"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Asya CHP’li mi oldu?!

Kâzım GÜLEÇYÜZ
09 Temmuz 2017, Pazar
Yeni Asya, medyadaki dili olma misyonunu taşıdığı Risale-i Nur’daki ölçüler çerçevesinde, çıktığı ilk günden bu yana, çok ağır bedellerini de ödeyerek adalet, hukuk ve hürriyet mücadelesi veren bir gazete.

Geride kalan yaklaşık yarım asır içinde bu mücadeleyi yakın zamanlara kadar hep zulmün yanında yer alan CHP’ye karşı da vermek mecburiyetinde kalmış.

47.5 senelik yayıncılık arşivimiz bunun çok sayıdaki örnekleriyle dolu.

CHP’nin özellikle yıkıcı ve tahripkâr bir muhalefet ve siyaset anlayışı ve üslûbu ile dine, dindarlara ve inanç değerlerine yönelttiği her saldırı Yeni Asya’nın sayfalarında hak ettiği cevabı almış.

Ancak Yeni Asya bunu yaparken, Üstadın Hilmi Uran’a yazdığı mektuptaki tavsiyeler ekseninde CHP’yi dinle ve milletin değerleriyle barışık bir siyaset izlemeye çağırmayı da ihmal etmemiş.

Şimdi gelinen noktada bu çağrıların önemli ölçüde yerine ulaştığı ve mâkes bulduğu bir tablo ile karşı karşıyayız.

Artık milletle ve değerleriyle inatlaşan değil, onlarla barışık ve uyumlu bir siyaset uygulamaya çalışan bir CHP var.

Defaatle belirttiğimiz gibi, bunun, siyasetin geneli açısından CHP’yi de aşan müsbet ve rahatlatıcı sonuçları olacak.

Kısır gündemler üzerinden yürütülen gerilim politikaları son bulacak; siyaset yapıcı bir hizmet yarışına dönüşecek.

CHP’nin bu anlamdaki olumlu değişimine işaret etmek, “CHP hep milletle kavgalı olmaya devam etsin ki, biz de iktidarımızı ilânihaye sürdürelim” hesabı yapanların çarpıttığı gibi, “Artık oylarımızı CHP’ye verelim” anlamına gelmez.

Hele Yeni Asya gibi siyasetteki tercihini öteden beri açık yüreklilikle DP-AP çizgisinden yana yapıp bu tavrını hiç değiştirmemiş olan bir gazeteye bu tarz yakıştırmaların yapılması, son dönemde iyice artan ard niyetli çarpıtmaların yeni bir örneği olmaktan öteye gitmez.

Adalet yürüyüşüne verilen desteğin CHP yandaşlığı olarak saptırılması da.

Gittikçe eski CHP’ye benzeyen AKP adaletten sapmasaydı bu adalet yürüyüşü olur ve böylesine destek bulur muydu?

***

Nur hizmetinin sadık ve müstakim kahramanlarından Şevket Günder’in eşi Hikmet Hanıma Allah’tan rahmet, ailesine ve camiamıza sabır dilerim.

“Tutukluluğa devam” heyeti aylık rutinini tekrarladı ve Nur’u yine tahliye etmedi. Rabbimize havale ediyor ve O’nun adaletine sığınıyoruz.

Masumların ah’larının teşkil ettiği rahmet bulutunun toplumda güçlendirdiği adalet arayışı zulüm duvarlarını yıkacak inşaallah.

Okunma Sayısı: 7570
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Özcan ERKİŞ

    9.7.2017 14:50:19

    (4) Hak-hakikat üzerinde ittifak, ittihat ve birliktelikler, fiili dua nevinden olup- inşaallah- hukuksuz, adaletsiz sürecin bitmesine vesile olacaktır. Çünkü cemaat, topluluk ve birliktelikte rahmet olduğuna inanıyoruz. Mesela, "Yan yanayız, bir aradayız!" bildirisi ve basın toplantısı (ki Yeni Asya, 04.06.tarih, 'Şerden çıkan hayır' başlıklı yazınızla bahsetmiştiniz) ve "Adalet Yürüyüşü" gibi meşru ve müspet dairede yapılan toplu hareketler hak ve hayır üzerinde güzel ittifaklar olup; niyet, sahih ve sağlam olduğu müddetçe inşaallah netice verecektir. Zira bazen "niyetin, amelden hayırlı" olabileceğini Nebevi beyandan öğreniyoruz. Niyetimiz adalet, hukukun üstünlüğü ve tam demokrasinin ülkemizde hakiki mana ve uygulamalarıyla tesisidir. Bunu talep etmek için bir siyasi parti mensubu ve taraftarı olmak zorunda değiliz. İktidar cenahı, "Adalet" için yürüyenlere "terörist" derse partinin adındaki "Adalet" kelimesi, kendileri için fevkalade tehlikeli arz etmez mi?

  • Özcan ERKİŞ

    9.7.2017 11:58:43

    (3) "Takke düştü kel göründü!" diye güzel bir tabirimiz vardır. Siyasal İslamcı iktidarın 15'nci yılında "takkesi" düşmüş, 80-90 yıl öncesinin tek parti-tek adam yani "şeflik" benzeri bir sistem arzu ve hayali ortaya çıkmıştır. Sürecin evvel ve ahirine de bu zaviyeden bakmak ve değerlendirmek gerekir, diye düşünüyorum. Yani "dervişin zikri ne ise fikri de odur!" meselesi. Zira 15 yıl önce iktidara gelirken ne söylemiş ve ne vaat etmişlerse (AB hedefi, adalet, hürriyet, demokrasi, 3Y ile Mücadele...gibi) bugün onların tam tersi bir vaziyet almışlardır. 2004 yılında o gün BB olan bugünkü iktidar partili CB, "Hamdolsun tarihi (müzakere) aldık, başarı halkımızın!" diyerek şölen düzenlenmişti. Ya şimdi? AP(Avrupa Parlamentosu)'nun müzakereleri askıya alma kararına ne diyor:"Bizi bağlamaz!" Demek AB argümanını sadece "iktidara" gelmek amacıyla kullanmışlar. Bu ülkeye ve millete yazık değil mi?

  • Özcan ERKİŞ

    9.7.2017 11:43:19

    (2) Adalet ve hürriyet, hukuk ve demokrasi, istişare(ortak akıl), millet iradesinin tecelli ettiği yer olan Millet Meclisi gibi artık evrensel hale gelmiş, temel ve insani hususlar ve hususiyetler; bir şahsın yahut zümrenin malı değildir. "İnsan" olanın ve "insanlığın" ortak malıdır. Bunları bir şahıs yahut cemiyet ve camia veya veyahut bir siyasi parti mülk edinemez. Onun için hangi şahıs yahut şahsı manevi bu insani ve evrensel husus, ilke, prensip, kural ve kaidelere sahip çıkarsa bizler de hem insan hem mümin olarak bunlara taraftar ve destek oluruz. Bu taraftarlık bizi bir siyasi partiye, onun siyasi ideolojisine mensup ve tabi kılmaz. Dolayısıyla ne bizler ne de Yeni Asya camiası bu sebeplerle chp'li değildir. Bu nevi mesnetsiz iddialar, haberler ve sözleri toplumsal "algı operasyonu" ve "toplumsal hipnoz" faaliyetleri kapsamında değerlendirmek gerekir.

  • Özcan Erkiş

    9.7.2017 11:22:19

    Sayın Güleçyüz, 15 yıllık siyasal İslâmcı iktidarın bu millete bulaştırdışı hastalıklardan biri de kendilerine muhalif ve muarız olan şahıs yahut cemiyet veya câmiları "hain, darbeci, terörist.."diyerek etiketlemek ve yaftalamaktır. Bu sari illet maalesef iktidar partisinin müfrit ve fanatik taraftarlarının elinde bir tehdit ve şantaj aletine dönüştü. Onunla sokakta yahut sosyal medyada muhalifleri ölümle tehdit etmektedirler. Ve maalesef adalet ve hukuk da bizzat yargı eliyle katledildiğinden, bu itibar ve maneviyat katillerine hak ettikleri, ciddi ve caydırıcı bir ceza da verilmiyor. Yâni hakiki mânâda adâlet olmayınca onun zıddı olan zulüm, şu anda Türkiye'de hükmünü icra etmektedir. Hem de kendine "dindar "dedirten siyasal İslâmcıların devr-i iktidarında. Hâlbuki Kitabullah'ın dört esasından biri de ADALETtir. İktidar partisinin isminde adâlet var fakat icraatında yoktur. İşareti olan 4 parmak(Rabia)da ise"Adâlet" diye bir düstur yoktur.

  • renas

    9.7.2017 10:18:27

    Dogrusu siyasal islamin zulmunu gorunce gecmiste yapilan hatta 12 eylul bile hafif geldi...

  • Özdemiroğlu

    9.7.2017 07:26:54

    (3) Saflar netleşiyor. Bir tarafta iktidar taraftarı olup da yapılan her şeyi hoş gören(dindarı,liberali, solcusu, Kemalisti vs. ) bir kesim var. Karşısında da yine çeşitli kesimlerin toplamı bir kitle var.Ancak fark şu, muhalif olanları cezbeden bir menfaat ve devlet imkanları yok. Aksine üzerlerinde baskı olan kesim yine muhalifler.

  • Özdemiroğlu

    9.7.2017 07:22:54

    (2) Kendi iktidarını destekleyen dışındaki kişiler bunlarca ya teröristtir, ya da defoludur. Fakat esas leke kendilerindedir.Yahu ben senin siyasi görüşünü desteklemek zorunda mıyım? Yani iktidarı desteklemeyen CHP'li olmak zorunda mı? Yani Türkiye' de DP olup da size karşı olan yok mu?

  • Özdemiroğlu

    9.7.2017 07:17:47

    Bu siyaset zabunları kendilerine muhalif olan herkesi bir şekilde karalayarak itibarsızlaştırma çabasındadırlar. Kendi geçmişlerini inceleyin içlerinde sadece güçlünün yanında yer alan hastalar mevcuttur. Bunlar maneviyat derler ya; yarın bunu da satmakta beis görmezler.

  • Ali Tam

    9.7.2017 05:16:05

    1) ADALETi Allah kendine farz kılmıştır. Daha sonra kullarına adil olmalarını (ADALETi uygulamalarını) emretmiştir. Kur'an bunun en büyük delilidir ki en büyük hidayet rehberi olarak kaynağı Levh-i Mahfuz'un da ADALET üzerine olduğunu kanıtlar. ADALET, hak yerini bulsun diye te'sis edilen istişare, şura, kanun koyuculuğunun (yasamanın) olmazsa olmazıdır. Allah indinde tek ve bir din olan İSLAM DİNİ Hz. Adem AS zamanından beri ADALETİ emreder. Aksi ise ZULM dür. Yani hakkı hak sahibine değil de hakkı olmayanlara vermektir. İşte en büyük ZULM ise olmayan, fantaziye ve kurgu olarak batıl ilahları Allah'ın yanında ilah olarak zu'm etmek olan ŞİRKtir. Bize ADALETin idolleri, önderleri dendiğinde bizim aklımıza fikrimize İnsanlık aleminde en başta iki cihan serveri Hz Muhammed ASM sonra 124 bin enbiya ve başta Hz. Ömer RA olmak üzere SAHABİLER gelir. Bunların önüne başka bir ismi koymak tasavvurumuz dışındadır.

  • Ali Tam

    9.7.2017 05:15:27

    2) Yeni Asya'nın bu çerçeve içinde olduğuna bütün adil insanlar şahitlik ederler. Yeni Asya'nın başka siyasi mülahazalar ve kişilerle irtibatlandırılması gerçeğin çarpıtılmasıdır. Ancak, Yeni Asya daima ADALETin yanında adil insanlara taraftar olduğunda bu o insanların bütün diğer hak ve adalete, ahlaka, edebe münafi hal, tavır ve düşüncelerini de paylaşıyor anlamında yorumlanamaz. Yeni Asya CHPli değildir! Anamuhalefet partisi olan CHPyi, vazifesini hatırlayan; Adalet namına yürüyen CHP‘yi, hak hukuk hürriyet için yürüyen CHP yi takdir ediyor Yeni Asya. Yolun yarısında Allah adaleti emreder pankartıyla yürüyen yığın arasında CHP taraftarı olmayan ADALET için bu yürüyüşe katılanlar da vardı. CHP yolun sonunda çıkıpta ADALET, HAK, HUKUK ve HÜRRİYET talebini Allah aşkına yapmadım, Firavun, Deccal, Süfyan veya benim nazarımdaki idol aşkına yaptım demeyecektir, bir çuval inciri berbat etmiyecektir, diye umut ediyoruz.

  • HÜSEYİN İLHAN

    9.7.2017 02:43:52

    YENİASYA gazetemizi insaf,vicdan,iz'an,hak-hukuk ile adalet duygularını yitirmişlerin.dünün SSCB,NAZİ ALMANYA sı gibi baskıcı,faşist uygulamaları olan AKP ye tarafgirlikleri nedeniyle haşhaşi gibi sahiplenenler iftira ve çamur atarak değerlendirirler. HAK'dan ayrılmayıp,adil ve insaflı düşünen her fert YENİASYA'mızın tüm faşist ve insafsız baskılara rağmen DİK DURUŞUNU TEBRİK ve TAKDİRLE değerlendirmektedir. YENİASYA ya muhalefet hastalığından kurtulmaları için CENAB-I HAK CC'dua ve niyaz ediyoruz.Zira bu hastalıktan kurtulamadıkları zaman uhrevi alemde işleri zor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı