"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokratik olmayan bu siyaset, mutlaka değişmeli

19 Haziran 2018, Salı
“24 Haziran’ın, Türkiye’de en temel sorunlardan başlayarak topyekûn bir demokratik dönüşümün başlangıcı olacağını düşünüyoruz” diyen İYİ Parti İzmir milletvekili adayı Metin Dökmeciler, “Demokratik olmayan bu siyaset, mutlaka değişmeli” diye konuştu.

Demokrat Parti İzmir İl Başkanı iken istifa ederek İYİ Parti İzmir 2.Bölge Milletvekili adayı olan Metin Dökmeciler’le seçim sürecini ve çalışmalarını konuştuk. Dökmeciler demokrasinin öneminin altını çizerken, Demokrat Misyon’un tekrar Meclis’te olmasının önemini anlattı… 

Demokrat Parti İzmir İl Başkanı iken istifa ederek İYİ Parti İzmir 2.Bölge Milletvekili adayı olarak 24 Haziran seçimlerinde neden İYİ partiden, İzmir Millet vekili adayı oldunuz?

Demokrat Parti olarak, yetkili kurullarımızda, partili arkadaşlarımızla yaptığımız istişarelerin sonucunda ve demokrasiye inanmış partililerimizin taleplerini nazara alarak, İYİ Parti çatısı altında “Herkes için adalet, herkes için demokrasi, herkes için zenginlik” anlayışı ile yola çıkarak İYİ Partiden İzmir milletvekili adayı oldum.

Neden Millet İttifakı?

Millet ittifakı, Cumhuriyetin kurucu değer ve ilkelerini canlandırmak, ülkemizi demokrasi ve adaletle buluşturmak, milletimizin refahını arttırmak ve milletimize iyi bir gelecek inşa etmek için teşekkül ettirilmiştir. Bilinmesi gerekir ki bu ittifakın oluşmasında asli irade milletimizin ta kendisidir. Bizler milletimizin talepleri ve memleketimizin ihtiyaçlarını bu ittifaka imza atarak dillendirmiş bulunuyoruz. Milletin ittifakı için, bu ittifakın tekâmül ettiği yeri görerek ve kaygıyla hakarete varan açıklamalar yapan iktidar ve ortakları, ittifakı yalnız kendileri için bir hak görmektedir. Demokrasi, farklı anlayışlara adaletle ve eşitlikle yaklaşmaktır. Bu millet ittifakın da temel gayesi; yalnız kendinden olana söz hakkı tanıyan bir anlayışa karşı farklılıkların ne büyük bir değer olduğunu, Türkiye’nin hamurunun bu farklılıklar ile yoğrulduğunu, bu farklılıkların tekâmül ettiği gücü göstermektir.

Demokratik dönüşümün başlangıcı olacak 

“Hür seçimlerin mimarı” Demokrat Parti olarak 24 Haziran seçimlerini, hâkimiyetin yeniden millette tecelli edeceği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Bu vesile ile inandığımız demokratik değerler, adalete olan inancımız, milletimize karşı sahip olduğumuz sorumluluk ve Cumhuriyetin kurucu ilkelerine bağlılığımız gereği, 24 Haziran’ın, Türkiye’de en temel sorunlardan başlayarak topyekûn bir demokratik dönüşümün başlangıcı olacağını düşünüyoruz.

Sayın Dökmeciler, bir demecinizde “Milletsiz taht, bir parça kadifeyle örtülmüş dört tahta parçasından başka bir şey değildir” demişsiniz. Bu mesajınızı açıklar mısın?

24 Haziran 2018 Tarihinde yapılacak olan seçimlerde Sayın Meral Akşener’in Cumhurbaşkanı seçilmesi ile inanıyoruz ki 72 yıllık Demokrat geleneği, rahmetli Cumhurbaşkanımız, kurucumuz Celal Bayar’ın şahsında,  Süleyman Demirel’in şahsında olduğu gibi bir kez daha ilkeleri ile inancı ile Cumhurbaşkanlığı makamında temsil edilecektir. İnanıyoruz ki Sayın Meral Akşener ile Cumhurbaşkanlığı makamı; tarafsızlıkla, yalnız milletin menfaatine hareket edecek, cumhur sözde değil özde temsil edilecektir. Ülkemizin son 16 yılında, tek bir partinin iktidarı, bir tek kişinin şahsında yeniden kodlanmış, iktidarına evrilmiş, ülkenin bekası, hükümet edenlerin bekaları ile bir tutulmuş, iktidar mücadelesi millet ve vatan mücadelesinin önüne geçmiştir.

Demokratların yeniden harekete geçmesi ve demokrat misyonun yeniden mecliste temsil edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

72 yıldır, “fikri Millet, zikri Millet” olan demokratlar, bugün de Milleti ve Vatan’ın bekasını kendine dert edinmiş, söz söylemeye değil sözü sahibine, sözü Millet’e vermeye gelmiş bir hareketin neferleriyiz. Emanet aldığımız fikri ve ahlaki mirasla, sahip olduğumuz ve Türkiye’yi 47 sene yöneten bu misyon, yarınlar için de ülkenin en büyük ümididir. Bu bilinç ve bu tecrübe ile yoluna devam etmekte olan demokratların varlığı; bugün işine gelenin atıfta bulunarak referans gösterdiği, Adnan Menderes ve Süleyman Demirel’in bıraktıklarının ve ortaya çıkardıkları Türkiye’nin teminatıdır.

Demokrasi’nin Türkiye’de tesis edilmesine emeği geçenleri sadece anarak demokrat olabileceklerini sananların bu millete reva gördükleri, kendi demokratlıklarını anlatmaya yetmeyecektir. Unutulmamalıdır ki, bu Dava’nın, Demokrasi’yi Türkiye’de temin ve tesis etmeye başladığı günden beri, kendine kılavuz edindiği “Yeter! Söz Milletin” kavramı, bugüne dek, Millete karşı bir takım uğraşlar içinde olanlara dur demenin izahıdır. Millet’i düşman belleyen, Millet aşkımız sebebiyle Demokrat Dava’yı da düşman bellemiş ve Demokrat Dava ile mücadele etme kılıfı altında Millet ile kavga etmiştir. Bugün yılmak, yorulmak, bu davaya sahip çıkmamak; geçmişte Millet’in selameti uğruna, bu Dava uğruna, idama “sessiz” yürüyen, “Hakk’ın takdiri” diyerek her türlü sıkıntılara sabreden Büyüklerimizin aziz hatıralarını sızlatacaktır.

OHAL sürecindeki uygulamalardan dolayı haklı-haksız birçok insanlar mağdur edildiği bilinmektedir. Bu konuda düşüncelerinizi alabilir miyim?

Türkiye’nin, 15 Temmuz Darbe teşebbüsü’nün ardından iki noktada kritik bir eşikte olduğu görülüyor. Yargılama sürecindeki yaşananlar ve uluslararası alanda kamuoyuna bu teşebbüsün ciddiyetinin gerektiği şekilde anlatılamaması bu kritik eşikteki iki önemli nokta. Mücadele süreci ilerledikçe OHAL kapsamı dışına çıkan KHK uygulamaları ve 16 Nisan referandum süreci başta olmak üzere; darbe teşebbüsü vesile edilerek muhalif düşünceye sahip olan kişilere ve kurumlara yönelik bir tehdit oluşturulmuş, onları sindirme manivelasına dönüştürme gayretleri ile karşı karşıya kalınmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümeti, başta OHAL uygulaması olmak üzere bu süreçle ilgili yeni ve derinden bir değerlendirme yapmalıdır. Demokratik süreçleri meşru zeminde işleterek OHAL enstrümanlarıyla AKP içi ve dışı muhalefet başta olmak üzere ‘Disiplin’ siyasetinden ‘Birlik’ siyasetine geçmelidir.”

Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu ekonomik durumu ve iktidarın izlediği dış politikayı değerlendirir misiniz?

Cumhuriyet tarihi boyunca görev yapan Başbakanların ‘tek başına’ kullandığı, yapılan yasa değişikliği ile 2014 yılından itibaren Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın birlikte kullanmaya başladığı örtülü ödenek’ten yapılan harcamalar, hem Ekim 2017 ayında, hem de yılın ilk 10 ayında olağanüstü düzeyde arttı. Kamuoyunda örtülü ödenek olarak bilinen gizli hizmetler ödeneğinden geçtiğimiz Ekim 2017 ayında mal ve hizmet alımı adı altında 297,3 milyon lira, yatırım adı altında da 120,7 milyon lira olmak üzere toplam 418 milyon lira harcama yapıldı. Devleti küçültmek vaadi ile göreve talip olanlar, Özelleştirme adı altında Devletin tüm varlıklarını satanlar, her geçen gün Devleti büyütmeye, şişirmeye devam ediyor. İhracatta rekor kırarken, ithalatın ulaştığı düzeyi görmezden gelirsek kendimizi kandırmış oluruz. İhracatımız giderek son 15 yıllık dönemde uygulanan politikalar nedeniyle daha fazla ithalata bağımlı hale gelmiş bulunuyor. İhracatın nereye çıktığından çok, ihracatın ithalata oranına bakmak durumundayız..

Seçimlere sayılı günler kala seçmenlere vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Değişim önce siyasetten başlamalı! Türkiye’yi değiştirme iddiasında olanlar, değişimi öncelikle kendisinden başlatmalıdır! işlemeyen, adının dışında hiçbir demokratik tarafı olmayan bu fiili siyaset, mutlaka değişmelidir! Maddi kaynaklara ve medyaya erişim başta olmak üzere, yapısal olarak siyaset; maalesef ki bireylere ve topluma kapatılmış durumda. Üzülerek görüyoruz ki; kirli kaynaklara sahip olanlar, baştan avantajlı oldukları siyasi rekabette üstünlük sağlıyor. Diyoruz ki bu çıkmaz sokaktaki mücadeleyi kırmanın yolu vardır, o yol da siyaseti demokratikleştirmekten, milleti siyasetin istinat noktası yapmaktan geçmektedir. Diyoruz ki işleyen bir demokraside milletin temsilcileri dayatmalarla karşı karşıya kalmaz ve hür iradesiyle egemenliğin taşıyıcısı olur. 24 Haziran Seçimlerinde Millet İttifakı; inşallah bu olumsuz sarmaldan çıkışın, Türkiye’nin derinden nefes alışının miladı ve vesilesi olacaktır.

Metin Dökmeciler kimdir?

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde 1963 doğdu. EAÜ İşletme Fakültesi Mezunu.1985 yılında DYP Kemalpaşa İlçe Teşkilatında Gençlik Kolları, Kemalpaşa İlçe Başkanlığı müteakiben milletvekili adayı, İzmir İl Yönetim Kurulu Üyeliği, İl Teşkilat Başkanlığı Görevlerinde bulundu. Demokrat Parti Genel İdare Kurulu(GİK) Üyesi ve Yüksek Haysiyet Divanı (YHD) Kurulu Üyeliği Görevinde de bulundu. 2016 Tarihinde Demokrat Parti İzmir İl Başkanı Olarak Seçildi. Mali Müşavir olarak halen ticari faaliyetimi sürdüren Dökmeciler, evli ve 2 çocuk babası. 

RÖPORTAJ: Rüstem Garzanlı

rustem.garzanli@hotmail.com

 

Okunma Sayısı: 1598
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı