"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fetih kadar Fatih de önemlidir

29 Mayıs 2018, Salı 00:30
Müslüman Türklerin dünyada bir çağ açarak, bir çağı kapattıkları en önemli tarih olayı; Asya ve Avrupa’nın her tarihî dönemde en önemli stratejik merkezi olan İstanbul’un (Konstantiniyye’nin) fethidir. Elbette Fetih kadar Fatih de önemlidir.

Tarihçi-yazar Rifat Okyay, sorularımızı cevaplandırdı:

 

İstanbul’un fethinin 565. Yıldönümünde, Yeni Asya Neşriyat tarafından yayınlanan “Fatih ve Fetih” kitabının yazarı Rifat Okyay’la fethi, Fatih’i ve tarih ilmini konuştuk.

Hem tarihçi hem de bir eğitimci olarak “Türkiye’de genel tarih öğretimi” hakkında neler düşünüyorsunuz?

itabının tam ortasından söylüyorum: Türkiye’de genel veya kısmî hiçbir tarih ortaya konmamış; yazılmamış ve yazdırılmamış ki, eğitimi ve öğretimi olsun. Maalesef bu hal şekil değiştirerek devam ediyor. Şimdi de ilmî değil, “filmî” metotlarla...

Osmanlı tarihine dair şimdilik iki kitap kaleme almışsınız. Zorlandığınız hususlar oldu mu?

İlk kitabımızı hazırlarken fevkalade zorluk çektik. Şimdiki gibi arşivler tasnif edilmemişti ve arşivlere girmek de kolay değildi. Mesela Oruç Bey tarihinin mikro filmini makara şerit halinde Amerika’dan bir kütüphaneden getirttik.

Osmanlı’nın parlak dönemlerini kitap olarak yazdınız. Çöküş dönemini de yazmayı düşünüyor musunuz?

Kanaatimce esas bize lâzım olan tarih bahsettiğiniz dönemlerdir. Fakat neşriyatımızda bu dönemlerle alâkalı kitap yazan arkadaşlarımız var. Yazmaya da devam ediyorlar. Biraz da ihtisas alanlarının oluşması tarih ilminde çok şeyleri ifade eder. 

Sizin eserlerinizi diğer tarih kitaplarından ayıran orijinallıklar nelerdir? Bu alanda yeni çalışmalarınız olacak mı?

Tarih konusunda ne yazmışsak kaynağını da yazmışız. Ve kesinlikle tarihi bir hakikatın delilleriyle anlatımının yanına, içerisine “kendi yorumumuzu” da... Bu da tarihtir kanaatimce. Böyle olmalıdır vs.  gibi cümlelerle tarih diye yazmadık.

“Fatih ve Fetih’in” muhtevasını özetler misiniz?

Müslüman Türklerin dünyada bir çağ açarak, bir çağı kapattıkları en önemli tarih olayı; Asya ve Avrupa’nın her tarihî dönemde en önemli stratejik merkezi olan Istanbul’un (Konstantiniyye’nin) fethidir. Elbette Fetih kadar Fatih de önemlidir.

Biz bu kitapla alakalı çalışmamızda hem Fatih’in her tür hususiyetlerini, çalışmalarını, şahsiyetini ve çalışma arkadaşlarını anlattık. Hem de Fatih Sultan Mehmed dönemindeki Istanbul’un fethinden önceki ve sonraki tarihi vak’aları ilmi kaynakları referans göstererek yazmaya çalıştık. Tarih ilminin gerektirdiği bütün düsturlara, prensiplere uymaya çalıştık.

Fatih Sultan Mehmed’in şahsiyeti veya idareciliği hakkında dikkatinizi “en çok” çekenler nedir diye sorsak?

Küçüklüğünden itibaren Sultan II. Murad’ın bir padişah olarak değil de bir baba olarak; Allah’tan korkarak; iki tane vezir seviyesinde lala’ya ve Akşemseddin gibi bir allame hocaya sadece şehzade Mehmet’e dinini öğretmeleri konusunda bütün selahiyetleri vermesi ve onun çok dindar bir genç olarak yetiştirilmesi Sultan Mehmed’in İslâm adına yaptığı her işte muvaffak olmasına ve yanlış yapmamasına yardımcı olmuştur diyorum.

Dinini çok iyi bilerek dünyevî her türlü ilim ve fenni tedrisatı hem yapmıştır, hem de yaptırmıştır. İşte bu hal üzerinde karşısına hem dininde, hem de dünyasında muvaffak olan bir Sultan Mehmed Fatih çıkmıştır. Tarikat Şeyhi Ebul Vefa’nın dizinin dibinden ayrılmak istemeyen Sultan Mehmed; kırk km’ye kadar gülle atabilen Vobüs toplarının da ilk bulanı ve babası olmuştur. Ve Osmanlı onun zamanında tabiri caiz ise devlet olmuştur. Kanunnameler, Divan ve Rumeli-Anadolu idari yapılanmaları onun zamanında kurumsallaşarak ve yazılı kanunlar ile idare edilmeye kavuşmuştur. Onun temelini attığı bütün bu çalışmaların Sultan Süleyman zamanında meyvelerinin alındığını görürüz. İsteyenin ben bu devleti idare ederim değil de layık ve elyak olanın devleti idare edebileceğini yazılı düsturlar, prensipler haline getirmiştir.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Tarih ilmi; iman ilmi hariç, diğer ilimlerden daha fazla öğrenilmeli ve bilinmelidir. Şahısların da, devletlerin de bekası buna bağlıdır. Tarih ilmi derken Bediüzzaman’ın şu ifadelerine muhakkak kulak verilmelidir:

“Hakiki vukuatı kaydeden tarih hakikata en doğru şahittir…”

Hakiki ve hakikattar tarihleri yazmak ve okumak dileğiyle, teşekkür ediyorum.

“‘Güzel’ emîr” ve devri

Lâkabı isminin yerine geçen ender şahsiyetlerden birisi de Osmanlı padişahlarından Sultan II. Mehmet olsa gerektir. Hükümdarın resmî adı böyle olsa da o, “Fatih Sultan” veya “Sultan Fatih” diye bilinir; dolayısıyla “Fatih” deyince o, yani II. Mehmet kastedilir.

Peki “Sultan Fatih” denince akla ilk ne gelir? Tabiî ki “İstanbul…” Çünkü kala kala elinde başşehri de olan İstanbul kalan Doğu Roma (Bizans), bu büyük Osmanlı padişahı tarafından fethedilmiştir. Ve “dünya tarihi” bakımından bu hadise “Orta Çağ’ın kapanıp Yeni Çağ’ın başlaması” diye anılmaya değer bulunmuştur.

İstanbul’un Türkler tarafından fethi aynı zamanda Hz. Peygamber’in (asm) senasına mazhar olmuş büyük bir “olay”dır. Malûm müjdeye nail olmak maksadıyla daha önce de Müslüman Araplar tarafından defalarca kuşatılmış olan İstanbul’un fethi Türklere müyesser olmuştur.

Maalesef mevzuubahis hadîs-i şerifin sahihliği kimi çevreler tarafından tartışma konusu edilse, keza Sultan Fatih’in bilinen şahsiyeti malûm kesimlerce lekelense de, toplumumuzdaki umumî inanç ve kanaat “Fatih’in Peygamber (asm) övgüsüne boşuna mazhar olmadığı”dır. Kısacası, Peygamber’in (asm) asırlar evvel müjdelediği İstanbul’un fethi, bu müjdeye lâyık emîr (Fatih) ve neferlerince (Osmanlı ordusu) gerçekleştirilmiştir.

12 SAYFALIK ZENGİN “KAYNAKÇA”

Tarihçi-yazar Rifat Okyay’ın kaleme alıp Yeni Asya Neşriyat’ın yayımladığı “Fatih ve Fetih” isimli kitap, “İstanbul’un fethi” ekseninde Sultan II. Mehmet devrini onun hayat ve mücadelesine dair satır başlarıyla ele alan araştırma mahsûlü bir eser. 

Eserde dikkat çeken birinci özellik, içinde “belge” nâmına bol miktarda görsel dokümanın (resim, gravür, harita vs.) kullanılmış olması; ikincisi de 12 sayfa dolusu cidden zengin bir “kaynakça”ya sahip oluşu. “Takdim” yazısında da belirtildiği üzere “kitap, günümüzün ve geleceğin araştırmacıları için son derece önemli bilgileri [İstanbul’un fethinin yanı sıra fetihten sonra şehirde girişilen imar faaliyetleri, Balkanlar’da ve Anadolu’da yapılan diğer fetihler, Fatih’in hazırladığı kanunnâmeler, yazdığı şiirlerden örnekler vb.] ihtiva ediyor.”

“TAKRİZ” ÖNEMLİ BİR ARAŞTIRMACIDAN

YAN’da daha önce de (1996) “Osmanlı Devletinin Kuruluşu” adlı bir tarih kitabı neşredilmiş olan Rifat Okyay’ın “Fatih ve Fetih”inin “takdim”inde ayrıca şu hususa dikkat çekilmekte:

“İstanbul’un fethinde iki konu daima ön plânda oldu: 1. Maddî ve askerî hazırlıklar, 2. Manevî hazırlıklar. Okyay, belgelere dayanarak kaleme aldığı bu kitapta konuyu her iki açıdan da ele aldı.”

“Fatih ve Fetih” kitabının bir de sürprizi var ki o da “Osmanlı araştırmaları”yla ünlü hukukçu A. Akgündüz’ün bir “takriz” yazısı kaleme almış olması. Şöyle demiş Akgündüz:

“Yıllardan beri tanıdığım Rifat Okyay Bey’in ‘Fatih Sultan Mehmet’in hayatı’yla alâkalı kitabına takriz yazma talebi gelince doğrusu heyecanlandım ve duygulandım! Neden, derseniz hemen cevabını vereyim: Maalesef hâlâ—TRT’de bile—‘Fatih Sultan Mehmet’in içki içtiği ve eğlenceyi sevdiği’ genç beyinlere anlatılıyorsa, millet olarak bizim tarih anlayışımızda sakatlıklar var demektir! Bu hataların tashih edilmesi gerekir; [ki] bu da tarihimizi doğru olarak anlatan eserlerin sayısının artmasıyla mümkün olacaktır. İşte, Rifat Okyay’ın bu eseri tarih kubbemizde sağlam bir taş olmaya adaydır…”

RÖPORTAJ: ORHAN GÜLER

orhanguler66@hotmail.com

Okunma Sayısı: 1413
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı