"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Müfteri vicdansızlara yazıklar olsun

Kâzım GÜLEÇYÜZ
08 Kasım 2018, Perşembe
Sağlıkta şiddeti önleme adıyla gündeme getirilip OHAL-KHK’zede doktorların mağduriyetini sürekli ve kalıcı hale getirmeyi öngören ve Meclis Sağlık Komisyonundan maalesef geçen düzenleme için bize ulaşan bir mesaj daha:

“Ben köylü, gazi bir babanın okuyan tek çocuğuyum. Kapı kapı dolaşıp poşet satarak okudum ve her gün km’lerce yolu yürüyerek üniversitede bitirdim. Tıpta uzmanlığı kazandım, hocalarımın teşvikiyle akademisyenliği seçtim ve alanımda en başarılı akademisyenlerden biri oldum. (En yüksek akademik teşvik puanı, genç akademisyen başarı ödülü vs.)

“Peki, sonuçta ne oldu? Kâr payı  için yatırdığım ve devletin stopaj ve KDV aldığı bir hesap yüzünden ihraç edildim. Şimdi de özelde çalışmamızın engellenmesi söz konusu. Bu kadar emeğin karşılığı bu olmamalıydı. Bu memlekete ve bize, çocuklarımıza, anne-babamıza yazık değil mi? İnşaallah bir gün düzelir.”

Benzer durumda olup aynı sıkıntıya muhatap olan binlerce doktorun duygularına tercüman olan bir mesaj olsa gerek.

Peki, buna karşı söz konusu korsan maddeyi savunanların dayandığı gerekçe ne? 

En son 28 Şubat döneminde yaptığı “absürd” çıkışlarla hatırladığımız sözüm ona prof. ünvanlı bir şahıs, seneler sonra arz-ı endam ederek bu konuda şöyle diyor:

“Polisler, öğretmenler nasıl ki kamudan ihraç sonrasında görevini yapamıyorsa hekimler için de bunun geçerli olmasının mahzuru yoktur. Vatana ihanetin kamusu, özeli olmaz. SGK anlaşmalı hastanelerde terör zanlısı hekimlerin çalışması hem hasta açısından sakıncalıdır, hem de oralarda muayene olacak önemli şahsiyetlerin hayatını riske atmak demektir.”

Şu mantıktaki “hukuk sefaleti”ne bakar mısınız? İnsanlara hain ve terörist damgası vurmak bu kadar kolay, öyle mi?!!

Kaldı ki, ihraç edilenlerin çoğu hakkında idarî veya adlî bir soruşturma dahi açılmış değil. 

Ve ihraç edenler onlara diyor ki: “Suçlu olduğunuzdan değil, güvenmediğimiz için sizi attık. Suçlu olsanız, diğerleri gibi cezaevinde olurdunuz!”

Onları da teröristlikle suçlayıp aileleriyle birlikte sivil ölüme mahkûm etmek isteyen müfteri vicdansızlara yazıklar olsun!

***

Abdullah Nişancı ve İsmail Karakuyu’nun ardından

http://www.yeniasya.com.tr/video/abdullah-nisanci-ve-ismail-karakuyu-nun-ardindan_477553

Okunma Sayısı: 6100
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    10.11.2018 12:34:38

    KAMU ve kamu ile bağlantılı sağlık kurumlarında KHK.ile işinden uzaklaştırılanların çalışmasının engellenmesi tek kelime ile bölücülüktüür. Zira bir kişinin hakkında yargı kararı verilmediği halde(verilen yargı kararlarının sıhhatinin tartışıldığı bir safhada olduğumuzu unutmayalım.)kişiyi suçlu ve tehlikeli eşhas kabul etmek olsa olsa diktatörlüğün ve tek adam zihniyetinin eseridir. KHK ile işinden edilen iki mağdur vatandaşı biliyorum.Birinin kayınpederi AKP B.Şehir meclis üyesi ve partinin istişare toplantılarına katılan,40-50 yıllık milli görüş fikrinden. Diğeri de sosyal demokrat zihniyetten.Yargı kararı olmadan görevlerinden ihraç edilen bu tabiplerin çalışmasının engellenmesi değil ortaçağ YONTULMAMIŞ TAŞ DEVRİ ZİHNİYETİDİİİR. Bu zulmü aynen SİYONİST KATİL VE CANİ İSRAİL yapmaktadıır.

  • Ramazan GÖRGÜLÜ

    8.11.2018 18:41:39

    Evet bir kötülük başlatıldı Allah buna sebep olanların, nemalananların muratlarını kursaklarında bıraksın yazık çok yazık değersizler elinde değerlilerin bu hallerde olması Allah'ımızın bir tokadımıdır bilemedim. Ama üzüntümüz çok büyük hem adamları kendileri şımarttı filizlendirdi hemde ....

  • Abdullah

    8.11.2018 17:36:34

    Akıl vicdan ve insanlık olculerinin yıkılması bu olsa gerek.

  • Gündüz Alp-2

    8.11.2018 09:18:26

    Acı olan şu ki, bu dönemde (ve şimdi bile) prof. ünvanlı, iktidara 'iltisaklı' pek çok kişi, zaman zaman absürt söylemlerle kamuoyunun aklını karıştırmakta, hak ve hakikatin üzerine perde çekmektedir. İçi boş, kof, anlamsız, yararsız söylemlerle ülkenin gerçek gündemini ve sorunlarını öteleyen bu tarz çıkışlar, iktidarın çıkarına hizmet etmekten başka ne anlam ifade ediyor? Zaten iktidar da başta ekonomik kriz olmak üzere sair sorunların konuşulmasını istemiyor. İşte bu abesle iştigal anlamı taşıyan boş çıkışlar da iktidarın işine yarıyor. Demokrasi ve hukuku askıya alan, 600 vekilli millet meclisini işlevsiz kılan, muhalefetsiz bir iktidar isteyen yönetim tarzıyla ve torba yasalarla ülkenin kaderini elinde tutan tekçi ideolojiyle Sağlık Komisyonunda yaşanan gayri insani ve gayri hukuki halleri çokça yaşayacağız demektir. Çünkü fren yok, denge yok, denetim yok, mizan yok, mihenk yok. Sanki yoklar âleminde (rüyada) yaşıyor gibiyiz.

  • Ali Galip

    8.11.2018 09:07:42

    Süfyanlara yakışan bu. Size yakışan da süfyanizmle mücadele etmek. Allah razı olsun sizden. Ama bırakalım zulümlerinde boğulsunlar inşaallah. Kaldı ki dava açıp ceza verdikleri hakim, savcı, polis, vali, kaymakam vs, "terörist mi" ? Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?

  • Gündüz Alp-2

    8.11.2018 08:59:49

    AB hedefi, ileri demokrasi, 3Y ile mücadele, hukukun üstünlüğü gibi söylemleriyle iktidara talip olan, milletin darbe ve süreçlerden bunalmışlığından yararlanarak iktidara gelen politik İslam ideolojisi, kendini harcadığı gibi ülkenin parlamenter demokratik hukuk sistemini de harcadı. Siyasal, toplumsal ve ekonomik hayatımızın iyi ve memnuniyet verici olduğunu yandaşlardan başka söyleyen var mı? Çoğunu idari ve adli bir işleme bile tabi tutmadan ihraç ettikleri yüz binden fazla insanı, tekrar göreve iade etmemek, çalışmasına izin vermemek ve yurt dışına çıkışını engellemek her şeyden önce insani değil. Belki de yaşam hakkını elinden almakla insanlık suçu. Fakat bu keyfilik ve hukuksuzluk elbet bir gün adil, cesur, özgür ve erdemli yargıçlar eliyle son bulacaktır. 18.yy.da bir Alman bile Kral'a karşı "Berlin'de hakimler var!" diyebilmişse, üç asır sonra 21 yy.da bizler, niye demiyelim? Ümit ve inancımızı kaybetmedik. Hak ve hakikatın gün yüzüne çıkacağı günler de gelecektir.

  • Gündüz Alp

    8.11.2018 08:46:13

    Sayın Güleçyüz, sözün bittiği noktayı çoktan geçtik. Vicdanlar öylesine "vicdansız" hale geldi ki, sözlükte, bunu anlatacak kelime bulamıyoruz. "Ağaç kökü yesinler" diyebilen insanların vicdanına hitapla etki etmek çok zor. 16 yıllık siyasal İslamcıların, din adına siyaset yaparak ve dini siyasetlerine alet ederek ülkeyi ve milleti getirdikleri son noktaya bakar mısınız? Fakat eskiler "kara gün kararıp kalmaz" derlerdi. Elbette bugünler de geçecek, adaletin güneşi ülkemizde doğacaktır. Ne var ki tahribatın tamiri zamanımızı alacaktır. Özgürlükler ve ittifaklar yüzyılında, böylesine vicdan yoksulu zihniyetler uzun ömürlü olamayacaktır. Çünkü uygulamaları "insan fıtratına" ters; icraatları aklın, mantığın, vicdanın, insafın, iz'anın kabul edebileceği şeyler değildir. İktidar ve gücün zehirlediği insanlara "Yazıklar olsun! demek eğer fayda edecekse milyon defa yazıklar olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı