"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Üniversiteler neden bölünüyor?

Mert Gönenli
12 Mayıs 2018, Cumartesi
Siyasî iktidar, daha birçok önemli konuda olduğu gibi, bu konuda da kamuoyunu bilgilendirmeye tenezzül etmedi, ikna etmeye çalışmadı.

Ekseriyetle olduğu gibi, bu konuda da “Biz Yaptık Oldu” mantığına sahipler. Belki de bir kaç saray eşrafı hariç, üniversitelerin neden parçalandığını bilen gerçekten yok.

İleri sürülen gerekçe şu: Bu üniversiteler çok büyük, yönetemiyoruz, yönetilemiyor. Küçülterek daha etkin yönetilmesini sağlayacağız. Görüntü bu. Öyleyse bizde görüntüden gidelim.

Daha iyi yönetebilmek için büyük olanı küçültmek, doğru mu? Ya da küçük olan şeyler daha iyi mi yönetilir? 

Bir şeyi elinize almak, kontrolünüze geçirmek için küçültmeye çalışmak, herkesçe bilinen bir stratejidir. 

Bölerek yönetmek, küçülterek yönetmek iyi bir şey midir? İyi bir şey ise, birçok ülkeden büyük olan İstanbul’u, neden Anadolu İstanbul’u ve Rumeli İstanbul’u diye ikiye bölmüyoruz. 

Bölük bir şekilde kalmak veya bölmek iyiyse, Batı Almanya ve Doğu Almanya niye birleşti. İspanya Katalonya’nın bölünmesine neden razı gelmiyor.

Demek ki bölünmek, küçülmek pek de arzulanan bir şey değil. 

Bir organizasyonu bölmenin bir amacı da istenilen birilerine yeni kadro açmak ya da kadrolaşmaktır. Üniversitelerin bölünmesi yeni rektör, yeni dekan, yeni akademik kadrolar demektir. İnşallah bilim yuvası olması gereken üniversiteler kadrolaşmaya kurban edilmez. Çünkü üniversiteler kadrolaşma yeri değil, bilim üretme yerleridir.

Bir kurum, öncelikli olarak çalışanlarının ve mensuplarınınsa, üniversitelerin hocasıyla öğrencisiyle bu bölünmeye karşı çıkması işin fıtratı gereği. Çünkü kimse küçülmeyi sevmez. Bu bölünme ve küçülme olayı için acaba hangi akademisyenin görüşü alındı? Üniversite senatoları böyle bir kararı paylaşıyorlar mı? Yoksa bunun kararını üç beş siyasetçi ile üç beş bürokrat mı verdi? Bu bürokratik oligarşinin ta kendisi değil mi?

Şimdi biraz da Batıdaki Üniversiteleri inceleyelim:

Oxford Üniversitesi 1096’da kuruldu, Cambridge Üniversitesi 1209’da kuruldu, Edinburg Üniversitesi 1582’de kuruldu vs.

Sıkıntı büyüklükse, dünyanın en iyi üniversitelerinden SUNY yani, New York Devlet Üniversitesinde, her yıl 467.000 öğrenci öğretim görmektedir. Yani büyük üniversite iyi yönetilmez, küçük üniversite daha iyi yönetilir yaklaşımının bilimsel bir yönü yok.

Belki her şeyin yenisi iyidir, ama dostluğun ve üniversitenin eskisi iyidir. Bugün Oxford 1000 yıllık tarihe sahip olmakla haklı olarak övünmektedir. Daha ortalaması 40-50 yıllık en eskisi 100-150 yıllık olan üniversitelerimizin bölünüp küçülmesinden sade bir vatandaş olarak ben de mutlu olmadım. Çünkü küçülerek marka olunmaz. 

Hele bölünecek üniversitelerin arasında benim de mezunu olduğum Gazi Üniversitesinin de olmasına açıkçası üzüldüm.

Bugün İmam Hatipler, İmam Hatip Fıkhî Bilimler Lisesi, İmam Hatip Kur’ânî Bilimler Lisesi olarak ikiye bölünse, acaba bu İmam Hatiplilerin hoşuna gider miydi?

Okunma Sayısı: 3268
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı