Lem'alar - page 470

YirmiBeşinciLem’a
YİRMİBEŞDEVADIR
Hastalara bir merhem, bir teselli, manevî bir re-
çete, bir iyadetü’l-mariz ve geçmiş olsun makamın-
da yazılmıştır.
İhtarveİtizar
Bu manevî reçete, bütün yazdıklarımızın fevkinde bir
sür’atle
(HaşİYe)
telif edildiği gibi, hem umuma muhalif ola-
rak, tashihata ve dikkate vakit bulmayarak, telifi gibi ga-
yet sür’atle, ancak bir defa nazardan geçirildi. Demek,
müsvedde-i evvel hükmünde müşevveş kalmıştır. Kalbe
fıtrî bir surette gelen hatıratı sanatla ve dikkatle bozma-
mak için, yeniden tetkikata lüzum görmedik. Okuyan zat-
lar, hususan hastalar, bazı nahoş ibarelerden veyahut ağır
kelimelerden ve ifadelerden sıkılıp gücenmesinler, bana
da dua etsinler.
HaşİYe:
Bu risale dört buçuk saat zarfında telif edilmiştir.
evet
evet
evet
evet
Rüştü Re’fet
Hüsrev Said
]
YirmiBeflinciLem’a, Is-
parta’da 1934’te Türkçe
olarak telif edilmifltir.
deva:
ilâç, çare.
dua:
Allah’a yalvarma, niyaz.
Y
irmi
B
eşinci
l
em
a
| 470 | Lem’aLar
fevk:
üst.
fıtrî:
tabiî, doğal.
gayet:
son derece, çok.
haşiye:
dipnot.
hatırat:
hatıralar, hatırda kalan
şeyler.
hususan:
bilhassa, özellikle.
hükmünde:
değerinde, ye-
rinde.
ibare:
söz, cümle.
ifade:
anlatım, deyiş.
ihtar:
hatırlatma, uyarı.
itizar:
özür dileme.
iyadetü’l-mariz:
hasta ziyaret
etme, hâl ve hatırını sorma.
lem’a:
parıltı, güneş gibi par-
layan.
lüzum görmek:
gerekli gör-
mek.
makamında:
yerinde.
manevî:
manaya ait, maddî
olmayan, ruhî.
merhem:
ilâç, acıyı gideren
şey.
muhalif:
zıt, karşıt.
müsvedde-i evvel:
acele ile
yazılan yazının temize çekil-
meyen hâli, ilk nüshası.
müşevveş kalma:
karışık ve
düzensiz olma.
nahoş:
hoş olmayan.
nazar:
bakış.
suret:
biçim, tarz.
sür’at:
çabukluk, hızlılık.
tashihat:
bir eser üzerinde
yanlışları gidermek amacıyla
yapılan düzeltmeler, tashihler.
telif:
kitap yazma.
teselli:
avutma, acısını din-
dirme.
tetkikat:
incelemeler.
umum:
herkes.
vakit:
zaman.
zatlar:
kişiler, şahıslar.
1...,460,461,462,463,464,465,466,467,468,469 471,472,473,474,475,476,477,478,479,480,...1406
Powered by FlippingBook