Lem'alar - page 75

ünvanıyla bihakkın iştihar eden kutb-i Azam Şeyh-i gey-
lânî,
(1)
p
âs
æn
én
a p
܃o
?o
?r
?p
d
s
¤n
é
n
J
Ék
«`«/
?n
L
@
?/
Jn
ör
†n
M p
¿Én
M?/
a p
ôr
µp
Ør
dG p
ør
«n
©p
H o
är
ôn
†n
f
fıkrasıyla başlayan kasidesinin ahirinde,
Mecmuatü’l-Ah-
zab
’ın birinci cildinin 562. sayfasında, beş satırla şu za-
manda hizmet-i kur’âniyedeki heyete ve başında bulunan
üstadımıza beş vecihle bakıyor ve gösteriyor.
İşte o beş satır şudur:
» /
às
ªp
¡p
H Gk
ôr
gn
O p
AÉn
«r
°Tn
’r
G ?p
a n
?o
ã«/
Zn
G @ m
Is
óp
°Tn
h m
?r
ƒn
g pq
?o
c ? /
a Én
æp
H r
?s
°Sn
ƒn
J
m
án
ær
à`p
an
h m
q
ön
T p
q
?o
c
? /
a o
¬°o
So
ôr
Mn
Gn
h @ o
¬o
aÉn
în
j Én
e Ék
¶p
aÉn
M …/
ój /
ô o
ªp
d Én
fn
G
m
In
ór
?n
H u
…n
G ? /
a n
QÉn
°S Én
e Gn
Pp
G o
¬r
ãp
Zn
G @ Ék
Hp
ôr
¨n
en
h Ék
br
ôn
°T n
¿Én
c Én
e Gn
Pp
G …/
ój /
ôo
e
p
án
jÉn
æp
©r
dG p
ør
«n
©p
H ¢l
Sho
ôr
?n
n
?s
fp
Én
a @ r
?n
în
J n
’n
h o
¬r
?o
?n
a »/
ªr
¶n
f Gk
óp
°ûr
æo
e Én
«n
a
(2)
»/
à s
Ñ``n
ën
Ãp
Ék
bp
OÉn
°U Gk
ó«/
©n
°S¢o
û«/
©n
J@Ék
°üp
?r
îo
e ! p
âr
bn
ƒr
dG s
…p
Qp
OÉn
b r
øo
c n
h
Beşinci satırdan sonra gelen hatime-i kaside:
(3)
»/
àn
©r
ap
Q n
h …
u
õp
Y n
?Gn
O p
Qp
OÉn
?r
dG o
ór
Ñn
Y Én
fn
G@Gk
ó s
ªn
?o
»/
ær
Yn
G $G o
?ƒo
°Sn
Q …
u
ón
Ln
h
İşte evvelki beş satırda, beş vecihle ve beş tevafukla
şimdi hizmet-i kur’âniyenin başında bulunanı gösteriyor.
Birinci Vecih:
Ahirdeki satırda
(4)
Gk
ó«/
©n
°S ¢o
û«/
©n
J
ismini
sarahatle haber vermekle beraber,
maişet hususunda iz-
zet ve saadetle geçineceğini
haber veriyor.
Lem’aLar | 75 |
S
ekizinci
l
em
a
ahir:
son.
bihakkın:
hakkıyla.
evvel:
önce.
fıkra:
paragraf, kısım bölüm.
hatime-i kaside:
kasidenin sonu.
Hey’et:
bir topluluğu meydana ge-
tiren kişilerin bütünü.
hizmet-i Kur’âniye:
Kur’ân’ın hiz-
meti.
husus:
konu.
iştihar etme:
meşhur olma, şöh-
ret bulma.
izzet:
itibar, şeref.
kaside:
büyük kimseleri ya da
herhangi bir şeyi övmek için ka-
leme alınmış övgü şiiri.
kutb-i azam:
en büyük kutup, bir
çok Müslümanın kendisine bağ-
landığı büyük evliyadan zamanın
en büyük mürşidi.
maişet:
yaşayış, geçim.
mecmuatü’l-ahzab:
Şeyh Ahmed
Ziyaeddin Gümüşhanevî’nin üç
ciltlik dua kitabı.
saadet:
mutluluk.
sarahat:
açıklık.
tevafuk:
uygunluk.
ünvan:
ad, nam.
üstat:
öğretici, öğretmen, bir ilim-
de üstün olan kimse.
vecih:
yön.
1.
Baktım akıl gözüyle hazretimin anında. Tecelli etti cennet, kalblerde parlak bir şekilde.
2.
Ahir zamanın fitnelerine yetişip düştüğün zaman, benim dua ve himmetimi kendine vesi-
le ve şefaatçi yap. Allah’ın izniyle ve kuvvetiyle senin imdadına yetişeceğim.
Ben müridimin muhafızıyım korktuğu şeylerden. Korurum havl ve izn-i İlâhî ile onu her fit-
ne ve şerden.
Müridim şark ve garbın ne zaman neresinde bulunsa; hangi beldeye seyr ü seyahate mec-
bur olsa havl ve kuvvet-i Rabbanî ile ona imdat ve istimdat ederim.
Ey benim nazmımı okuyan, korkma söyle onu! Muhakkak ki, sen inayet-i İlâhiyenin hıfzın-
dasın.
Vaktin Abdülkadir'i ol, lillâh için ihlâs-ı etemmi kazan. Muhabbetimde sadık ve çalışmanda
muhlis isen, maişetinde de mes'ut olursun.
3.
Ceddim Resulullah, yani Muhammeddir (
ASM
); Ben Abdülkadir'im, devam eder izzetim ve yü-
celiğim.
4.
Maişette de saadetle geçinir.
1...,65,66,67,68,69,70,71,72,73,74 76,77,78,79,80,81,82,83,84,85,...1406
Powered by FlippingBook