"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ortak payda Kemalizm değil, demokrasi

Kâzım GÜLEÇYÜZ
25 Kasım 2017, Cumartesi
12 Eylül Atatürkçülüğü ile 28 Şubat Atatürkçülüğü arasında da derin uçurumlar var.

Kargaşa o boyutta ki, görünüşte birbiriyle kıyasıya çekişme hâlinde olan taraflar bile Atatürkçülük meselesinde mangalda kül bırakmıyor. 

Dahası, 28 Şubat Atatürkçülüğünün de bin bir çeşit renk ve tonu mevcut. Gelinen noktada, neredeyse Atatürkçü sayısınca farklı Atatürkçülük anlayışı ortaya çıkmış durumda. Ve bunların hemen hepsi birbiriyle ihtilâf hâlinde, hattâ kavgalı. (...)

AKP’nin ve hükümetin önde gelen isimleri Atatürk’ü ağızlarından düşürmez, hattâ devrimlerin millet desteğiyle yapıldığını iddia edip, “Hedefimiz ilke ve inkılâpları toplumun ortak paydası haline getirmek” derken, bu partiyi takiyye yapmakla suçlayan karşıtları da pozisyonlarını Atatürk referansına dayandırarak açıklıyorlar. Ve genel görüntü, her ikisi de Atatürk’e yaslanan iki cephenin kıyasıya mücadeleye tutuştuğu bir manzara oluşturuyor. Sanki vaktiyle, “Atatürk yaşasaydı partimizde olurdu” diyen RP ile, Atatürkçülük adına ona bayrak açan 28 Şubatçıların kavgası yine tekrarlanıyor. (...)

En kestirme ve isabetli yorum ise, “Derli toplu bir düşünce sistematiği olarak Atatürkçülük diye birşey yok. Kim güçlüyse onun yorumu Atatürkçülük oluyor” diyen Fikret Başkaya’nınki.

Bütün bu uyuşmazlıkların temelinde AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu eski üyesi Gunter Verheugen’in dile getirdiği “Atatürk’ün devrimi çok sertti. Türkleri bunları yapmaları için zorladı. Herkes bunu kabul etmedi” tesbiti yatıyor. O zaman o şartlar ve baskılar altında bunları kabul etmeyenlerin şimdi kabul etmesi hiç düşünülemez. Çünkü arada esaslı bir doku uyuşmazlığı var. Fransız İhtilâlini örnek ve model alarak yapılanlar milletimizin fıtratına uymuyor.

Bunun sebebi tutuculuk falan değil. Öyle olsaydı aynı insanlar Türkiye’nin AB üyeliğine de karşı çıkarlardı. Ama tam tersine, Kemalist dayatmalara karşı çıkan insanlar ülkemizin AB’ye dahil olmasını  istiyorlar. Demek ki, Türkiye’nin ortak paydası Kemalizm olamaz. Artık tek ortak payda var; o da demokrasi...

Müflis Proje Kemalizm, s. 78-80

***

- Bugün 13:30’da Mersin Kitap Fuarında “Yeni Asya’dan İttihad’a” konulu söyleşimiz var. Ardından Yeni Asya Neşriyat standında, yeni çıkan “Risale-i Nur’un Medyadaki Dili” başta olmak üzere kitaplarımızı imzalayacağız. Bekliyoruz.

- İç ve dış kumpaslar ortak akıl ile bozulabilir - http://www.yeniasya.com.tr/video/ic-ve-dis-kumpaslar-ortak-akil-ile-bozulabilir_447040 

 

Okunma Sayısı: 2321
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah TUNÇ

    25.11.2017 11:00:08

    Ülkemizin insanları hür düşünce ve fikir açısından pek ileri gittiği söylenemez.Tutuculuk,peşin fikirlilik,değişik ideolojile rin dar kalıpları arasında sıkışmışlık,hemen hemen her ke- simde hükmünü devam ettiriyor.Bir baş belası gibi yakamızı bir türlü bırakmıyor.Yahu hürriyet,hür düşünce gibi insanı insan yapan eşsiz bir değere neden milletçe sahip çıkıp titizlikle koruyamıyoruz. Medeni insan hür olmalı,fikir ve düşüncelerini hiçbir engele,yasağa takılmadan ilim,akıl ve mantık ölçüleri içinde edebine uygun olarak ifade etmeli, edebilmeli.Maddi ve manevi sahadaki bütün ilerlemelerin temelinde hür düşünce yatar.Eğer hür düşünceyi baskı altına alırsanız,toplumda insanlığa zararlı akımların çıkacağı kesindir.Nitekim fikir ve düşünceler üzerindeki ilmi ve siyasi baskılar;mütezile ve cebriye gibi batıl mezhepleri,düşünce akımlarını doğurdu- ğu tarihi bir gerçektir. Onun için hür düşünce ve fikirler üzerinde asla ve asla ilimi ve siyasi baskılar olmamalıdır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı