"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eğitimde sistem devrimi başlatılmalı

20 Temmuz 2018, Cuma 01:44
Beyin Göçü ve Göçmenlerin Eğitimi Perspektifinde Türkiye’nin Önündeki TarihÎ Fırsatlar

Bütün bu veriler ışığında bir kez daha söylemeliyim ki Türkiye eğitimde büyük çaplı bir sistem devrimini başlatmalıdır. Çünkü Türk eğitim sisteminde var olan eşitsizlik, kalitesizlik artmaya devam ettiği takdirde toplumdaki çatışma, ötekileşme ve kamplaşma oranı bundan kat kat daha fazla artacaktır.

HAZIRLAYAN (3) - İNOSAM

TÜRKİYE, DÜNYADAKİ BÜTÜN MÜLTECİLER İÇİN ÖRNEK BİR PERSPEKTİF SAĞLAYABİLİR!

Göçmen çocukların eğitim için kamu ve sivil toplum olarak takdire şayan çabalar gösteren Türkiye’de 5 milyonluk göçmen nüfusun en önemli problemi halen eğitim meselesidir.

Ve yine ön önemli hususlardan birisi de Türkçe derslerinin tecrübeli ve liyakatli öğretmenler tarafından verilmesi sağlanmalıdır. Türkçe ders kitapları ve temel bilim ekipmanları da tamamen ücretsiz hale getirilmeli, göçmen çocukların oryantasyon ve motivasyon eksikliği giderilmeye çalışılmalıdır.

Göçmenlerin devam ettiği okullarda özellikle nitelikli okullar arasında kardeş okul projeleri başlatılıp entegrasyona farklı boyutlar kazandırılabilir. Ücretsiz YÖS kursları açılabilir.

Göçmen öğrencilerin devam ettiği okullarındaki öğretmen ve idarecilere mülteci eğitimiyle ilgili eğitim kesinlikle verilmelidir. Göçmen öğrencilerin okuldaki ve mahalledeki görünürlüğünü ve itibarını arttıracak model uygulamalar planlanmalıdır. Bu sorunlar ertelenmeden ve ötelenmeden bilim ve aklın ışığında vizyoner bir bakış açısıyla atılacak cesur ve vicdanlı adımlarla insanlık adına iyi örnekler oluşturarak Türkiye dünyadaki bütün mültecilerin eğitimi için de müthiş bir perspektif sağlayabilir.

EĞİTİMDE ÇOK BÜYÜK ÇAPLI SİSTEM DEVRİMİNE BUGÜN DAHA FAZLA İHTİYAÇ VAR!

Bütün bu veriler ışığında bir kez daha söylemeliyim ki Türkiye eğitimde büyük çaplı bir sistem devrimini başlatmalıdır. Çünkü Türk eğitim sisteminde var olan eşitsizlik, kalitesizlik artmaya devam ettiği takdirde toplumdaki çatışma, ötekileşme ve kamplaşma oranı bundan kat kat daha fazla artacaktır. Yani sadece belli bir kesim için ve bir tek dini eğitim alanında ve yine sadece niceliksel olarak bir şeyler yapmak yeterli olmadığı gibi sistem anarşisinin ve güvensizliğin artmasına sebep olur. Türkiye; herkes için, her alanda ve büyük çaplı bir eğitim devrimi başlatmalıdır.

Dünya genelinde eğitim sistemleri krizde. Lâkin Türkiye’deki kriz çok boyutlu ve tehlikeli bir vehamet arz etmektedir. Şu anda göçmenler dahil milyondan fazla çocuk okula gidemiyor ve en az milyondan fazlası da okula gittiği halde bir şey öğrenemiyor. Türkiye Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında eğitim şûrâsı yaparak, 2023 yılına kadar “bütün kız ve erkek çocuklarının ücretsiz, hakkaniyetli ve kaliteli zorunlu eğitimlerini (12 yıl) tamamlamalarını ve böylece ilgili ve etkili öğrenme sonuçlarının elde edilmesini” hedef koymalıdır.

Türkiye, büyük eğitim şûrâsında, bilgi ve teknoloji ağırlıklı bir ekonomi hedefi doğrultusunda kaliteli bir eğitim sistemi hedefi ile neyi amaçladığını bütün eğitim bileşenlerine tanımlamalıdır. Türkiye’deki çocuklar bilgili, birikimli, donanımlı ve geleceğin işlerine uygun eğitim alabilmeleri için bugün neleri öğrenmeleri gerekiyor, nasıl bir eğitim müfredatı almaları gerekiyor ve bunu sağlayacak sistemleri kuracak eğitim bürokrasisi ve eğitim politikacıları iş başına gelebilecek mi? Bir örnekle; ısrarla devam ettirilen taşımalı eğitim sistemi kırsal nüfusu, kırsal kalkınmayı ve tarımsal üretimi olumsuz etkilemeye devam etmektedir ve bir an önce bu durumun rehabilite edilmesine ihtiyaç vardır.

Özel eğitim sektörünü ciddî şekillerde destekleyen Türkiye’de özellikle son yıllarda en yoksul bölgelerde eğitim finansmanındaki gerileme (yoksul semtlerde öğrenci sayısı fazla, okulun temel giderleri ısınma/boya/tamirat vs. yeterince karşılanmıyor, fizikî altyapı ve öğretmen yetersiz…) sarsıcı boyutta. Türkiye, en yoksul ve savunmasız durumdaki çocuk ve gençlerin devam ettiği yoksul semtlerdeki devlet okullarının eğitim finansmanından kesintiye giderek, özel okul ve kolejlere eğitim finansmanı aktarmayı bırakmalıdır.

VELİLER, ÖZEL OKUL VE KOLEJLERİN KUCAĞINA İTİLİYOR!

Türk siyasetçileri, bir yandan ülke genelinde bir ‘inovasyon ve yetenek açığı’ndan yakınırken, diğer yandan da devlet okullarına yardım bütçelerinin küçüldüğünden bahsetmeyerek aslında en temel bir eleştiriyi savuşturmaya devam etmektedir.

Türkiye, bilimsel, çağdaş, inovatif ve nitelikli eğitim sistemine yeterince yatırım yapmadığı için; eğitimin çocuklarının geleceği açısından hayatî önem taşıdığının farkında olan anne-babalar kontrolsüz bir şekilde açılan ve kâr amacı güden kalitesiz özel okul ve kolejlerin kucağına itilmeye devam edilmektedir. Türkiye’deki eğitim, sistem anarşisi ve izlenen sert neoliberal politikalar sayesinde veliler özel okul/kolej ile kaliteli öğrenme arasında güçlü bir ilişki olduğuna inandırılmışlardır. Paran kadar eğitim, paran kadar kaliteli okul anlayışı toplumun kanaati haline gelmiştir.

-DEVAM EDECEK-

Etiketler: göçmenler, suriyeliler
Okunma Sayısı: 1156
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı