"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yolculukları bunun için seviyorum

Sebahattin YAŞAR
10 Ekim 2016, Pazartesi
Ethem 23 yaşında. Birlikte sekiz saat yolculuk yaptık. Daha birkaç hafta önce afla hapisten çıkmış. ‘Gurbanım O’na.’ diyor Allah için. ‘Bu affın kendisine özel çıktığına’ inanıyor ve Allah’a şükrediyor. İnancı güçlü.

Koltuk arkadaşı olduğumuzda iletişimin kolay olmayacağı açıktı. Ben de, kendi kendime, ‘başarmalısın, konuşmalısın’ diyordum. Ben konuşmak istedikçe Ethem, mimikleriyle, ‘Benimle uğraşma’ mesajı veriyordu. Yüz hatları, mimikleri, tavır ve tutumları iyi değildi. ‘Bu yolculuğun bir hikmeti olmalı’ diyerek, iletişim kurmaya zorladım kendimi. Sonunda da Rabbim kapıları açtı. Kapıyı açan sır ise, ona eğitimci olduğumu söylemem olmuş.

Ethem bana güvenince, çocukluğundan itibaren anlatmadığı mevzu kalmadı. Uyuşturucudan içeri girmiş. Her türlü yanlışlığı yapmış. Hapse girmeyi önemsemiyor, onun için bu basit bir eylem. Hapiste tedavi almış ve şimdilerde ilâç kullanıyor.

İki yıl hapis yatmış, çıktığında eroinman arkadaşlarının, toz satıcılarının, her türlü tezgâhın daha da artarak devam ettiğini görünce üzülmüş.

Ethem, bu batağa düşme yaşının ilköğretime kadar indiğini ifade ediyor.

Ethem, kendisini yeniden hayata tutunduran şeyin, babasının ona, ‘o, bu belâdan kurtulacak.’ şeklindeki güveninin olduğunu söylüyor. Ve, ‘Bugün ben bu belâdan kurtulmuşsam, babamın bir baba için en zor bir durum olan, benim eroin krizine girdiğimde, çaresizlik içerisinde gidip bana eroin bulup getirmesi oldu.’ diyor.

Ethem’in ağabeyleri babasına, Ethem için, ‘Bir evlâdın da eksik olsun, bırak artık bunu.’ dediklerinde baba; ‘Hayır, o benim evlâdım. O bu bataktan kurtulacak. Ben ona güveniyorum.’ demiş ve Ethem’e hep güvenmiş.

Ethem, çocukların bu batağa düşmesinin ciddî bir sebebinin yine anne babaların ilgisizliği olduğunu söylüyor. Yani düşüşün de sebebi, çıkışın da çaresi ‘ilgi’ olduğu anlaşılıyor.

Ethem’in anne, baba ve kardeşleri şeker pancarı işi yapıyorlar. ‘Ben baktım birkaç gün daha bu şehirde kalırsam eski arkadaşlarım beni etkileyecek, onun için şu an da bir anlamda buradan babamın mevsimlik çalıştığı şehre, onların yanına kaçıyorum.’ diyor.

Ethem’le iletişimimiz ciddî gelişti. Oldukça seviyeli paylaşımlar oldu. Zaman zaman duygulandık, ama Ethem’i hiç gülümser görmedim.

Onunla konuşmak kolay değildi. Dikkatli cümle kurmak gerekiyordu. Düşünülmemiş bir cümle her şeyi mahvedebilirdi. Ethem’e, ‘Babanı çok sevdim, ona bir küçük hediye göndermek istiyorum.’ dedim. O da, sessiz kaldı. Otogarda hediyemi aldım. Ethem’in daha bir iki saat köy yolculuğu vardı, ona yol parasının olup olmadığını sordum. ‘Var’ dedi.

Ethem’le tokalaştık, ikimizde duygu doluyduk, sonra kucaklaştık. Ethem bırakmak istemiyordu. Baktım o da benim gibi ağlıyordu.

Yaptığım tek şey, kulaklarımı kapatıp, kendi dünyama çekilmemek idi, gerisi geldi. Ethem’in bütün cümlelerinde bir yaşanmışlık vardı.

Anne babaların gençlerine biraz daha yakın olmalarının ve gençlerin yapamayacaklarına değil, yapabileceklerine inanmalarının, güvenmelerinin daha etkili olduğuna bir kez daha inandım.

Yolculukları bunun için seviyorum, çok şeyler öğretiyor insana.

Okunma Sayısı: 1482
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı