"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mızrak çuvala sığmıyor

Kâzım GÜLEÇYÜZ
11 Nisan 2018, Çarşamba
52 şehide karşı 4 bin küsur YPG’linin “etkisiz hale getirilmesi” ve şehir merkezinde de TSK kontrolünün sağlanmasıyla hedefe ulaştığı belirtilen Afrin harekâtının sona erdirilmesinde rolü olan bir diğer etkeni de Cumhurbaşkanı şöyle açıkladı:

“Batılı ülkeler ‘Bir an önce bitirin’ mesajı veriyordu. Ricaları yerine getirip iki ayda bitirdik.”

Sonrasında, evvelce tek tek götürülen sanatçı ve sporcular bu defa toplu bir “moral ziyareti” için sınırdaki Oğulpınar karakoluna taşındı. Özel olarak hazırlanan askerî kamuflaj kıyafetiyle Cumhurbaşkanı da ziyarete katıldı.

Ziyaretin Tatlıses tarafından klarnet eşliğinde icra edilen Afrinli, Menbiçli “Yaylalar” konseri faslı çok tartışıldı ve tartışma hâlâ sürüyor.

Bunda Cumhurbaşkanının, eleştirilere cevap adına söylediği sözlerin de büyük rolü var.

Son olarak “Tatlıses coştu” diyen Erdoğan, bir önceki konuşmasında “Ne davul zurnası? Sadece klarnet çalındı” açıklaması yapmıştı.

Bu arada, Sözcüsü devreye girip Çanakkale ve İstiklâl Savaşlarında da yazar ve sanatçıların cepheye götürüldüğünü söyledi. Ve Çanakkale için takviye Prof. Dr. Erhan Afyoncu’dan geldi.

Savunma Bakanlığının davetiyle cepheleri ziyaret edip çatışmalara şahit olan ve aralarında M. Emin Yurdakul, Ömer Seyfettin, H. Suphi Tanrıöver, E. Behiç Koryürek, Ağaoğlu Ahmet, İ. Alâeddin Gövsa, O. Seyfi Orhon gibi yazar ve şairlerin bulunduğu 16 kişilik heyette bir ressamla bir de bestekâr var, ama şarkıcı yok... 

Afyoncu bu eksiği tamamlama niyetiyle olsa gerek, M. Kemal’in, askerlerine “mızıkalı bir yemek” tertiplediğini yazmış. Yerini tutarsa!

Heyet mensupları cephede 10 gün kalmış ve dönünce intibalarını yazıp yayınlamışlar.

Oğulpınar ziyaretine pek benzetemedik...

Gelelim Saray Sözcüsünün yaptığı Kurtuluş Savaşı atfına: “M. Kemal Atatürk’ün sanatçılarla her zaman yakın temas içinde olduğunu biliyoruz. Örneğin Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, İ. Galip Arcan, Behzat Butak, Mesut Cemil, F. Rıfkı Atay, F. Nafiz Çamlıbel, H. Edip Adıvar, R. Eşref Ünaydın gibi dönemin önde gelen yazar, ressam, müzisyenleri İstiklâl Harbi ve sonrasındaki süreçte ülkenin gelişmesine katkı sağladı.”

Bu tevil Erdoğan’ın “İstiklâl ve istikbal davasının bayrağını nasıl ki Çanakkale’de Gazi M. Kemal Atatürk’ün önderliğinde tarihe kaydettiysek, inşallah Afrin’de de yeni bir tarih oluşturuyoruz” sözüyle uyumlu, ama ötesi? Yok...

***

- 5 Nisan’da “OHAL’in uzama ihtiyacı ortada. Eğer MGK yeniden bir tavsiye kararı alır, Bakanlar Kurulu kararına dönüştürür, TBMM de kabul ederse OHAL yeniden uzatılabilir” diyen Hükümet Sözcüsü, son Bakanlar Kurulu toplantısının ardından bu konuya dair tek kelime dahi söylemedi...

- Eskişehir’deki üniversite katliamı - http://www.yeniasya.com.tr/video/eskisehir-deki-universite-katliami_458528

Okunma Sayısı: 9575
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-2

    11.4.2018 10:38:17

    Tarihi şahsiyetleri taklit ederek büyük devlet yahut devlet adamı olunmayacağını hepimiz biliyoruz. Nüfusu ve toprağı Türkiye'nin bir vilayeti kadar olan pek çok devlet, gelişmişlik anlamında bizden kat kat ileridedir. Samanı bile ithal eden bir ülkenin, küresel dünyada "yerli ve milli" davasıyla dünyanın gerçeklerinden kopuk, hayatta ve halkta karşılığı olmayan argümanlarla halkı oyalamak ve bu surette iktidarı devam ettirmeye matuf eylem ve söylemlerin ülkeye yararı yoktur. Maddi ve manevi kalkınmanın temeli olan hak, hukuk, hürriyet ve adalet ortamının sağlanması öncelikli konu olması gerekirken, her gün suni ve farklı gündemlerle vakit geçiriyoruz. Şu suni gündemler hangi derdimize deva hangi sorunumuza çare oluyor? Çare de çözüm de, söylemekten dilimizde tüy bitse de, hürriyetçi demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işler hale getirilmesidir. Kerameti kendinden şeyh misali, tek adam otoritesine istinat eden, OHALve benzeri sistemler sorunları çöz-mez!

  • Gündüz Alp

    11.4.2018 09:56:18

    Sayın Güleçyüz, iktidar, yaptıkları kamuoyunda tepki ile karşılanınca, dini-milli argümanlara istinat eden ilgili-ilgisiz bir takım zorlama tevillerle izah etmeye ve hak davasında bulunmaya çalışıyorlar. Netice itibariyle bir güvenlik operasyonu olan Afrin harekatının Çanakkale ve İstiklal Harbi ile mukayese edilmesi ciddiyetten uzak tutarsız tevillerdir. Gerek Çanakkale ve gerekse İstiklal Harbi, ülkesi düşman işgaline uğramış bir milletin hayat-memat savaşıdır. Onun için ikide bir Çanakkale ve İstiklal Harbine müracaatla yapılan yanlış işlerin aklama aleti yapılmamalıdır. Asıl, önemli ve öncelikli gündemi örtmeye matuf, boş ve faydasız kavgalar olarak değerlendiriyorum. Zira biz halkın gündemi bu değil. En başta OHAL'in kalkması ile ardından demokratik hukuk devletine dönmemiz , hak, hukuk, hürriyet ve adaletin yeniden tesisidir bizim talebimiz. Kayıkçı kavgalarına ayıracak vaktimiz yoktur.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı