"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ölüm terhistir

Cihat ERDOĞ
18 Mayıs 2017, Perşembe
Nasıl askerde gün sayarız.

Şafak deriz. Sayılı gün olmasına rağmen her güne çentik atarız. Kaç gün kaldı diye. Sonra da teskeremizi alınca seviniriz.  Aynen bunun gibi ölüm de dünya hayatından terhistir. Ebedî hayatımıza geri dönüştür. Toprak altına giren tohum gibi, ebedî hayatta sümbül vermektir. Anne rahmindeki çocuk daha güzel bir âleme, dünyaya gözlerini açtığı halde ağlar. Halbuki karanlık bir âlemden aydınlık ve geniş diyara gelmiştir. İnsan da bu fâni hayat sonrasında ebedî hayata merhaba demektedir. Bu durum dünyadaki yaşayışına göre ya ebedî azap veya ya da ebedî saadet yurdu olacaktır. Ecel insana anlık mesafededir. Bir sonraki nefesin garantisi yoktur. Bu dünya hayatını askerlik olarak görmeliyiz. Sınırlı bir vakit. Gözümüzü kapayınca her şeyimiz yok olur. Dünyalıklarımız kaybolur. Bir göz kapamayla yok olan şeylere bağlanmak akıl kârı değil.

Asker insan, er geç döneceği sivil hayatını, memleketini düşünür. Oraya hazırlık yapar. Askerlik süresi sınırlıdır. Onun için daima sivil hayatını hatırlar. Aynen ölüm ve sonrası gibi. İnsan da bu dünya hayatında vazifesi bittikten sonra gideceği ebedî hayatı için hazırlık yapmalıdır. Hazırlıklı insan ölümden korkmaz. Kutsal kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’in Ankebut Sûresi, 64. âyette: “Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi” diye buyurur. Ta ki, korku ve endişeden terlerimizle boğulacağımız o günde fazla zorlanmayalım. Çevremizin kalabalık olması bizleri aldatmasın. Çünkü yalnız öleceğiz. Kabre yalnız gireceğiz. Kabirden de yalnız kalkacağız. Kendi hesabımızı da yine yalnız vereceğiz.

Peygamberimiz Hazreti Muhammed (asm) bir hadisinde: “Ben bu dünyada, ancak, bir ağacın altında gölgelenen, sonra da oradan kalkıp giden binitli bir yolcu gibiyim”1 buyurmaktadır. Bu hadise göre yaşayanlara ne mutlu. Dünyada çalışırız. Mükâfatını, ücretini işin bitiminde alırız. İşte ölüm de, ecel teskeresi de; dünyadaki emeğimizin karşılığının alınma vaktidir. Hesap günüdür. Unutmamalıyız ki, bizi buraya kim gönderdi ise öbür tarafa da O çağıracaktır. 

Ölüm bekleme salonuna geçiştir. Yeniden doğuş için kapıyı aralamaktır. Terhistir. Dünya sıkıntılarından kurtuluştur. Rahata ermektir. Dostlarımıza, daha önce terhis olanlara kavuşma mahallidir.

Dipnot:

1- Taberani, El-Mu’cemül-Kebir.

 

Okunma Sayısı: 1313
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı