"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

40 dereceyi aşan kavurucu sıcaklar onları sevindiriyor

19 Ağustos 2018, Pazar 13:55
Türkiye'nin en sıcak kentlerinden Şanlıurfa'da son günlerde etkili olan sıcak hava, günlük hayatı olumsuz etkilerken, yöre halkının vazgeçilmezlerinin başında gelen isot işiyle ilgilenenleri sevindiriyor.

Kentin simgelerinden olan ve bölge halkının vazgeçilmez damak tatlarının başında gelen isot, sıcak havada uzun ve zahmetli sürecin ardından tezgahlardaki yerini alıyor.

Bir süre önce sezonu açan isot üreticileri, tarlalardan ya da hal pazarından satın aldığı biberleri yıkandıktan sonra saplarından ve çöplerinden ayıklıyor.

Elle parçalandıktan sonra makineden geçirilip naylonların üzerinde bir süre bekletilen biberlerin, gün içerisinde güneşte tamamen kuruması sağlanıyor.

Zaman zaman 40 dereceyi aşan sıcak havaya ve biberin acısına rağmen gün boyu mesai yapan isot işçileri, kavurucu güneş vesilesiyle en lezzetli ürünü elde etmenin mutluluğunu yaşıyor. Büyük umutlarla işe koyulan üreticiler kavurucu sıcaklar sayesinde bereketli bir sezon geçirmeyi umut ediyor.

Şanlıurfa İsot Üreticileri Kooperatifi (ŞİKOP) Başkanı Bekir Polat, yaptığı açıklamada, isotun Şanlıurfa için bir marka bir değer olduğunu vurgulayarak daha temiz ve kaliteli ürün için çalıştıklarını söyledi.

İsot yapımında güneşin önemine dikkati çeken Polat, aşırı sıcak hava ile hem daha çok hem de daha lezzetli isot elde ettiklerini ifade etti.

Bekir Polat, sezonda 50 bin ton yaş biberin işlendiğini, bundan 5 bin ton isot elde edildiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"İsot sezonumuz başladı ve iyi devam ediyor. Bu sezon tarlalardan iyi biberler geliyor. Böyle olunca elde edilen isotun da kalitesi artıyor. Daha sağlıklı ve lezzetli isot için sıcak hava ve güneş oldukça önemli. Hava sıcak olunca biberler daha çabuk kuruyor ve lezzetli hale geliyor. Böyle olunca da daha fazla ürün elde etmiş oluyoruz. Maşallah her yıl olduğu gibi bu sezon da havalar çok sıcak seyrediyor. Bu sıcaklık acıyla birleşince çalışanların işi zorlaşsa da işimize geliyor. Bu yüzden isot üreticileri sıcak havayı seviyor. Biber, Şanlıurfa'nın olmazsa olmazıdır. Buna sahip çıkmamız gerekiyor. Daha hijyenik ve temiz ortamlarda kaliteli isot üretip artık Avrupa piyasasına da açılmak istiyoruz. Amacımız üreticilerimizin daha temiz ve kaliteli biber üretmesini sağlamak. Bunu yaptığımız sürece hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum."

Güneş vesilesiyle isotun tadı, rengi ve kokusu güzelleşiyor

Sırrın Mahallesi'nde boş tarlada kurulan çadırlarda ailesiyle biber temizleme ve isot üretimi yapan Emrah Polat ise işlerinin zorluğunu anlattı.

Şanlıurfa'da isot sezonunun 3 ay sürdüğünü, bu zaman içinde daha kaliteli ve çok ürün elde etmek istediklerini belirten Polat, şunları söyledi:

"İki hafta önce isot mesaisine başladık. Yaklaşık üç aylık süreçte daha çok ürün elde etmek için çabalıyoruz. Sıcak havada, güneşin altında çalışmak tabii ki zor ama yıllardır yaptığımız için alışkınız. Sıcak hava ve güneş isotu daha lezzetli hale getiriyor. Rengini ve kokusunu güzelleştiriyor. Sıcak havada biberler daha çabuk kuruyor, sabah serdiğimiz biberleri aşırı sıcak hava sayesinde akşam kaldırabiliyoruz. Bu da bizi sevindiriyor. Ne kadar çok sıcak olursa o kadar fazla ürün elde edebiliyoruz."

İsot işçisi Fatma Çakmak da sabah çok erken saatlerde işe başladıklarını ifade ederek, biberin acısından korunmak için ellerine ve ayaklarına poşet geçirdiklerini, güneşten korunmak için ise yüzlerini kapattıklarını anlattı.

Çakmak, kendilerini zorlayan sıcak havanın isota ise ayrı bir lezzet kattığını sözlerine ekledi.

***

Güneş ve Kainat üzerine tefekkür yolculuğu...

***

Tıklayınız:

Coğrafyacı gözüyle: Bol tefekkürlü geceler dilerim

Coğrafyacı gözüyle - 1

***

Bizler için tasarlanan ve birçok vazife ile vazifelendirilen Güneş,

- Cenab-ı Hakk'ın Esmaü'l-Hüsnasından Nur ismine kesif bir ayine,

- Sema denizinin yüzünde ziyadar bir kabarcık, 

- Dünya sarayının kubbesinde büyük bir elektrik lambası,

- Bahar ve yaz tezgâhında dokunan Rabbanî mensucat için bir mekik, gece-gündüz sahifelerinde yazılan Samedanî mektuplar için bir nur hokkası, 

- Nuranî bir ağaç. Gezegenler onun hareketli meyveleri. Ağaçlara muhalif olarak güneş silkinir, ta o meyveler düşmesin. Eğer silkinmezse düşüp dağılacaklar, 

- Meczub bir serzakir. Zikir halkasının merkezinde cezbeli bir zikir eder ve ettirir,

- Sema yüzünün gözü,

- Allah'ın emrine temessül eden ve herbir hareketini O'nun meşietine tatbik eden bir çöl paşasıdır. ve Cenab-ı Hakk'ın emri ve bilgisi dairesinde hareket etmektedir.

***

Okumak İçin Tıklayınız:

15 bin galaksiyi içeren muhteşem görüntü

Yaratılış kavramı nasıl anlaşılmalıdır? İki yaratılış kavramı: İbda ve inşâ

Einstein’ın o teorisi doğrulandı

Samanyolu'nun 'kayıp kardeşi'ne ilişkin yeni gelişme

Işık hızıyla 200 bin yıl

80 öte gezegen keşfedildi

Kainat Kitabı'nın 'Samanyolu' sayfasında dikkat çeken keşif

'1,4 milyar yıl önce bir gün 18 saat sürüyordu'

Risale-i Nur’u okuyan kâinat kitabını okuyabilir

Coğrafyacı gözüyle: Bol tefekkürlü geceler dilerim

Coğrafyacı gözüyle - 1

'Her biri, birer yörüngede akar, durur" Merkür'ün Güneş'in önünden geçişi...

Hâlık-ı Kâinat’ı hatırlatan sistem: Altın Oran

Tabiat Risalesi okumaları: Evrim mi ibda ve inşa mı?

Tabiat Risalesi okumaları: Evrim bize ne söyle(ye)mez?

Medresetüzzehra bir Esma okuludur

Tefekkür penceresi: Ağaçlardaki sistem hayret uyandırdı...

''Bütün insanlarımızı buraya davet ediyorum''

Bahar dahi bir çiçektir: Bahardaki haşir nümunelerine dikkat lâzımdır...

O dolunay

Tefekkürlük Ağrı Dağı

***

Tefekkür Penceresi...

Allah'ın Müzeyyin ((herşeyi eşsiz sanatıyla süsleyen, güzelleştiren Allah)) ve Cemil ((Sonsuz güzellik sahibi Allah)) isminin tarif edildiği Risale-i Nur'dan bir bölüm;

''...Eğer o yüksek hakikatleri yakından temâşâ etmek istersen, git, fırtınalı bir denizden, zelzeleli bir zeminden sor. “Ne diyorsunuz?” de. Elbette “Yâ Celîl, yâ Celîl, yâ Azîz, yâ Cebbâr“ dediklerini işiteceksin.

Sonra, deniz içinde ve zemin yüzünde merhamet ve şefkatle terbiye edilen küçük hayvanattan ve yavrulardan sor. “Ne diyorsunuz?” de. Elbette “Yâ Cemîl, yâ Cemîl, yâ Rahîm, yâ Rahîm“ diyecekler.

Semâyı dinle. Nasıl "Yâ Celîl-i Zülcemâl" diyor. Ve arza kulak ver. Nasıl "Yâ Cemîl-i Zülcelâl"diyor. Ve hayvanlara dikkat et. Nasıl "Yâ Rahmân, yâ Rezzâk" diyorlar. Bahardan sor. Bak, nasıl "Yâ Hannân, yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ Kerîm, yâ Lâtif, yâ Atûf, ya Musavvir, yâ Münevvir, yâ Muhsin, yâ Müzeyyin" gibi çok esmâyı işiteceksin. Ve insan olan bir insandan sor. Bak, nasıl bütün Esmâ-i Hüsnâyı okuyor ve cephesinde yazılı; sen de dikkat etsen okuyabilirsin. Güya kâinat azîm bir musika-i zikriyedir. En küçük nağme, en gür nağamâta karışmakla, haşmetli bir letâfet veriyor. Ve hâkezâ, kıyas et.'

Sözler, 24. Söz, Birinci Dal - Devamını Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/risaleinur/sozler/#534

***

"Ne kadar güzeldir" deme!

''Dünyayı ve ondaki mahlûkatı mânâ-yı harfiyle ((bir şeyin kendisini değil de, san'atkarını, ustasını, sahibini bilip tanıtan mana)) sev; mânâ-yı ismiyle ((birşeyin bizzat kendisine bakan ve kendisini tanıtan manası))  sevme. "Ne kadar güzel yapılmış" de. "Ne kadar güzeldir" deme. Ve kalbin bâtınına, başka muhabbetlerin girmesine meydan verme. Çünkü, bâtın-ı kalb âyine-i Sameddir ve Ona mahsustur.''

Risale- Nur, Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf

Risale-i Nur'dan Sözler isimli eserden 32. Söz'ü okumak için tıklayınız;

http://www.yeniasya.com.tr/risaleinur/sozler/#962

***

Tıklayınız:

Her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor: Erfelek Tatlıca Şelaleleri sizi de bekliyor...

Bir tefekkür daveti de Gümüşhane yaylalarından...

Fotoğraflar ve Vecizeler...

'Gelenler mutlaka bir daha gelmek istiyor'

Kartpostallık bir manzara: Tefekkürlük Ağrı Dağı...

AA

Okunma Sayısı: 1548
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı