"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nur’da son durum ve “o mektub”un devamı

Kâzım GÜLEÇYÜZ
19 Mart 2017, Pazar
Nur’un tutukluluğuna önceki Cuma yaptığımız itiraz bir hafta boyunca sulh ceza hâkimliklerinde top çevrildikten sonra alel acele açılan dava ile ağır ceza mahkemesine intikal ettirildi.

Bu arada, avukatımız her sorduğunda, “gizli” dosyanın hâlâ yerine ulaşmadığı cevabıyla karşılaştı. Açıkça belli ki, bürokrasinin tipik oyalama taktikleri burada da hükmünü icra ediyor. Sonuçta 5 dakikada verilen tutuklama kararına yapılan itiraz için verilecek karar geciktirildikçe geciktiriliyor. Dileriz, konu ağır cezaya intikal ettikten sonra iş artık daha fazla uzatılmadan hukuk, adalet ve vicdanın gereği olan karar bir an önce verilir. İlk günden beri eksilmeyip aksine daha da artan dualarımız eşliğinde sabırla beklemeye devam ediyoruz. 

                              ***

“O cezaevi mektubu”nun devamı

26 Şubat’ta yayınladığımız, çok ses getiren ve yankıları hâlâ devam eden cezaevi mektubunun yazarından bir mektup daha aldık. Paylaşıyoruz:

Öncelikle 48. yılınızı tebrik eder, neşir hayatınızın devamını diler, dua ederiz. 26 Şubat, koğuş olarak 15 günde bir yapılan telefonla görüş günümüzdü. O gün bizim için çok zor ve yıpratıcı geçer. En zoru, anneleri ile konuşan minik yavrucakların sesini duyup onları görememek. Yine öyle bir gündü. 

Arkadaşlardan birinin 7 yaşındaki oğlu annesinin okumaya gittiğini sanıyor ve ‘’Anne, gel artık, gelmeyeceksen öleyim ben daha iyi’’ diyor. Bir diğerinin oğlu annesine ‘’gel’’ diyemiyor küçük kız kardeşine telefonu verirken, ‘’Anne gel artık de’’ diyor fısıldayarak. 

Böyle geçerken görüşmelerimiz bir anda koğuşta bayram havası oluştu. Bana sesleniyorlar. Acaba tahliye mi oldum, mektup mu geldi derken, ama bugün Pazar diyorum hiçbir şey gelemez. Aşağıya indiğimde mektubumuzun yayınlandığını öğreniyor ve arkadaşlarımın alkışları ile karşılanıyorum. 

‘’Al oku bize’’ diyorlar ve ben ağlayarak okuyorum, onlar da ağlayarak dinliyor yaşayan bizken. Biz inanıyoruz, tarih yazılıyor. O gün bizim sesimizi duyan insanların var olduğunu görmek, bilmek hâlâ kardeşliğin olduğunu hissettirdi bizlere. Aynı cezaevinde olan ve eşleriyle görüş yapan arkadaşlarımızın eşleri ‘’Dün okuduk ve hepimiz ağladık, yazıyı da panoya astık’’ demişler. Yan koğuştakiler de ağlayarak okumuşlar. Kısacası umut oldu bizlere: KARDEŞLİK UMUDU.

Biz size teşekkürü borç biliyoruz. Allah razı olsun. Dualarınıza ihtiyacımız var.

Keyfilik ve skandalların ardı arkası gelmiyor... - http://www.yeniasya.com.tr/video/keyfilik-ve-skandallarin-ardi-arkasi-gelmiyor_426532

Taha Akyol: Hayır diyeceklerini açıkladıkları için Nurcuların bile panelleri engelleniyor http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/taha-akyol/asiri-doz-40398853 … 

Nur’la 14.6.16’daki periscope konumuz: Yüksek yargıda tasfiye ve kayyıma da yargı zırhı - http://www.yeniasya.com.tr/video/yuksek-yargida-tasfiye-ve-kayyima-da-yargi-zirhi_400380

 

 

 

Okunma Sayısı: 8750
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Bedri Tahir Adaklı

    19.3.2017 23:10:51

    Rabbim yardım etsin inşaallah

  • Fatih

    19.3.2017 20:16:58

    Rabbim umum nurcuları muhafaza etsin, risaleleri okuyan okutan seven herbir nurcuyu korusun, yüceltsin, ihlas ve samimiyetten ayırmasın. Zulme ugrayanları tez zamanda kurtarsın, bir fabrikanın çarkları misali aramızdaki kardeşlik bağını dahada güçlendirsin, haktan, doğrudan ayırmasın inşallah

  • Özcan Erkiş

    19.3.2017 19:15:00

    (3)Hem harice hem dahile karşı, toptancı bir anlayışla, "hayır"diyen muhalif ve muarızları düşman ve hain, terörist ve darbeci hatta cahil ilan ederek referandumdan"evet" çıkması sağlanmış olsa bile, dışarıda ve içeride ekilen fitne,intikam, düşmanlık, ayrılık tohumları uzun yıllar devam edecektir. Bunun neticesi olarak da dış dünyada dostluk ve ittifaklar kurmakta zorlandığımız gibi Türkiye'de de toplumsal barışı tesis etmek uzun zamanımızı alacaktır. İktidar cenahı bu gerçekleri bildiği halde neden gerilim siyasetinde ısrar etmektedir? Yunus diyor ki:"Gelin tanış olalım /İşi kolay kılalım /Sevelim sevilelim / Bu dünya kimseye kalmaz;!"

  • Özcan Erkiş

    19.3.2017 18:51:39

    (2) 16 Nisan'da yapılacak kampanya dahilde ve hariçte, "meydan muharebesi" şeklinde cereyan ediyor. Şaşılacak olan şu ki, tarafsız olacağına dair cumhurun meclisinde yemin eden cumhurun başkanı, devleti ve imkânlarını yanına alarak, iktidar partisinin tarafında ve iktidar partisi lehinde kampanya mitingleri yapmaktadır. OHALin gölgesinde, eşit ve âdil, hür ve demokratik olmayan bir ortamda yapılan referandum kampanyası, süreç dolayısıyla yaşanan toplumsal travmaya ilaveten bir de toplumun kutuplaşmasına sebep olmaktadır. Meselâ, CB. "16 Nisan referandumu 15 Temmuz'un intikamı olacaktır! " diyor. (T24, 17.3) Evet verecek olan da Hayır verecek olan da bu ülkenin vergi veren vatandaşı değil mi? Hangimiz hangimimizden ve hem neden intikam alalım ki? Devletimiz bir, vatanımız bir, bayrağımız bir, Allah'ımız bir Peygamberimiz bir, kitabımız bir, kıblemiz bir, dinimiz bir....onlarca bir birler varken. 16 Nisan'dan sonra birlikte yaşamayacak mıyız yoksa? ...

  • Özcan Erkiş

    19.3.2017 18:08:00

    (1)Her seferinde yaşadığımız hukuksuz keyfilik ve skandalda galiba "son perde" dedikçe, yeni bir keyfilik ve skandal yaşıyoruz. Artık inkârı mümkün olmayan, sağır sultanların bile duyduğu zulümlü bir mağduriyet sürecini, hapisteki kardeşlerimiz içeride bizler de dışarıda hep birlikte yaşıyoruz. Uhuvvetin ve imânın muktezası, duâmız, en kısa zamanda bu kardeşlerimizin hem ailelerine hem hürriyetlerine kavuşmasıdır. Gerçekten şefkat kahramanı kadınlar(anneler)ı masum günahsız yavrulardan ayıran, topluma topyekûn travma yaşatan bu süreci ve faillerini uzun yıllar unutmayacaktır. Maharet hayırla yâd edilmektir. "Cennet ucuz değil!" Gerisini sizin fehminize havale ediyoruz. Cenab-ıHakk hakimdir, hikmetle iş yapar, abes işi yoktur.

  • Ali Tam

    19.3.2017 04:58:19

    Başlangıcı olan herşey biter, sona erer ancak başlangıcı olmayan ezeli Allah ebedidir. Lahikaları okurken Medrese yi Yusufiye dediğimiz Hapishanelerdeki Nurcuların maddi ve manevi ittihad ve ittifakları ruhumuza gönlümüze sükunet verir onların uğradığı zulme bedel kazandıkları sevapları düşünerek kazanan bizmişiz gibi haz ve hissederek manevi teselliyi aynelyakin hisediyoruz. Şimdilerde kahraman ve masum hemşirelerimizin ve ihvanlarımızın kendileri kadar masum satırlarını okurken aynı düşünce ve hisleri yaşıyoruz. Allah evlerinizde size hasret yavrularınıza ve eşlerinize hısım ve akrabalarınıza ve sizlere Rahman ve Rahim isimleri hürmetine necatı ve vuslatı verecektir buna inanıyoruz. Biraz daha sabrediniz, Allah sabredenleri sever, biz de seviyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı