geçilmemesi gereken bir husus var. Gündemi bir Nur Talebesi elbette ki takip etmelidir. Ama bunun bir ölçüsü vardır. Üstad Hazretlerinin hayatına baktığımızda bir dönem gündemi hiç takip etmediğini biliyoruz. Ki o dönemde gazete ve mecmuaları takip etmemesinin en önemli sebebi hakkın ve hakikatin yazıldığı bir mecmuanın kalmamasıdır. Şu yaşadığımız dönemde hakkın ve hakikatin yanında olan gazetemiz Yeni Asya’yı takip etmek yanlış değil, aksine takip etmemek büyük eksikliktir. Bediüzzaman’ın Üçüncü Said dönemi denilen bir dönemi daha vardır ki, o dönemde belli ölçüde bazı meseleleri takip etmiştir. Dönemin başbakanına ve çeşitli milletvekillerine mektuplar da yazmıştır. Hizmetimizi ve Risale-i Nur’u ilgilendiren her meseleyi zaten takip etmeliyiz. Ki Üstadımız da böyle yapmıştır. Böyle yaptığını bu mektuplardan anlıyoruz. Bir mesele hakkında hiçbir bilgisi olmayan birisi o mesele hakkında tavsiyelerde bulunamaz. Üstadımız o mektuplarda çeşitli tebrikler ve tavsiyelerde bulunuyor. Demek bilgi sahibi. Ancak bunun da bir ölçüsü elbette ki vardır. Her haber sitesinden ya da gazeteden veya tv’den gündemi takip etmek doğru değildir. Şahsen ben gündemi gazetemiz Yeni Asya’dan takip etmenin yeterli olacağı kanaatindeyim. Ve sizlere de öyle yapmanızı tavsiye ederim. Gazetemiz gündemde hizmetimizle alâkalı meseleleri süzüp bizlere öyle sunmaktadır. Veya hiç takip etmememiz gereken meseleleri sunmamaktadır. Bizler de böylelikle gereksiz siyasî malûmat edinmemiş, zihnimizi siyasetin anlamsız boğuşmaları ile meşgul etmemiş oluyoruz. Gündemi takip edeceğim derken anlamsız, malayani meselelerle zihnimizi zehirlememiş ve kurcalamamış oluyoruz. Yeni Asya Gazetesi bize, yani bir Nur Talebesine yeter.

Her konuya sadece Risale-i Nur çizgisi dahilinde yaklaşan başka bir gazete var mı?

Başyazarı Bediüzzaman olan başka bir gazete var mı?

Her sayfasında Risale-i Nur ve Bediüzzaman’ın kokusunu taşıyan başka bir yayın organı var mı?

İşte onun için gizli ifsat komiteleri Yeni Asya ile uğraşıyorlar. Risale-i Nur’un hakkını savunmak için verilen mücadeleye “siyasete ilişmek” diyorlar. Elbette ki bu “siyaset” değil “vazifemiz”dir!

Okunma Sayısı: 2032
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Garib Doğu

    3.12.2015 13:45:52

    Bandrol yasağı veya devlet tekeli siyasi bir mesele olduğu kesin.Bunu,devlet korunmasına alındı diyenler,dehşetli bir ters algı içinde olduklarının farkında bile değillerdir.Bu açık ve net olarak bir devlet tekelidir,inhisardır.Risale-i Nur'la ilgili bütün hakların devlete devredilmesidir. Üstad,açıkça Hak ve hakikat,Kur'an ve islamiyet inhisar altına alınamaz diyor. Sadeleştirmeye de,inhisara da hep birlikte karşı çıkılmalıydı.Öyle olsaydı bu kadar uzun zaman Risaleler basılmaktan men edilemez,Ve maddi manevi bu kadar sıkıntılar çekilemezdi. Gündemi takip ise zaruri bir görevdir.Çünkü basında,Risale-i Nur'la,Üstad' ve cemaatla ilgili yalan yanlış ve bazen de iftira ve hakaretlere varan yazılar çıkıyor.Bunları tashih etmek ve gerekli cevapları vermek gerekiyor.Aksi halde birçok masumun zihni bulandırılmış olur.Bu cihette basını ve gündemi takip etmek asla siyaset değildir.Bilakis hamiyettir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı