İnsan kâinattaki bütün meseleleri zahiren “aklı” ile idrak etse de akıl sadece bir anahtar hükmündedir.
Anahtarın, kapının kilidini açabilme istidadı varsa da kapıyı açabilme gücü yoktur. Yani, kilidi açar lâkin kapıyı açamaz. Kapıyı açan iradedir.
“İman, Cenâb-ı Hakk’ın, istediği kulunun kalbine, cüz-i ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur.” 1
Kilidi açıp, kapıyı açamamak ya da açmamak, aslında kilidi açmamakla eşdeğerdir. Her iki durumda da kapı kapalıdır çünkü. Kısacası iradesi olmayan akıl pek de akıl sayılmaz aslında..
Bir de, iradesi de aklı da tam olup, vicdanlarının sesini kısanlarımız var aramızda. Vicdanın görevi hepsinden daha önemlidir belki de!
Vicdan, akıl anahtarını, o anahtar için tasarlanmış doğru kilide takması gerektiğini söyleyen Rahmanî bir sestir, insanın içinde mütemadiyen konuşan. Yorulmak bilmeyen, susmak bilmeyen..
“Vicdan, kalp penceresinden bakar. Akıl, gözünü kapasa da vicdanın gözü daima açıktır!”2
Evet, iman kapısına vicdanın sesi ile akıl vasıtasıyla ulaşılır. Ve cüz-i ihtiyarıyla kapı açılır. İçeri buyur etmeden girilmez. Buyur edecek olan da, Vahidül Ehad olan Cenâb-ı Hak’tır.
“Akıl tâtil-i eşgal etse de, nazarını ihmal etse, vicdan Sânii unutamaz. Kendi nefsini inkâr etse de O’nu görür. O’nu düşünür. O’na müteveccihtir. ”3
Vicdan sukut ettirilince, anahtar hangi kilidi açması gerektiğini şaşırıyor maalesef. Olur olmaz her kilidi açmak için mücadele ediyor. Deniyor, deniyor..
Olmadı baştan alıp tekrar deniyor, divane gibi...
Akıl divane olur mu hiç deme. Akıl, O’nu (cc) aramak için tasarlanmış ama vicdan olmadan akıl göze iner ve göz ise, mâneviyatta kördür. Kör gözle doğru anahtarı doğru kilide takmak mümkün değildir.
Yukarıda anlattığımız beyhude denemeler sonucu da, bazen anahtar “yalama” oluyor. İşte o zaman insan, “akılsız akıllılar” tabirine müstehak hale geliyor. Artık belki de doğru kilidi bulsa da açabilecek kabiliyeti ve gücü kalmıyor. İşte bundandır ki, Cenâb-ı Hak bazı kullarının kalbine, belli bir haddi aştıklarında “kilit vuruyor”, bir daha ancak ahirette açılmak üzere!
“Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de (bir çeşit) perde gerilmiştir ve onlar için büyük bir azap vardır.” 4
Etrafımızda deha seviyesinde akıllı olanlar var belki. Ya da sadece zeki olanlar. En azından normal zeka düzeyinde yüzlercesi mevcuttur. Ama Rahman’ı bulamamışlar, ya da hiç aramamışlar. Aramak istememişler belki de...
O’nu (cc) bulmak için, sorulara cevap aramak istidadıyla bezenmiş olan akıl istidatlarını vicdanla kontrol altına alamayan ve kendi kendini akıllı sanan binlerce “vicdansız” var. Akıl gözleri kalplerine inmiş olan..
Dipnot:
1- İşaratü’l İ’caz.
2- Mesnevî-i Nuriye.
3- Mesnevî-i Nuriye.
4- Bakara-7.