"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hâkim siyasîler ve Kemalizm

İbrahim ERSOYLU
28 Kasım 2025, Cuma
Kemalizm, içinde demokrasi, insan hak ve hürriyetleri, adalet, halkın iradesini yansıtan bir meclis olmayan, tek kişinin görüşlerini Anayasa, kanunlar ve polis zoruyla topluma zoraki dayatan, dine ve manevî değerlere kapalı bir ideolojidir.

Ülkemiz, 1923 –1950 arası süreçte tek partili bir sistemle bu ideoloji ile katı bir şekilde yönetilmiş, savaşa girmediği halde ilim, fen, sanayi ve medeniyette geri kalmış, halk hak ve hürriyetlerinden mahrum edilerek fakirlik ve sefalet içinde zor bir hayat yaşamıştır.  

Hakikî ve ihlâslı dindarların Kemalizm ile barışık ve Kemalistlerle işbirliği yapmaları mümkün değildir. Çünkü bu ideoloji ve onun müteassıp savunucuları, dinsizlik manasında Jakoben bir laikliği kabul eden, İslâm’a tamamen karşı olup dinin ve manevî değerlerin sosyal hayattan çıkarılmasını savunan kimselerdir. 

Ne var ki hâlihazırda iktidarda olan dindar kimlikli siyasîler, Kemalizm ile herhangi bir ihtilâflarını olmadığını, bilâkis kendilerinin M. Kemal’in ilkelerini toplumun ortak paydası yapmaya çalıştıklarını, M. Kemal hayatta olsaydı, kendi partilerine destek vereceğini iddia etmektedirler. Hatta bu siyasetin günümüzdeki lideri, geçmişteki bir demecinde kendisinin birisine benzetilmek istenirse Atatürk’e benzetilmesini istemiştir.

Bu siyasîler, geçmişte darbeciler tarafından Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmenliklerle tahkim edilen Kemalizm ile devlet sisteminin işlemesinden pek rahatsız değillerdir. Onlar sanki Kemalistlerle, “Bizim iktidarımıza ses çıkarmayın. Biz de devlet sisteminin ideolojinizle işlemesine razıyız” tarzında, aralarında örtülü bir mutabakatın varlığı hissedilmektedir. Çünkü Kemalistlerin en haz etmedikleri kimseler samimî dindarlardır. Onların önemli bir kısmı şimdiki yönetime açık veya zımnî olarak destek vermektedirler.

Bu siyasîlerin diğer bir özelliği; günümüzde iktidara gelmeleri durumunda demokrasiyi uygulamak suretiyle Kemalizm’i sonlandıracak olan Ahrar/Demokrat güçlerin toparlanarak ayağa kalkmalarına, tehdit ve şantajlarla mani olmalarıdır. Çünkü hakikî bir demokrasinin tatbik edilmesi durumunda halkın onlara iltifat etmeyeceklerini bilmektedirler. 

Öyle görünüyor ki, 23 yıldır Kemalizm ile barışık bir şekilde iktidarlarını sürdüren bu siyasîler, ülkemizde kalkınma ve ilerlemenin sebebi olan demokrasinin yolunu tıkayan bu ideolojinin ayakta kalıp devamına vasıta olmaktadırlar.

Onlar iktidarda kaldıkları sürece, devlet sistemi bu ideoloji ile işleyeceği anlaşılmaktadır. Bu durum devam ettiği takdirde ülkemize demokrasinin gelmesi gecikecek, devlet ve millet maddî–manevî alanda geri kalacak, toplumumuzda kaos, gerilim ve çatışmanın sonu gelmeyecektir.

Zira ideoloji ve istibdatla yönetilen bir ülkenin ilim, fen ve sanayide kalkınıp ilerlediği, toplumunun huzur ve refah seviyesini yükselttiği görülmemiştir. Aksine böylesi ülkeler dünyanın medeniyet ve refah standardında en aşağı sıralarda yer alan, halkları fakir ve yoksulluk içinde zor bir hayat yaşayan üçüncü dünyanın sıradan devletleridir.

Son söz: Kemalizm ile barışık hâkim dindar kimlikli siyasetlerle ülkemizin ileri değil geri gittiği sabit olmuştur. Başarısızlığı defalarca sabit olan bu siyasî anlayışı desteklemeye devam etmek ve iktidarda tutmak kâr-ı akıl değildir. 

Çare: Toplum çoğunluğun demokrasi ortak paydasında birleşip güçlü bir platform teşkil ederek ideolojik, antidemokratik siyasetlere karşı ortak demokrasi mücadelesi vermesidir. Böyle bir mücadelenin iyi bir netice vereceği ve hakikî demokrat güçleri iktidara taşıyacağı kuvvetle muhtemeldir. 

Okunma Sayısı: 2903
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İsmail Engin

    10.12.2025 13:18:33

    Bunu bana değil chp li vekile söylemeniz gerekiyor.

  • Hüseyin ilhan

    9.12.2025 18:48:27

    Deprem için topladığı vergileri YID müteahhitlerin verdik diyen,zamanında tedbir almayan,ülke kaynaklarını hortumlayan işini hakkıyla mi yapıyor. Dini tahrif ve ülkeyi tahrip etmişler sizde kalkmışsınız hırsızı,dolandırıcı,şehitlerimize ihanet ettik diye ikrar ve itiraf edeni savunuyorsunuz.

  • İsmail Engin

    9.12.2025 08:07:33

    Abi bağlam o değil. Köprüyü konuşmuyoruz. Senin dediğin şey başka bir konu. Doğru yanlış demiyorum. Burda konu deprem bölgesinde yapılan işlerdir. Nitekim muhalefet mv de yapılan işi takdir etmiştir.

  • Hüseyin İlhan

    7.12.2025 11:07:48

    İsmail kardeş bir bilgi sana.ÇİN dünyanın en yüksek köprüsünü kaça mal etmiş diye ben araştırmadan bana gelen bilgi.280 milyon dolara.Yani sen diyorsun ki ,ağabey bizi ne kadar dolandırırlarsa dolandırsınlar bu dolandırıcılara canımız kurban. Siz kurban olabilirsiniz amma milleti kurban etmemek lazım değilmi.Hz.Muhammed SAV'min'Kızım Fatıma dahi olsa aynı cezayı verirdim,dediği suç nedir hatırla.

  • İsmail Engin

    6.12.2025 14:00:37

    Hocam ben ne diyorum sen ne anlatıyorsun. Deprem bölgesinde halk yapılan işten memnun kalmış. Chp de bunu takdir etmiş. Konu bu.

  • Hüseyin İlhan

    6.12.2025 12:45:05

    Sadece KKM ile ülkede tam 8 500 000 çürük,çarpık yapılan mesken,işyeri sıfırdan yapılırdı.Sahi KKM ile halka hangi pay düştü İsmail kardeşim.Sen yorulma ben söyleyeyeyim.Tüyü bitmedik yetim,son nefesini verecek faniler dahil 86 milyon insanımızın kişi başına yaklaşık 30000 lirası gariban,açlıktan nefesi kokan,bir deri,bir kemik olan semiz tefeci,faizci dostlarına aktarıverdi iktidar. Hemde bakın gözlerime nasıl ışıldadığını göreceksiniz diye diye.Pardon o şahsın gözlerininin ışıltısı,sizin gerçek halleri görmenizi engellemesin sakın.

  • Hüseyin İlhan

    6.12.2025 08:37:00

    Bu ülkede milletin depremden önce sağlıklı ve sağlam meskenelrde oturabilmesi,işyerlerinde çalışabilmesi için milletten 100 milyar doları aşkın vergi toplandı,noldu . Bu k0nuda M.ŞİMŞEK şu beyanı verdi. Biz deprem vergilerini YİD Müteahhitlerine verdik.Eee hani hazineden tek kuruş çıkmadan bu işler yapılıyordu.Kısaca din tahripçisi olan iktidar aynı zamanda DOLANDIRICI ve HIRSIZ olduğunu da bizzat farklı zamanlarda bizzat kendileri itiraf ediyor.Bunuda araştır öğren,illa ben yazayım diyorsan belge ve itiraf kasetlerini özelden atayım.

  • Hüseyin İlhan

    6.12.2025 08:33:57

    Eskiden dediğin iktidarlar öneminde SSK faizsiz 10 yıl vadeli mesken edinme kredisi veriyordu. FAİZ,KUMAR,BAHİS,İSRAF,RÜŞVET,DOLANDIRICILIK,UYUŞTURUCU,FUHUŞ,HAK GASPLARI acaba sizin için birşey ifade ediyor mu,etmiyor mu. İslam cemiyetinin yani ülkemin insanının son iktidar döneminde bu tahribatını acaba başka bir iktidar yapsa kaç gün iktidar olarak kalabilirdi. Suriye deki katliamalra desteği,siyonist katillere her trülü desteği veren AKP değilde başka bir iktidar olsa ne derdiniz a benim muhterem kardeşim.

  • İsmail ENGİN

    3.12.2025 14:02:05

    Deprem bölgesindeki yapılanların iyi bir iş olduğunu chp vekili bile ifade ediyor. Köprüye şu kadar masraf yapılması bu iyi işin görülmeyeceği anlamına gelmez. Köprüyü eleştirir deprem konutlarındaki başarısını takdir ederiz. Hakkaniyet bunu gerektirir.

  • İsmail ENGİN

    3.12.2025 14:00:38

    Hüseyin abi osmangazi köprüsünün maliyeti ne olursa olsun sonuçta köprü yapılmış ve kullanılıyor. Eskiden olsa köprüyü de yapmadan o parayı cukkalarlardı. En azından halkın payına bir köprü düşüyor.

  • Hüseyin İlhan

    2.12.2025 12:29:22

    Osmangazi Köprüsünün maliyetinin 1.480.000.000.Dolar olduğunu amma hazineden tek kuruş çıkmadı diyerek 14.500.000.000.Dolara yaptıranların ve bunun gibi nice yapılanların ödemelerini ise DEPREM İÇİN TOPLANAN VERGİLERLE ödendiğini bizzat M.ŞİMŞEK açıkladı. 129 MİLYAR DOLAR Dış 7/8 kat arttığını da bizzat AKP li ekonomistlerin ikrar ettiği yerde ucuz avukatlık makbul değil beyler.

  • Hüseyin İlhan

    2.12.2025 12:25:18

    Ben bizzat iktidarın tarım ve ormanları tahrip ettiğine,tatlı içme suyu ve denizleri mahvettiğine bir değil binlerce delil var desem ne dersin İsmail bey.

  • İsmail engin

    28.11.2025 14:00:25

    Malatya chp vekili bile iktidarı takdir etti. Evet yanlışları var ama doğruları da yokmuş gibi yapmak adalete aykırı. Yanlışını konuşmak için doğrularını da söylemek lazım. Chp gibi hiçbir doğrusu olmayan bir partinin bile doğrusunu görmeye çalışıyoruz madem iktidarın doğrusunu neden görmeyelim

  • S. Pelin Kurukahveci

    28.11.2025 09:26:14

    Ekonomik gelişmişliğin demokrasiden ziyade eğitim ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Eğitim iyi olursa refah da artar. Demokrasi de iyi eğitimli toplumlarda işe yarar. Bu haliyle çoğunluğun tahakkümüne dönüşmektedir. Gücü eline geçirenin söz sahibi olduğu bir düzene götürmektedir. Sistemin açığını bulup işini halletme sistemine dönüşmektedir. İşte burda üstadımızın önerdiği yönetim modeli olarak ahrar/demokratlık önem kazanmaktadır.

  • S. Pelin Kurukahveci

    28.11.2025 08:49:10

    Mesela 30 sene öncesi ile bugün arasında sayısal verilerden hareketle bir değerlendirme yaptınız mı? Sayılar ne söylüyor? Bunlar da önemli. Ülke her yönden geriye gitmiştir diyorsunuz, tamam bu bir iddia bu iddiayı destekleyen veriler de lazım. Bence hakkaniyetli bir yorum olarak şöyle demeniz lazım, şu şu açılardan ileriye gittiği gibi şu şu açılardan geriye gitmiştir....bu tür bir değerlendirme daha çok dikkate alınacaktır.

  • S. Pelin Kurukahveci

    28.11.2025 08:41:00

    Demokrasi istemiyorsun demeyin. Düşünsel yönünü ele alıyorum. Yazıdaki mantıktan hareketle bunları mantıki tutarlılık içinde söylüyorum. Hep bir taraftan bakmaya gerek yok. Demokrasi, BM, AB, NATO gibi kurumların çok da masum olmadığı açıktır.

  • S. Pelin Kurukahveci

    28.11.2025 08:39:04

    İkinci bir husus ülkenin ekonomik şartları 30-40 sene önceye göre ileri gitmiştir. O dönemlere göre halk zenginleşmiş, ihtiyaçlara ulaşım kolaylaşmıştır. Zengin olmanın Demokrasi ile doğrudan bir ilişkisi yoktur. Zenginlik ticari kabiliyet, ekonomik koşullar, iktisat bilimi ile alakalıdır. Petrol zengini krallıklarda demokrasi mi var? Çin de demokrasi mi var? Demokrasi yönetim sistemi ile alakalı bir durumdur. Demokrasiler de vahşi kapitalizmi beslemekte, zenginlerin sultasını korumaktadır. Yani iktisadi açıdan demokrasinin yokluğu kadar varlığı da bir tehlikedir.

  • S. Pelin Kurukahveci

    28.11.2025 08:30:48

    İktidarın kemalsitler ile dirsek teması kendilerinin aleyhinedir. Dindar seçmen kemalsitlerle kol kola yürüyün diye destek vermedi. Kemalsitlerin desteği ile iflah olan olmadı. Bundan sonra da olmaz. Tabi, Ahrar/Demokratların iktidara geldiğini de gördük. Ama Kemalizmi kaldırmadılar. Anıtkabiri açtılar, koruma kanununu çıkardılar. Merhum Demirel ahir ömrünü kemalsitlerin avukatı olarak tamamladı. Kemalizmin kökünü kurutacak olanlar hangi ahrar/demokratlar acaba? Şu an ki demokrat parti maalesef kemalsitlerin kalesi olan halk partisi ile yapışık ikiz gibi hareket ediyor.

  • Abdullah

    28.11.2025 04:32:03

    Güzel bir yazı.Yalnız sık kullanılan şu Demokrat güçler: ibaresinden kast edilenler kimlerdir? Bunun şumulune kimler giriyor?Gerçek Demokrat olması gerekenler nurculardır.Maalesef ekseri yet itibarıyla onlarda daha Demokrat ola mamışlar.Bunu onların siyasi tercih ve tavırlarından anlıyoruz. Demokrat parti ortada duruyor.Demokratların merkezi bu partidir.Toplanma yeri burasıdır.Her ne kadar bugün en zayıf noktada bulunsalar da..Başka nerede demokratlar vardır ki; sık sık Demokrat güçler deniliyor. Demokrat partinin tabanı büyük oranda AKP'e kaymış durumda.Nurcular hür ve Demokrat bir hüviyete bürün seler, Demokrat partinin tabanını da Demokrat partiye çekecek, böylece bu parti kuvvetlenip iktidara doğru yol alacaktır. Başka tür lü nasıl olacak?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı