"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bilim insanları kolay yetişmiyor

Emin Fırat
26 Ağustos 2018, Pazar
Osmanlı da, ilim ve ilim erbabına saygı göstermenin dinî bir vecibe olduğu kabul edilerek, fevkalâde bir hürmet gösterilmiştir.

Âlimlere karşı gösterilmesi gereken saygı ile alâkalı fetvalar yayınlanmış, bütün dünyaya hükmeden koca cihan padişahları, saygıda asla kusur etmemişlerdir. Âlimlerin karşısında konuşmayı bir zul olarak telâkki etmiş, her daim onların görüş ve düşüncelerini kaale almışlardır. Esasında Osmanlıyı bir cihan devleti yapan en önemli faktörlerden birisi de, ilim ehline karşı gösterilen saygı ve hürmet olmuştur.

Günümüzde ecdadın sergilemiş olduğu böylesine bir tavrı görmek, maalesef mümkün değildir. Bilhassa 15 Temmuz menfur darbe girişiminden sonra, olağanüstü hâlin ilân edilmesi ile birlikte, bir şekilde bu girişim ile ilişkilendirilen yaklaşık sekiz bine yakın bilim insanımız (akademisyenlerimiz), millet olarak en çok ihtiyaç duyulduğu bir anda, KHK’larla ihraç edilerek, mağdur edilmiş, itibarsızlaştırılmış ve yok sayılmışlardır.

Şüphesiz ki, bir ülkenin iyi yetişmiş insan gücü o ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarından çok daha önemlidir. İkinci Dünya Savaşı’nda yerle bir olan Japonya ve Almanya, bu hususla alâkalı iyi bir misaldir. Ülkelerin her açıdan gelişmesi ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması, ancak iyi yetişmiş insan gücü ile mümkündür. Bu da ancak bilimin merkezi ve kaynağı olan üniversitelerle ve dolayısıyla akademisyenlerle mümkündür.

Ülkemizde 15 Temmuz hain darbe girişiminden hemen sonra, pek çok akademisyen, darbeye teşebbüs etmek, terör örgütlerine iltisak ve yardım etmek vs… suçlamaları ile savunmaları dahi alınmadan, bir daha geri dönmemek üzere, görevlerinden uzaklaştırılmışlardır. İhraç edilmekle yetinilmemiş, pek çoğunun evleri polisler tarafından basılarak, gözaltına alınmış, önemli bir kısmı da tutuklanmıştır. Açığa alınan, ihraç edilen, gözaltına alınan ve tutuklananların tamamının ellerinden pasaportları alınarak, yurt dışına çıkış yasağı getirilmiştir. En acısı da kendi alanlarında bir başka yerde çalışmalarına izin verilmemiş, yıllarca emek vererek elde ettikleri, ülkesi ve milleti için kullanacakları birikimleri yok sayılmıştır.

Bilim insanlarımızın, terörist ve darbeci suçlamaları ile görevden alınmaları, kamu vicdanında derin yaralar açmıştır. Onların saygınlığına gölge düşürülmüş, sokağa çıkamaz hale getirilmişlerdir. Her ne kadar anayasamızda ve evrensel hukukta, masumiyet karinesinden söz edilmiş olsa da, akademisyenler için bu kural göz önünde bulundurulmamıştır.

Mağdur edilen akademisyenlerimizin özel sektör dahil, çalışma imkânları kısıtlanmış, birikimleri ve bilgilerini aktarabilecekleri bir alan bırakılmamıştır. Hem ilerleyen yaşları, hem de bugüne kadar alanları dışında başka işlerde çalışmamış olmaları dolayısıyla, her ne kadar bazıları dönercide garson, marketlerde kasiyer, benzin istasyonlarında pompacı olarak çalışmış olsalar da, fizikî güç gerektiren işlerde çalışabilmesi, mümkün olmamıştır. Kısacası, ülkemiz için donanımlı insan yetiştirmek gibi kutsal bir görevi ifa etmesi beklenen akademisyenler, bir anda işsiz kalarak, çocuklarının rızkını dahi karşılayamaz hale gelmişlerdir.

Ayrıca akademisyenlerimizden bazıları, yurt dışındaki saygın üniversitelerde çalışabilmesi için kabul almış olsalar da, pasaportlarının iptal edilmesi ve haklarında verilen yurt dışı çıkış yasağı dolayısıyla, bu imkân da ortadan kalkmıştır. Yurt içindeki özel üniversitelere yaptıkları başvurulara ise cevap dahi verilmemiştir. Yapılan bu haksız uygulamalarla, yalnızca akademisyenlerimizin kendileri değil, beraberinde aileleri ve çocukları ile birlikte, aynı zamanda bilgiye susamış bütün milletin evlâtları da cezalandırılmıştır.

Peygamber Efendimiz (asm), “Âlime hürmet eden, bana hürmet etmiş olur. Onu ziyaret eden beni ziyaret etmiş olur” diyerek, ilim erbabına saygı ve hürmet gösterilmesi gerektiğini ifade etmektedir.

Bilim insanları kolay yetişmiyor. Maalesef zor elde ettiğimiz değerleri çok kolay kaybediyoruz.

Okunma Sayısı: 1073
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı