"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tehlike çemberi

Davut ŞAHİN
03 Ocak 2017, Salı
Dakika bir, gol bir! Daha yılın ilk dakikalarında Türkiye olarak kanlı bir saldırıya maruz kaldık.

Bu korkunç saldırı sonrasında eli kanlı terörist, elini kolunu sallayarak sırra kadem bastı.

Daha diğer saldırıların kanları kurumamışken…

Daha, diğer cinayetlerin hesabı sorulmamışken…

Daha, katillerin eşkalleri belirlenememişken….

Daha, bu saldırıyı hiçbir örgüt üstlenmemişken…

Bu kanlı saldırıların peşpeşe gelmesi düşündürücü.

Doğru; kurşun adres sormaz.

Ama hangi adresten geldiği belli.

*

Toplum olarak tarih boyunca devlet kurmak adına savaşlar vermiş bir ırkın ahvadıyız. Türk boylarından 444 Kayı yiğitlerinin Anadolu seferinden tutun,  bu günkü Cumhuriyet kurulana kadar bizler, her zaman hem bağımsızlık hem de vatan için savaş meydanlarında kılıç üşürdük, düşman püskürttük.

Ama bu terör başka bir şey. Hem devlet olarak hem de toplum olarak “terör” belasıyla 1973’te tanıştık. Devlet arşivlerine “tehdit, yıkıcı faaliyet, bölücülük” olarak kayıtlara geçti.

Hatırlayın 27 Ocak 1973’te Türkiye’nin Los Angeles başkonsolosu Mehmet Baydar ve konsolos Bahadır Demir görevleri başında şehit edilmişti.

Ne oldu? ASALA denen terör örgütü bu kanlı saldırıyı üstlendi.

Saldırılar hız kesmeden devam etti…  Sırasıyla Viyana, Paris, Madrit, Hollanda, Atina, Avustralya, Cenevre, tekrar Los Angeles Başkonsolos ve Büyükelçileri silahlı saldırı düzenlendi. Hepsinin altında ASALA imzası vardı. 

Bitti mi? 

Hayır; Boston, Lizbon, Ottowa, Belgrat ve Viyana büyükelçi ve başkonsolosluklara saldırılar 1984’e kadar devam etti. Hele Orly havaalanında yaptığı saldırı, Avrupa’nın da tepkisini çekmiş ve bu örgüt daha fazla destek alamadığı için zamanla tarihin tozlu sayfalarında yerini aldı. 

PKK denen alçak örgüt, ASALA’nın son bulmasından hemen sonra sahneye konuldu. Gerçi 1980 öncesi lokal iken, 12 Eylül darbesinden sonra iyice palazlanmıştır. 

*

Türkiye içerde de terörle savaştı. 1 Mayıs Taksim’de düzenlenen kutlamada meçhul saldırganlar bir binasın çatısından ateş açtı. Hala karanlıktır olay. Malum kanlı bir mayıs olarak geçen olayda 33 kişi hayatını kaybetti. 

Ardından dönemin CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’e saldırı. (1977)

Sonraki yıllarda sağ-sol çatışmaları arttı. İki haftada 30’dan fazla kişi can verdi.  İstanbul Üniversitesinde çıkan kalabalık bir öğrenci grubunun üzerine bomba atılıyor, otomatik silahlarla taranıyor. Sırasıyla Adalet Partisi Malatya Belediye Başkanı bombalı paketi açarken, gelini ve iki torunuyla birlikte şehit düşüyor. 

Sonraki günlerde MHP İstanbul İl Başkanı uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü. 

Kamuoyunun önde gelen isimlerinden de canlar gidiyordu. Gün Sazak, Abdi İpekçi, Nihat Erim, Kemal Türkler cinayetleri… Yani terör bir “sağ”dan bir de “sol”dan can aldı.

Olan bu canım ülkeme ve masum vatandaşlara oldu.

*

Hep söylüyoruz. Söylemeye ve kalem oynatmaya devam edeceğiz. Terörün panzehiri belli. Panzehire “zehir” demek ahmaklıktır. 

Bin seneden beri alem-i İslamiyeti kahramanlığı ile memnun eden bu millet, eğer eski zaman gibi kahramancasına Kur’ana ve iman hakikatlerine yönelmezse, terör her daim kapımızı çalmaya devam edecek ve bu ülkenin bölünmesi için varını yoğunu ortaya koyacak.

Okunma Sayısı: 1180
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Toygar

    03.01.2017 08:52:40

    İnsan bilmediğine düşman oluyor. Bu nedenle, kurtuluşu İslam'da aramak lazım, islamcılarda değil. Böyle meseleye bakılsa, sanırım pek çok şey güzele tebdil olacak. inşallah!.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı