"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Âyetlerle şifreli haberleşme nasıl oluyormuş, açıklayın

05 Temmuz 2018, Perşembe
Yeni Asya’nın, “Bakanlık Kur’an yasağını savundu” manşetiyle duyurduğu hukuk skandalını değerlendiren Güleçyüz, “Adalet Bakanlığının bu işin başında olduğu da ortaya çıktı. Bir hukuk adamı Kur’an-ı KerÎm’e yasak koyuyorsa bu artık lafın bittiği yerdir” dedi.

Cezaevindeki keyfî Kur’ân-ı Kerîm yasağına ilişkin Scope yayınında değerlendirmelerde bulunan Genel Yayın Yönetmenimiz Kâzım Güleçyüz şunları söyledi: “AYM tutuklu bir hâkimin cezaevinde sadece bir adet Kur’ân-ı Kerîm bulunması sebebiyle hak ihlâli başvurusunu kabul etti. Tutuklu hâkim kendisine dışarıdan getirilen Kur’ân-ı Kerîm’i sürekli yanında bulundurabilecek. Aslında normal, olağan, olması gereken birşey AYM kararı ile ancak hayata geçebiliyor. Ne haldeyiz! “

‘Âyetler nasıl şifre oluyormuş?’

Olayın ‘dehşet verici’ olduğunu vurgulayan Güleçyüz şu değerlendirmelerde bulundu: “AYM bu davayı görürken Adalet Bakanlığı’na yazı yazmış: ‘Bu konuda ne diyorsun?’ Bakanlık, örgüt üyelerinin Kur’ân-ı Kerîm âyetlerini şifre olarak kullanmak suretiyle haberleştiklerini öne sürerek Kur’ân-ı Kerîm dahil hiçbir kitabın getirilmesine müsaade edilmediğini bildirmiş. Şimdi bu açıklamanın detayını sormak lâzım Bakanlığa. Ayetler nasıl şifre olarak kullanılabiliyormuş? Örgüt mensupları âyetlerle nasıl haberleşiyor? Ben canlandıramıyorum kafamda. Nasıl? Bizim gazeteye yasak uygulamasında da aynı şeyle zaman zaman karşılaştık, neyse ki cezaevlerinin tamamında yaygın birşey değil bu. ‘Örgüt mensuplarına moral ve motivasyon sağlanıyor.’ Bu iddianın kaynağının Adalet Bakanlığı olduğu bu kararla birlikte açık şekilde ortaya çıktı. Meselâ Kur’ân’da deniyor ki, ‘Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.’  Acaba bu mu bir şifre ve haberleşme aracı olarak kullanılıyor? O zaman o âyeti mi çıkaracaksınız Kur’ân ı vermek için? ‘Vay buradan da moral buluyorlar, ümit kazanıyorlar.’ O zaman bu âyeti de yasakla, işin varacağı yerler budur bu mantıkla. Ve bu mantıkla Kur’ân-ı Kerîm’i sokmuyor, verdirmiyor; gazete yasağı aynı şekilde.”

‘Nasıl imza atabiliyorlar?’

Yeni Asya’nın da bazı cezaevlerinde yasaklandığını anlatan Güleçyüz bu hukuksuz kararlara imza atanlardan hukuk içinde hesap sorulacağını belirterek şöyle dedi: “Bunların hiçbirinin takipsiz kalması mümkün değil, unutulması da mümkün değil. Bunların hepsi bizim arşiv dosyalarımızda mevcut, hangi cezaevinden, hangi mahkemeden, hangi ağır cezadan ne geldiyse hepsini muhafaza ediyoruz. Adalet Bakanlığının bu işin başında olduğu da ortaya çıktı. Ben hayret ediyorum; Adalet Bakanlığı bürokrasisi, müsteşarından başlayıp, ceza tevkif evleri genel müdürü vesaire, bunların çoğu hâkimlik yapmış, hukuka hizmet etmiş insanlar, böyle bir fecaate nasıl imza atabiliyorlar anlamıyorum. Bir hukuk adamı Kur’ân-ı Kerîm’e bile böyle saçma sapan bir gerekçe ile yasak koyuyorsa bu artık lâfın bittiği yerdir.” 

‘AYM kararı olmasaydı’

Güleçyüz sözlerini şöyle sürdürdü: “Adalet Bakanlığı talep ve çağrılarımıza duvar diyorduk, demek ki bundanmış. AYM kararı olmasa bunu öğrenemeyecektik. Adında adalet var, tıpkı iktidar partisinin adını oluşturan kelimelerden birinin adalet olması gibi. Adalet yazmanız adalet getirmiyor ki. Ve siz meydanlarda tek parti CHP’sinde Kur’ân’ı yasakladılar, şöyle yaptılar böyle yaptılar diye her fırsatta hatırlatıyorsunuz. Ve sizin döneminizde insanlar Kur’ân yasağına muhatap. Bunun izahını nasıl yapacaksınız? Velhasıl neresinden bakarsanız bakın iler tutar bir tarafı olmayan bir rezaletle karşı karşıyayız. 

İnanılmaz bir hukuk skandalı bu. Neyse ki AYM’den geç de olsa dönmüş. Bu bir utançtır hukuk adına. 2018 Türkiye’sinin böyle bir utanca sahne olmasının hepimizi utandırması gerekir.”

‘Dünyada görülmemiş bir skandal’

Türkiye’nin bu hukuk skandallarından bir an evvel kurtulması gerektiğini belirten Güleçyüz şöyle konuştu: “İdam mahkûmlarının bile dinî telkin hakkı vardır. Hiçbir demokratik ülkede, Hıristiyan ülkelerde İncil yasağı asla düşünülemez. Böyle bir şey telâffuz dahi edilmemiştir, gündeme dahi gelmemiştir. Ama sen Kur’ân gibi bir kitabı yasaklıyorsun, vermiyorsun, verdirmiyorsun. Neymiş? Âyetlerle şifreli haberleşme yapıyorlarmış.Türkiye bu skandallardan, bu utançlardan bir an evvel kurtulmalı.”

HABER: NURDAN TOPRAK

nurdantoprak.haber@gmail.com

***

Tıklayınız:

Bakanlık Kur'an yasağını savundu

Cezaevlerindeki Kur'an, gazete ve kitap yasakları

Okunma Sayısı: 5504
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı